Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1157 E. 2026/1645 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1157
- Karar No
- 2026/1645
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1157 - 2026/1645 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2022/1157 KARAR NO : 2026/1645
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 29/06/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/906E., 2020/304K.
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 02/10/2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: ... ilçesinde 21.06.2018 tarihinde meydana gelen yağış olayı sonrası davalı ...'ye ait su tahliye kanallarının yetersiz kalması nedeniyle cadde üzerinde biriken suyun kaldırım seviyesini aşarak sigortalıya ait işletme içerisine sirayet etmesi neticesinde hasar oluştuğunu, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 12.01.2018-12.01.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere “İşyerim Paket Sigorta Poliçesi” ile sigortalı olduğunu, Hazine Müsteşarlığı’na bağlı, bağımsız eksper tarafından hazırlanan rapora göre tespit edilen hasar miktarı olan 79.884,-TL'nin 12.07.2018 tarihinde sigortalının hesabına ödendiğini, ...’nin mevcut su ve kanalizasyon şebekesinin işletilmesini ve bunun için gerekli bakımların yapılmasını yapmakla yükümlü olduğunu, bilirkişi incelemeleri sonucu kusur oranlarının değişmesi veya kusurlu dava dışı 3. kişilerin tespit edilmesi durumunda talep ve dava haklarının saklı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin 79.884,-TL tutarındaki sigorta bedelini ödeyerek, TTK 1472. ve devamı maddeleri uyarınca sigortalısı yerine geçen ve haklarına halef olunduğunu ileri sürerek fazlaya ve munzam zarara ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulü ile; dava dışı sigortalıya ödenen 79.884,- TL'nin 12.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkili sigorta şirketine ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Dava konusu hasardan müvekkili İdarenin sorumlu olmadığını, dava konusu adreste İdarenin standartlarına uygun atıksu ve yağmursuyu hattının mevcut olduğunu, normal olarak çalıştığını, düzenli olarak kombine araç ile ızgara-baca temizliğinin yapıldığını, yüzeysel suların parsel içerisine girmesinin önlenmesi ile ilgili tedbirlerin bina yönetimi tarafından alınması gerektiğini, oluşan hasarın gerçek zarar miktarının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde, Dava dışı ... ... Ltd Şti'nin sigortalı olduğu davacı sigorta şirketince su baskını nedeniyle ödenen 79.884,00-TL'nin davalı ...'den rücu talebine ilişkin mevcut dava açılmış olup, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporu değerlendirildiğinde bahse konu iş yerinin yer aldığı bölgenin sağnak yağmur şeklindeki yağıştan etkilendiği, sağnak yağış ile işyerinin bulunduğu Marmara sokakta su seviyesinin yükselmesi ile birlikte dava konusu edilen iş yerinin içine ve zemin katının altında bulunan deponun, yağmur sularının etkisinde kalarak hasara uğradığı olayın meydana geldiği tarih itibariyle binada çek-valf sistemi olup olmadığının tespitinin mümkün bulunmadığı, sigorta ve dükkanın yer aldığı noktada kanalizasyon sisteminin olayın oluş şekli ve sonuçları dikkate alındığında, yağış sularının toplama ve uzaklaştırma konusunda yetersiz kaldığı, davacı sigortalısının oluşan zararını 12/07/2018 tarihinde ödediği, zararı karşılamakla TTK. 1472.maddesinde yer alan "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur" hüküm gereğince zarara sebep olandan ve zarardan dolayı kusuru bulunandan tazmin istemeye hak kazandığı, davacı sigorta şirketince düzenlenen poliçe uyarınca, dava konusu hasarın bu poliçe teminat kapsamında kaldığı, sigorta şirketinin zararı karşılamakla sigortalısının haklarına halef olduğu, ödenen tazminat miktarının zarar ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, ... numaralı, 12/01/2018-12/01/2019 vadeli "İşyerim paket sigorta poliçesi" teminatı kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı şirketin gördüğü hasar nedeniyle ödemiş olduğu 79.884,00-TL'nin zarardan sorumlu olan davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hasarda kusur ve ihmal bulunmaması, doğal afet olup olmadığının mücbir sebep oluşturup oluşturmadığının araştırılmaması, bina yönetiminin çekvalf sistemi koydurduğunu ispatlamak zorunda olması, hasar miktarının gerçeği yansıtmaması nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, “İşyerim Paket Sigorta Poliçesi” kaynaklı rücuen tazminat taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 5.456,88 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.365,-TL harcın düşümü ile kalan 4.091,88 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 01/10/2026
Başkan Üye Üye Katip