Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/413 E. 2026/990 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/413
Karar No
2026/990
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/413

KARAR NO: 2026/990

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/1001

KARAR NO: 2021/1057

DAVA TARİHİ : 31/08/2018

KARAR TARİHİ: 22/12/2021

DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul (İİK 235))

KARAR TARİHİ: 08/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis şirketin gerek imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kullandırılan krediler, gerekse dava dışı .... adlı şirket ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilere müteselsil kefilliği nedeniyle borçlu olduğunu, .... Noterliği'nin 26/02/2016 tarih ve... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, dava dışı şirketin tanzim ettiği bonoya dayalı olarak ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından da 01/03/2016 tarihinde takip başlatıldığını ancak müflis şirketin aynı gün İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/222 E. sayılı iflas erteleme dosyasında lehine ihtiyati tedbir verildiğini belirtmesi üzerine İcra Müdürlüğünce takibin durdurulduğunu ve aleyhine konulan hacizlerin fek edildiğini, daha sonra İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/222 E. Sayılı dosyasında iflasına karar verildiğini, borçlu şirkete .... Noterliği'nin 26/04/2018 tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında 3 kayıt numarası ile banka alacağının iflas masasına kaydının talep edildiğini ancak iflas idaresince alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle taleplerinin tamamının reddine karar verildiğini, kararın 16/08/2018 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, aynı tarihli ......gazetesinde de sıra cetvelinin ilan edildiğini beyan ederek, müflisin iflas tarihi olan 18/04/2018 tarihi itibariyle, asaleten-kefaleten 18.481.803,07 EURO karşılığı 93.946.701,36 TL (18/04/2018 tarihi itibariyle 1 EURO x 5,0832-TL) + 2.999,86 TL = 93.949,701,22 TL nakit ve 1.306.968,10 TL gayri nakit olmak üzere toplam 95.256.669,32 TL banka alacağının, müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı iflas masası vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağını geçerli bir takibe konu etmediğinden zamanaşımı uğradığını, kabul anlamına gelmemek üzere alacağın varlığına kanaat getirilirse, davacı tarafından dava konusu sözleşmenin asıl borçluları aleyhine de yasal yollara müracaat edilmiş olması ihtimaline binaen, tahsilde tekerrrür olmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiğini ayrıca icra dosyasının başlatıldığı tarihte İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/222 Esas sayılı dosyası ile müflis şirket hakkında takiplerin durdurulması ve yeni takip yapılamamasına ilişkin ihtiyati tedbir ara kararı verildiğini, davacının hesap kat ihtarnamesi, müflis şirket hakkında iflas erteleme davası devam ederken keşide edilmişse de müflise tebliğ edilip edilmediği ve müflisin söz konusu ihtarnameye itiraz edip etmediği bilinmediğini, davacının müflis şirketi temerrüde düşürmeden temerrüt faizi talep etme hakkı bulunmadığını, bu nedenle dava tarihinden önce işlemiş temerrüt faizine itiraz ettiklerini, davacının müflis şirketten alacaklı olması halinde TBK 120. maddesi ve yerleşik yargıtay içtihatları gereği uygulanacak faiz oranının sözleşme ile kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davacı ile müflis şirket arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borcun varlığı, miktarı, faiz oranı, faiz miktarı tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağından iflas müdürlüğünün alacak kayıt talebini reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı bankanın davalı müflisten toplam 78.676.245,73 TL. Nakdi, riski devam eden teminat mektubu kaynaklı olarak ise 1.306.968,10 TL. Gayri nakdi alacağı olduğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece eksik hususlar araştırılmaksızın, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca davacı banka kayıtlarına itibar edildiğini ve müflis şirket ile dava dışı asıl borçlunun ticari defterlerinin incelenmediğini, genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilere ilişkin hesaplanan alacak miktarında hangi belge ve cari hesaba itibar edildiği belli olmadığından alacağın varlığı ve miktarının bu haliyle açıklığa kavuşmadığını, davanın tümden reddi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

Dava, İİK 235. maddesi uyarınca açılan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.

......A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2018 tarihli 2016/222 E. 2018/849 K. sayılı kararı ile iflasına karar verildiği ve iflas kararının kesinleştiği, tasfiyenin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğü sırada müflis şirket tarafından iflas içi konkordato talebinde bulunulması üzerine İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2023 tarihli 2022/320 E. 2023/749 K. sayılı kararı ile; davacı müflis ...... A.Ş tarafından açılan asıl dava yönünden; "Davanın KABULÜ ile; İFLAS İÇİ KONKORDATONUN TASDİKİ İLE Konkordatoya tabi borçların iflas tarihi itibariyle karşılığının % 87 tenzilatla % 13 oranında konkordato tasdiki kararının kesinleşmesi ile tasdik edilen konkordato sebebiyle iflasın İİK.nun 309/5 ve İİK.nun 182 maddeleri uyarınca kaldırılması kararının kesinleşmesini takip eden 3. ayın sonunda nakden ve defaten ödenmesine" karar verildiği, verilen kararın bir kısım alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih 2023/1607 E. 2024/563 K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddedildiği, verilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10/10/2024 tarih 2024/2071 E. 2024/3351 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.

İflas içi konkordato kararının kesinleşmesinden sonra İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde iflasın kaldırılması istemiyle yapılan başvuru neticesinde anılan mahkemenin 03/01/2025 tarihli 2024/991 E., 2025/2 K. sayılı kararı ile iflasın kaldırılmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için malların kendisine iadesine karar verilmiş, hükmün müdahil alacaklı ......A.Ş. tarafından istinaf edilmesi üzerinde Dairemizce verilen 24/12/2025 tarihli 2025/266 E. 2025/1509 K. sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 22/04/2026 tarihli 2026/973 E. 2026/1651 K. sayılı kararı ile Dairemizin kararı onanmak suretiyle 22/04/2026 tarihinde kesinleşmiştir.

İİK'nın 309/5 maddesinde; "Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın kaldırılmasını ister.", İİK'nın 182. maddesinde; "Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir." hükmü yer almaktadır.

İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile, alacağı müflis tarafından kabul edilmeyen (m.230) bir alacaklının masa (iflas idaresi) aleyhine açmış olduğu sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına (m.235/2) borçluya karşı devam edilebilir (Aynı doğrultuda Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, sh. 1384)

"Kanaatimizce iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile borçlu hiç iflas etmemiş gibi tasarruf yetkisi geri geleceğinden borçlu davayı benimsemese dahi tebligat yapılarak davaya devam edilmesi usul ekonomisine uygun olur." (Adnan Değnekli, Haciz ve İflasta Sıra Cetveli, 3. Baskı, sh 641, 642)

İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesiyle birlikte iflasın açılmasıyla meydana gelen bütün hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı, borçlunun müflis sıfatının kalkacağı ve malları üzerinde serbestçe tasarruf etme yetkisi kazanacağı, iflas idaresinin de görevinin sona ereceği tabidir. İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile müflis şirket adına iflas idaresi veya iflas dairesinin davayı takip yetkisi kalmayacaktır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 16/09/2024 tarihli 2024/1452 E. 2024/2698 K sayılı kararında; "...Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; Dairemize yazılan müzekkerede müflis şirketin iflasının 06/09/2024 tarihinde kaldırılmasına karar verildiği ve kararın 11/09/2024 tarihinde kesinleştiği, bu durumda kayıt kabul davasının hukuki dayanağının kalmadığı, bu durumun usul ve esas yönünden neticeye etkili olduğu anlaşıldığından HMK'nın 30. maddesindeki yargılama ekonomisi ve husumet durumu da dikkate alınarak davaya alacak davası olarak devam edilmesi için kararın re'sen bozulması uygun bulunmuştur..." yönünde karar verilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/991 E., 2025/2 K. sayılı kararı ile davalı şirket hakkındaki iflas kararının kaldırılması ve kararın kesinleşmesi karşısında, iflas idaresinin de görevi sona erdiğinden davalıya tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması, davaya alacak davası olarak devam edilmesi ve tasdik edilen konkordato projesi de gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının re'sen nazara alınan bu gerekçelerle kaldırılması gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra yaşanan süreç nazara alınarak HMK'nın 355. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince esasa yönelik istinaf sebepleri incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../12/2021 tarihli ve 2018/. Esas - 2021/. Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,

3-Davalı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,

4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,

5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/413, K. 2026/990, T. 22.12.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-413-e-2026-990-k-3c1d9c719198