Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1468 E. 2026/560 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1468
- Karar No
- 2026/560
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1468
KARAR NO: 2026/560
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 15/03/2022
NUMARASI: 2021/82 Esas - 2022/176 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/03/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı kredi borçlusu/lehtarı ....Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı kefillerinde işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan Kredili Mevduat Hesabından (KMH) doğan borcun ödenmediğini, akabinde bu şekilde oluşan KMH kredisi borcunun ödenmemesi üzerine ... Kanalıyla 21.01.2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, davalının borcu ödemediği gibi ihtarnameye de itirazda bulunmamış olduğundan, bu kez .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının asıl borca ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılara usulüne uygun tebligat gönderilmiş ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı taraf ile dava dışı şirket arasındaki GKS de davalıların kefil olarak imzasının bulunduğu, borcun ödenmemesi nedeniyle hesap kat edilerek davacı tarafça davalılar aleyhine takibe geçildiği, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu ve davacı tarafça işbu davanın ikame edildiği, TBK madde 586 uyarınca '' Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.'' hükmü uyarınca önce asıl borçluya yapılacak ihtarın sonuçsuz kalması gerektiği, davacı tarafça kat ihtarının ve ödeme talebinin dava dışı asıl borçluya tebliğ edildiğine dair ... takip çıktısı sunulmuş ise de anılan çıktıda dava dışı borçlunun tam adı ve adresinin açıkça yer almadığı, isim ve adres kısmında *** şeklinde işaretler bulunduğu, gönderi türünde haberleşme/mektup yazdığı, bu haliyle ihtarnamenin asıl borçluya ve sözleşmede yer alan adresine gönderildiği hususunun ispatlanamadığı, o halde davacının davalı kefillere başvuramayacağı anlaşılmakla davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesine ... barkot sonuç çıktısı verilmesine rağmen ilgili belgeyi dikkate almadığını, ilgili ... barkot sonuç ekranında tüm aşamalar belli olduğundan ilk derece mahkemesi bunu ... aracılığıyla çok rahat bir şekilde sorgulayarak sonucunu tespit edebilecekken herhangi bir gerekçe göstermeden davayı reddetmesinin kabul edilemez olduğunu, ilk derece mahkemesinin yapmış olduğu başka bir hatanın ise ihtarnamenin tebliğini alacağın esasına yönelik hüküm kurmasının olduğunu, Borçlar Kanunu 117. md vadesi belli alacaklarda ihtar dahi çekilmesine gerek yokken kaldı ki ihtarnamenin gönderilmesi sadece temerrüt faizinin hesaplanması kısmında önemli olduğu davanın esasına yönelik hüküm tesis etmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda ihtarnamenin tebliğ edilmemesi hasebi ile temerrüt faizinin hesaplanmasını takip tarihi itibari ile yaptığını, ihtarnamenin gönderilmemesi halinde bile takip tarihi ile temerrütün oluşacağı artık içtihat birliği sağlanan bir hukuki konu olduğunu ve ilk derece mahkemesi bilirkişi raporunu incelenmediğini, ihtarnamenin hukuki nosyonu temerrüt olgusu olup esasa ilişkin olmadığını, ilk derece mahkemesi özel alan gerektiren temerrüt ve hesaplama ile talep edilebilirlik bakımından lehlerine gelen raporu dikkate almadan hüküm vermesinin hukuk yargılamalarına ters olduğunu, özel bir alan olmasından dolayı bu işlemi bilirkişi vasıtası ile yaptığını, bilirkişiden gelen olumlu rapor sonrası davanın reddinin yargılama ilkeleri ile bağdaşmayacağını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava; dava dışı asıl borçlu ....Şti.'nin kullandığı krediye müteselsilen kefil olan davalılar hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, hesap kat ihtarının dava dışı asıl borçluya tebliğ edilip edilmediği, davanın ispatlanıp ispatlanmadığı noktalarındadır.
Davacı tarafça davalılar hakkında .... İcra Müdürlüğün ...E. sayılı dosyasında, "kredi üyelik sözleşmesi, ihtarname, hesap özeti " sebebine dayalı olarak 25.029,06 TL asıl alacak, 1.881,83 TL işlemiş faiz ve 30,54 TL BSMV olmak üzere toplam 26.721,43 TL alacağının tahsili için 15.03.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış davalı borçluların itirazı üzerine takip durmuş ve eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca davalı itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 10.02 İhtar ve İhbarlar maddesinde,''...Aksi ilgili ek sözleşmede belirtilmediği sürece, işbu sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi amacıyla yapılacak olan bütün ihbarlar, talepler ve diğer yazışmalar için tarafların işbu sözleşmenin sonunda yazılı adresleri, İİK 21. Maddesi ve 148/a maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla kanuni ikametgahları kabul edilir ve bu adreslere yapılan tebligatlar taraflara yapılmış sayılır. Kredi alan ileride kanuni ikametgahını değiştirmesi halinde bu yeni adresi 5 iş günü içinde noter kanalıyla bankaya yazılı olarak bildirir aksi takdirde iş bu sözleşme sonunda veya ilgili kredi için akdedilen ekte yazan adreslerine yapılacak tebligatlar geçerlidir. Tebligatlar ilgili mevzuat hükümlerine uymak kaydıyla her şekilde yapılabilir.'' düzenlemesi mevcuttur.
Davacı banka ile dava dışı .... Şti. arasında 25.08.2015 tarihli 250.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış, davalılar ... ve .... Şti. işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla aynı limitle imzalamışlardır. Dava dışı .... Şti.'ye kredili mevduat hesabı üzerinden nakit kredi kullandırılmış, borcun ödenmemesi üzerine, davacı banka tarafından, 21.01.2019 tarihli ihtarname ile hesap kat edilerek davalılara borcun tebliğinden itibaren 3 gün ödenmesi ihtar edilmiştir. İhtarname, davalıların sözleşmede yazılı adreslerine gönderildiği, davalı şirketin sözleşmede yazılı adresine gönderilen tebligatın 25.01.2019 tarihinde iade edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Mahkemece, önce asıl borçluya yapılacak ihtarın sonuçsuz kalması gerektiği, davacı tarafça kat ihtarının ve ödeme talebinin dava dışı asıl borçluya tebliğ edildiğine dair ... takip çıktısı sunulmuş ise de anılan çıktıda dava dışı borçlunun tam adı ve adresinin açıkça yer almadığı, isim ve adres kısmında *** şeklinde işaretler bulunduğu, gönderi türünde haberleşme/mektup yazdığı, bu haliyle ihtarnamenin asıl borçluya ve sözleşmede yer alan adresine gönderildiği hususunun ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmişse de, ... gönderi takibinde söz konusu tebligatın dava dışı borçlunun sözleşmede belirtilen adresine çıkartıldığı ve tebligatın iade edildiği görülerek, davalı şirketin sözleşmede yazılı adresine gönderilen tebligatın iade edilmesi nedeniyle genel kredi sözleşmesinin yukarıda anılan 10.02. maddesi hükmüne göre tebligatın ulaştığı tarih olan 21.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava dışı asıl borçlu ve davalı kefillere kat ihtarının tebliğine dair sıhhatli bir iadeli taahhütlü gönderi kartı ya da ... dağıtım takip jurnali bulunmadığı, davacı banka ile dava DIŞI kredi lehtarı/borçlusu ... .... Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi/leri akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanısına varıldığı, dava dışı kredi borçlu ve davalı kefillere sıhhatli bir tebligatın yapıldığına ilişkin somut bir veri/belge bulunmadığı için takip tarihi itibariyle temerrüte düşürülmüş sayılacakları, takip tarihi itibariyle davacının, asıl alacak tutarı 25.000,00 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %33 oranında ve devamında yine TCMB Tebliğleriyle 3'er aylık dönemler halinde deklere edilen değişen oranlarda işleyecek temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte alacağın istenilebileceği ", davacın takip talebindeki taleple bağlı kalınarak 25.000,00 TL asıl alacak, 1.249,33 TL işlemiş faiz, 30,50 TL BSMV hesaplanarak temerrüt tarihi itibarıyla kapitalize edildiği ve sonuç olarak 26.384,95 TL asıl alacak olarak belirlendiği görülmüştür.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları Hakkında 2020/3 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları serbestçe belirleneceği; ikinci fıkrada ise kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Ayrıca Tebliğin 6/1. maddesinde, bankalarca serbestçe belirlenen mevduat ve kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile katılma hesaplarında uygulanacak kâr ve zarara katılma azami oranları, uygulamaya konulmadan önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına tespit edilecek esaslar çerçevesinde bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, KMH'den kullandırılan kredi bakımından, TCMB' nin yayınladığı tebliğ hükümleri nazara alındığında, kredi kartları için TCMB yayınladığı akdi ve gecikme faiz oranlarının KMH kredilerinde uygulanacağı, TCMB tebliğlerine göre, hesaplama yapılan dönemde, 01.10.2018 tarihinden itibaren 31.03.2019 tarihine kadar aylık akdi faiz oranının yıllık % 27,00, temerrüt faiz oranının yıllık % 33,00 olduğu, KMH'da temerrüt faiz oranı TCMB tebliğlerine göre belirlenecek olup, bilirkişi raporunda bu oranlar üzerinden hesaplama yapıldığı görülmüştür. Bu durumda denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davacı tarafından dava dilekçesinde belirttiği harca esas değer ve takip talebindeki taleple bağlı kalınarak 25.000,00 TL asıl alacak, 863,52 TL kat ihtarı öncesi işlemiş akdi faiz, 11,25 TL BSMV, 385,81 TL kat ihtarı sonrası işlemiş akdi faiz, 19,29 TL BSMV olmak üzere toplam 26.279,87 TL yönünden itirazın iptaline, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1- Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile,
2- Davalı-takip borçlusunun, .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında yapılan icra takibine vaki itirazının kısmen iptali ile, 25.000,00 TL asıl alacak, 863,52 TL kat ihtarı öncesi işlemiş akdi faiz, 11,25 TL BSMV, 385,81 TL kat ihtarı sonrası işlemiş akdi faiz, 19,29 TL BSMV olmak üzere toplam 26.279,87 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3- Asıl alacak 25.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık % 33 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi yürütülmesine,
4- Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında 5.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.795,17 TL'den dava açılırken yatırılan 456,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.338,27 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
6- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 456,90 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, tebligat gideri, posta masrafı 362,50 TL, bilirkişi ücreti 750,00 TL olmak üzere 1.171,80 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.152,43TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 26.279,87 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 441,56 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10- 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.337,53 TL'sinin davalıdan, 22,47 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
11- Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
12-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;
a- Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b- Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 52,00 TL olmak üzere toplam 272,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026