Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1517 E. 2026/712 K. – Tazminat (Haksız

Konu: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1517
Karar No
2026/712
Karar Tarihi
Konu
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1517

KARAR NO: 2026/712

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/10/2021

NUMARASI: 2018/464 Esas - 2021/1025 Karar

DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026

Taraflar arasındaki Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın, 15.04.2015 tarihinde .... Şti'de belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında işe başladığını, Saha uygulama Mühendisi olarak çalıştığını ve 17.11.2017 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, davalı ...'ın, Müvekkil şirket ile iş akdi devam ederken Eşi ... adına .... Şti. firmasını 26.10.2017 tarihinde kurduğunu, iş akdi sona erdikten sonra 21.11.2017 tarihinde firmayı eşinden devralıp kendisinin tek ortak olduğunu, gerek müvekkile iş akdi sona ermeden önce gerekse iş akdi sona erdikten sonra çalışanlar aracılığı ile elde ettiği bilgiler) müvekkil şirketin ticari sırlarını, müşteri ve sipariş bilgilerini .... Şti.ne aktardığını, bu bilgiler ile müvekkil şirketin müşteri çevresine müvekkil şirkete ait çizimleri kullanarak önerilerde bulunup anlaşmalar ve satışlar gerçekleştirdiklerini, bu girişim özgürlüğü, çalışanların, ayrıldıktan şirkette edindikleri bilgileri haksız rekabet oluşturacak şekilde kendi şirketlerinde kullanmalarını ve iltibasa mahal verebilecek ürünler imal etmelerini kapsamadığını, müvekkil şirketin uzun yılların birikimi ile büyük bir zaman ve maliyet sarf edilerek geliştirdiği ürünleri davalılar müvekkil şirketten ayrıldıktan sonra kurdukları şirkette zahmetsizce iltibas ettiğini, davalı ...'ın 19.12.2017 tarihinde müvekkil şirketin çalışanlarından ...'a e-posta ile gerber onayı göndererek müvekkil şirketin müşteri ve sipariş bilgilerini istediğini ve çalışan ... tarafından gerbere onay verilerek şirket tarafından gizlilik ve önemle korunan bilgilere ulaştığını, şirket tarafından verilen onay ile davalı taraf müşteri bilgilerini kullanmak suretiyle müvekkil şirketin özel olarak en büyük iş hacmine sahip müşterilerinden .... A.Ş. 'ye ait “...” ürünlerin çizimlerini ...adı altında şirket çalışanından talep edip onay aldığı e-posta kayıtlarıyla tespit edildiğini belirterek Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davalıların müvekkil şirkete yönelik haksız rekabet eyleminin tespitine ve önlenmesine, davalıların davacı müvekkile ait ticari sırları haksız yere aktarmaktan ve kullanmaktan, bu cümleden olarak iltibas edilen çizimleri üretmekten ve ticaret mevkine koymaktan yasaklanmalarına, bu çerçevede haksız rekabetin durdurulmasına ve yasaklanmasına, TTK.M.54-56 uyarınca, davacı şirketin belirsiz alacak nitelikteki 20.000,00 TL maddi tazminat alacağının tamamının davalılardan TBK.m.61 uyarınca müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ın müvekkili ...'ın eşi olduğunu ve eşinin işten ayrılması sürecinde usuli işlemlerle şirket kurmaya ilişkin Ticaret Sicil ve sair makamlar nezdinde yapılacak işlemler açısından zaman kaybetmemek adına ... 26.10.2017 tarihinde kurulduğunu, yaklaşık 1 ay kadar şirket yetkilisi olarak kaldığını, daha sonra 21.11.2017 tarihinde şirketi eşine devrettiğini, hali hazırda davalı şirketle hiçbir ilişkisi olmadığı gibi, yalnızca 1 ay şirket yetkilisi olarak görev aldığını, davacı ithamlarının müvekkili ... ile hiçbir ilgisinin olmadığını, müvekkilleri ...'ın hem satışta bulunduğunu hem arge de çalıştığını, kendisinin ürün tasarlayıp geliştirdiğini, sektörün öncü müşterileri ile iş akışını sağladığını, dava dilekçesinde bahsi geçen 3. Şahıs .... A.Ş. müvekkillerinin niteliğini bilerek özgür iradesiyle çalışmakta olduğunu, davcının müvekkillerinin sözde davacıya ait tasarımları kendilerinkiymiş gibi sunarak sipariş aldığı iddialarının gercek dışı olduğunu, davacının kendine ait olduğunu iddia ettiği ürünün, ...firmasına özgü firmanın talep ve ihtiyacı doğrultusunda firmanın kendi armatürlerine göre üretilmiş olması ve ürün çiziminin esasen firmaya ait olması sebebiyle, ...firmasının müvekkillerine sipariş vermesi ile daha önce firmanın ürününü üreten ve firmaya ait bilgilerin dosyasının kendilerinde bulunan ...'e sipariş verildiğini, Müvekkilleri ... hem davacı firma ile olan iyi ilişkisi hem de anılan ürünlerin ...firmasına özgü ürünler olması sebebiyle haksız rekabet oluşturma saiki olmaksızın sipariş verdiğini, davacı tarafça ... tarafından anılan ürünün üretilmeyeceği yönünde mail attığı iddiasının yine davacının kurgusunda bir hamle olup, siparişin bizzat müvekkilleri tarafından iptal edildiğini belirterek öncelikle müvekkili ...'ın hali hazırda şirketin ne yetkilisi ne de ortağı olmaması ve şirket yetkilisi olduğu dönemde herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmaması sebebiyle kendisine yöneltilen haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, diğer davalı müvekkili ...firmasına, firmanın kendi ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda davacının ürününden farklı olarak kendi tasarımları ile ürünün çizimi ve üretimi yaptırılmış olduğundan sonuç itibariyle davacının iddia ve taleplerinin haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğundan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dosyaya kazandırılan bilirkişi heyet raporu denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmış olup; Dava dışı ...firması, ihtiyacı kapsamındaki armatürlerin PCB (baskı devresi) dışında kalan tüm kısımları kendisi tarafından tasarlanıp üretildiği, Yani ... kısmı olarak tabir edilen kısmın ölçüleri ve tasarımı tamamen dava dışı ...firmasına ait olduğu, Dava dışı ...firmasının 54 V çalışma voltajını destekleyen ... Sürücüler kullanmakta olduğu, Bu sürücülerde dava dışı ...firması tarafından tedarik edildiğinden, PCB (baskı devresi) tedarik eden ya da üretimini yapan firmaların (davalı, davacı yada 3. bir firmanın) değiştirme şansı ve yetkisi bulunmadığı, bu nedenle ürüne uygun PCB (baskı devresi) tasarım parametreleri de ...firmasının ... kısmına(Ölçüler, led sayısı, led markası, seri-paralel ilişkisi) uygun olarak tasarlanmak ve üretilmek zorunda olduğu Taraflarca üretilen üründe benzerlikler bulunmakla birlikte, bu benzerliklerin neredeyse tamamı teknik gereklilikten kaynaklanmakta olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda davacı taraf, kendisine ait iş ürünlerinden yetkisiz yararlandığı iddiasındadır. Teknik çizimlerin davacı tarafın izni dışında yararlanılmasının TTK m. 55/1,c kapsamında haksız rekabet teşkil edebileceği sonucuna varılabilecektir. Ancak bilirkişi raporunun teknik değerlendirme kısmında, davalı şirket tarafından dava dışı ...firması adına üretilen ürün ile davacı şirket tarafından dava dışı ...firması için üretilen ürünlerdeki benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklandığı, bu ürünlerin bir başka firma tarafından yapılması halinde dahi aynı şekilde yapılacağı sonucuna varılmıştır. Ancak bu husus tek başına, söz konusu PCB (baskı devresi)'nin bir iş ürünü niteliğinde olmadığını göstermemektedir. Zira her ne kadar teknik zorunluluklar dolayısıyla söz konusu ürünün belirli şekilde yapılması zorunluysa da yine de bu ürünün tasarlanması için harcanan emek ve çaba sebebiyle bir iş ürünü olarak nitelendirilmesi mümkündür. Açıklanan nedenlerle, davacıya ait ...çizimlerinin davalı tarafından kullanılması durumunda, bent kapsamında haksız rekabetin varlığından bahsedilebilecektir. Ancak bu noktada, davalı şirketin söz konusu ürünün tasarımını ücreti karşılığı bir başka firmaya yaptırmış olması sebebiyle, davacının değil kendi çabası sonucu oluşturulan bir iş ürününün kullanılması söz konusu olacağından, davacıya ait iş ürününden yetkisiz yararlanılmadığı sonucuna da varılabilecektir. Diğer yandan müşteri çevresinin iş ürünü olarak değerlendirilebilmesi için yukarıda da ifade edildiği üzere basit bir araştırmayla ulaşılabilen bilgilerin ötesinde bir hususiyete sahip olması gerekmektedir. Tarafların benzer hizmetler sundukları ve bu itibarla da müşteri çevrelerinde benzerlik bulunması kaçınılmazdır. Ancak bu durum da tek başına haksız rekabetin varlığına delil teşkil etmemektedir. Müşteri çevresine yönelik eylemlerin mevcudiyetini ve basit bir araştırmayla ulaşılamayacak, davacının yıllar içindeki emeği neticesinde oluşturulan nitelikli bir müşteri çevresinin varlığının ispat yükü davacı taraftadır. Bu nitelikteki bir müşteri çevresinin varlığı halinde, davalı eski çalışanın bu müşteri çevresine yönelik faaliyetleri haksız rekabet teşkil edebilecektir. Ancak eldeki davada davacı tarafından bu hususu ispatlar nitelikte bir delil dosyaya sunulmamış olup bu iddialara da itibar edilmemiştir. Diğer yandan davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde TTK 59 maddesi uyarınca hükmün ilanı talep edilmişse de kanunu lafzına bakıldığında davayı kazanan tarafın isteği üzerine ilan yapılabileceği mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Ancak eldeki uyuşmazlığın niteliği ve kararın içeriği itibariyle ilan edilmesinde bir hukuki yarar görülmemekle bu talebin reddine karar verilmiştir. İzah olunan gerekçeler ışığında davacının ispatlanamayan davasının reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Her ne kadar davalı sunmuş olduğu fatura ile ...tasarımlarını farklı bir şirkete yaptırdığını iddia etmiş ise bu durum müvekkili şirket tasarımlarını haksız olarak elde ettiği ve bu tasarımları kullandığı gerçeğini değiştirmediğini, ...'dan istediği onay ile müvekkili şirket sisteminden tasarımlara ulaştığını, bu hususun açıklığa kavuşması için Whatsapp konuşmaları ve mailler sunulduğunu, ayrıca ... ve bildirmiş oldukların diğer tanıkları da dinlenmeden hüküm kurulduğunu, yine mahkemenin gerekçesinde nitelikli bir müşteri çevresinin varlığının ispat edilemediği belirtilmiş ise de bu konuyu açıklığa kavuşturacak müvekkili şirket ticari defterlerinin incelenmediğini, incelenmesi halinde yıllar içerisinde ...şirketiyle gelişen ve büyüyen ticari ilişkinin ortaya çıkacağını, TTK madde 54 “Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” hükmü uyarınca davalıların açıklanan tüm eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu, Yargıtayın bu hususta birçok benzer kararı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davalı taraf, müvekkili şirketin yıllarca emek verip elde ettiği ticari sırlarını haksız olarak kullanmasından ötürü kazandığı ve kazanacağı gelirlerden haksız olarak kazanç sağladığını, mahkeme tarafından tanıkları dinlenmeden ve ticari defterler incelenmeksizin hatalı ve eksik olarak davanın reddine karar verilmiş olup ortadan kaldırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/464 Esas 2021/1025 Karar sayılı dosyasından verilen kararın ortadan kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibariyle haksız rekabetin tespiti ile meni, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Dosya kapsamından davalılardan ...'ın eşi olan diğer davalı ... tarafından 26.10.2017 tarihinde davalı şirketin kurulduğu, davalı ...'ın davacı şirkette saha mühendisi olarak çalıştığı ancak 17.11.2017 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığı, davalı şirketin 21.11.2017 tarihinde davalılardan ...'a devredildiği anlaşılmaktadır.

Davacı, çalışanı olan davalı ...'ın iş akdi devam ederken eşi adına davalı şirketi kurduğunu, iş akdi sona erdikten sonra davalı şirketi eşinden devralıp kendisinin tek ortak olduğunu, gerek iş akdi sona ermeden önce gerekse iş akdi sona erdikten sonra çalışanlar aracılığı ile elde ettiği bilgileri davalı şirkete aktardığını, bu bilgiler ile davacının müşteri çevresine davacıya ait çizimleri kullanarak önerilerde bulunup, anlaşmalar ve satışlar gerçekleştirdiğini ileri sürmekte, davalılar ise .... A.Ş.'nin özgür iradesiyle davalılarla çalışmakta olduğunu, davalı ...'ın ...firmasına, firmanın kendi ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda davacının ürününden farklı olarak kendi tasarımları ile ürün çizimi ve üretimi yaptırılmış olduğunu, davacının kendine ait olduğunu iddia ettiği ürünün, ...'a özgü bir ürün olması sebebiyle haksız rekabet oluşturma saiki olmaksızın ...baskı devresinin alüminyum levhasını yapan firma olan...Firmasından siparişte bulunduğunu ancak siparişten dönüldüğünü, ...Firmasına satılan ürünlerin davacı ürünleri olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu savunmaktadır.

Dosya kapsamına alınan hesaplama uzmanı ve elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ilk bilirkişi raporunda, taraflara ait incelenen ürünlerin benzer ürünler olduğu tespit edilmiş, 17.11.2017 gününe kadar davalı ...'ın davacı ile arasındaki iş akdi devam ettiğinden davalı şirketin haksız rekabetinin 17.11.2017 tarihine kadar olan kısmı nedeni ile doğan maddi zarardan davalının sorumlu olacağı, iş akdinin fesih edildiği 17.11.2017 tarihinden sonraki dönem için rekabet yasağı sözleşmesi olduğu ispat edilmediğinden iş akdinin feshi tarihi olan 17.11.2017 tarihinden sonraki dönem için davalıya yöneltilen haksız rekabet iddiasının yerinde olmadığı belirtilmiş; bu rapora itiraz üzerine farklı bir elektrik mühendisinden alınan bilirkişi raporunda, dava dışı .... A.Ş.'nin ihtiyacı kapsamındaki armatürlerin PCB (baskı devresi) dışında kalan tüm kısımlarının kendisi tarafından tasarlanıp üretildiği, ... kısmı olarak tabir edilen kısmın ölçüleri ve tasarımının tamamen dava dışı ...firmasına ait olduğu, bu armatürün ...kısmının üretimini yada tedarikini yapan firmaların bu ölçüleri ve tasarımı değiştirme olasılığı ve imkanı bulunmadığı, dava dışı ...firmasının alüminyum profil özelliğinin standart olduğu, bu alüminyum profilin ölçülerini ve tasarımını değiştirme olasılığı ve imkânı bulunmadığı, ölçü olarak tek değişkenlik gösterebilecek kısmın ürünün uzunluğu olduğu, ...firmasının üretmiş olduğu bu üründe 72 ledli modelin tercih edildiği, davalı ile davacı tarafından üretilen PCB'lerin uzunluk farkının 10 mm olduğu, taraflarca üretilen üründe benzerlikler bulunmakla birlikte bu benzerliklerin neredeyse tamamı teknik gereklilikten kaynaklandığı, davalı şirketin yapmış olduğu PCB'nin (baskı devresinin) tasarımının, ücret karşılığı ...firmasına yaptırıldığına dair faturanın sunulduğu belirtilmiştir.

Davalı ...'ın davacı şirketteki işten ayrıldıktan sonra davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirkete ortak olması, davacı şirket ile yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmamasına göre haksız rekabet sayılmaz. Zira özel sektörde bir gerçek veya tüzel kişi organizasyonlarında çalışan kişilerin, çalıştıkları iş alanı onların meslekleri olup, mesleklerindeki sahip oldukları bilgiyi, daimi olarak çalıştıkları organizasyonda kullanmalarını beklemek yani başka bir yerde çalışmalarını engellemek çalışma hürriyetine aykırı olacaktır.

Ancak rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar, haksız ve hukuka aykırıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Haksız rekabetin varlığı halinde haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini talep edebileceği gibi kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde manevi tazminat verilmesini isteyebilir.

Kanununda dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar başlığı altında haksız rekabet halleri örnek mahiyetinde belirtilmiştir.TTK. 55/1-b-3 Maddesinde "işçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yönelterek sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek'' eylemi, haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.

TTK'nın 55/1-c bendinde; "kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma" halleri, haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir. Söz konusu hükümde geçen iş ürünü; iş, faaliyet ve üretim açısından önem taşıyan, fikri mülkiyet haklarından sayılmayan ve belli bir fikri veya maddi çaba gerektiren teklif, hesap, plan gibi ürünleri kapsar. Herkesçe bilinen veya serbestçe arz edilebilen iş ürünlerinin,TTK'nın 55/1-c kapsamında değerlendirilemeyeceği doktrinde ifade edilmektedir. ... sayılan, teklif, hesap veya plan gibi iş ürünleri örnek kabilinden sayılmış olup, bunlar dışında kalan, fikri mülkiyet haklarından olmayan ve işletme açısından iş, faaliyet veya üretim için önem taşıyan tüm ürünler, iş ürünü teriminin kapsamına dahildir. Dolayısıyla fikri mülkiyet hakları kapsamında değerlendirilmeyen ve işletme açısından iş, faaliyet veya üretim kapsamında değerlendirilen her türlü ürün TTK'nın 55/1-c hükmündeki korumadan faydalanabilecektir. Maddede yer alan yararlanma kavramı, ekonomik yarar elde etmeyi ve başkasının emeğiyle, haklı olmadığı halde sonuç almayı ifade etmektedir. Bir kimse, kendisine tevdi edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz olarak yararlanırsa, dürüst ve bozulmamış rekabeti engeller ve haksız rekabete sebebiyet verir. (Haksız Rekabet Hukukunda Başkalarının İş Ürünlerinden Yetkisiz Yararlanma Arş. Gör. M. Sadık Çapa).TTK'nın 55/1-d maddesinde "üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirmek veya başkalarına bildirmek" eylemi, haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.

Bu bent kapsamında bir haksız rekabetten söz edebilmek için iş sırrının dürüstlük kuralına aykırı şekilde elde edilmiş olması ve bu sırrın değerlendirilmesi veya başkalarına bildirilmesi gerekir. Bir bilginin sır olarak kabul edilebilmesi için öncelikle bilginin işletmeyle ilgili ve gizli olması, bu bilginin sınırlı bir çevre tarafından bilinmesi gerekmekte olup, herkes tarafından bilinen şeyler, sır teşkil etmeyecektir. Bu kapsamda teknik üretim sırları, üretim yöntemleri, kimyasal formüller, kalite kontrol usul ve yöntemleri, araştırma geliştirme planları, işletme planları, mali projeler, müşteri listeleri, maliyet ve fiyatlandırma bilgileri, makine çizimleri, stratejik planlar ve finansal raporlar, iş metotları, pazarlama teknikleri, detaylı proje ve planlar ile mühendislik raporlarının, ticari sır kapsamında oldukları tartışmasızdır. Ayrıca herkes tarafından kolaylıkla öğrenilemeyecek olan bir bilginin sır olarak saklanması hususunda sahibinin iradesinin ve bunda çıkarının bulunması, bilginin gerçek bir bilgi olması koşullarının da varlığı aranmaktadır.

Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında, dava dışı .... A.Ş. adına davalı şirket tarafından üretilen armatürlerin ...baskı devresi ile davacı şirket tarafından üretilen armatürlerin ...... baskı devresinin benzer olduğu belirtilmiş olmakla birlikte teknik inceleme içeren ve ayrıntılı ikinci bilirkişi raporunda, bu benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklandığı, bu ürünlerin bir başka firma tarafından yapılması halinde dahi aynı şekilde yapılacağı tespit edilmiştir. Davalı tarafça söz konusu ürünün (...baskı devresi) tasarımının ücreti karşılığı bir başka firmaya yaptırıldığına ilişkin fatura sunulmuş olup, dosya kapsamındaki delillerle bu tasarımın / iş ürününün davacının fikri veya maddi çabasıyla oluşturulduğu ispatlanmamıştır.

Dosya içerisinde davalının ...baskı devresinin alüminyum levhasını yapan firma olan ...’e sipariş verdiğine ancak ... firması tarafından imal edilmek istenen ürünün başka bir müşterisi tarafından geliştirilen ve üretilen ürünler olduğu, fikri sinai mülkiyet haklarının başkalarına ait olduğu , bu nedenle sipariş edilen ürünlerin imal edilemeyeceğine ilişkin mail yazışmaları bulunmakta ise de söz konusu mail, tek başına davacıya ait iş ürününden yetkisiz yararlanıldığına elverişli olmadığı gibi öncesinde davalının, ...’e verdiği siparişi iptal ettiğine ilişkin maili bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalı ... hakkında başlatılan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/49569 Soruşturma dosyasında UYAP'tan yapılan inceleme ile takipsizlik kararı verildiği gözetildiğinde davacıya ait iş ürününden yetkisiz yararlanıldığına ilişkin somut bir delil bulunmamaktadır.

Davacı tarafça dosyaya sunulan davalı ... ile dava dışı çalışanı ... arasındaki 23.12.2017 tarihli Whatsapp konuşmalarında bahsi geçen ürünün, dava konusu üründen farklı bir ürünün tasarımı olduğu bilirkişi raporuyla belirlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nun "Mahkeme, taraflarca gösterilmiş olan delillerin incelenmesinden sonra, davanın muhakeme ve hüküm için yeterli derecede aydınlandığını anlarsa, tahkikatın bittiğini kendilerine bildirir." düzenlemesini içeren 146.maddesi gereğince Mahkemece dosyaya toplanan delillerin davayı aydınlatmaya yeterli olduğu gözetildiğinde ...'ın mahkemece tanık olarak dinlenmemiş olması sonuca etkili değildir.

Sonuç olarak dosya kapsamında davacının üretim ve iş sırlarının, iş ürünü niteliğindeki bilgilerin, tasarım ve çizimlerin davalılar tarafından ne şekilde kullandığının ve sağlanan faydanın ne olduğunun, davalı tarafça davacı çalışanının yönlendirilerek müşterisi olan ...firması ile arasındaki sözleşmeyi ihlale ve sona erdirmeye sevk edilip edilmediğinin, davacı şirketin üretim ve iş sırları ile iş ürünü ele geçirilerek kendi ticari faaliyeti için kullanılıp kullanılmadığının başka bir deyişle TTK 55/1-b-3, 55/1-c ve 55/1-d maddeleri anlamında haksız rekabet oluşturduğu iddia edilen eylemlerin ispatlanmadığı gözetildiğinde mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur . Haksız rekabetin varlığı halinde haksız rekabet sebebiyle maddi ve manevi zararın tazmini istenebilecek ise de Mahkemece verilen kararın gerekçesi dikkate alındığında, maddi zararın tespitine yönelik olarak davacı ticari defterlerinin incelenmemesi sonuca etkili görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1517, K. 2026/712, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1517-e-2026-712-k-eb28d98eb508