İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/246 E. 2025/842 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/246
- Karar No
- 2025/842
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/246 Esas KARAR NO : 2025/842 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 19/03/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; “Davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, alacaklı müvekkili şirket davalı borçlu şirketin tekstil ürünlerine çoban dikişi, gül dikişi diye tabir edilen dikişleri yaptığını, biten tekstil ürünlerin yan süsleme ve yaka sökme işlemlerini yaptığını, Bu ticari ilişki kapsamında 160 Adet ... Model kodlu ürüne çoban dikişi, 128 adet ... model kodlu modele çoban dikişi, 370 adet .... Model kodlu ürüne çoban dikişi ve 318 adet ... Model kodlu modele çoban dikişi olmak üzere toplamda 765 ürüne çoban dikişi yapmış ve karşılığında KDV dahil 35.267,20 TL tutarlı ve 08.10.2024 tarihli fatura keşide ettiğini, faturanın bedeli kendisine ödenmediğini, Müvekkili şirket tarafından her ne kadar borçlu davalı şirket ile iletişime geçilmiş ise de herhangi bir ödeme alamadığı için de hukuki yollara başvurarak icra takibi başlatma zorunluluğu olduğunu, başlatılan icra takibi Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Dosya numaralı dosyasına kaydolduğunu, icra takibine ilişkin ödeme emri davalıya 30.12.2024 tarihinde e-tebliğ ile tebligata çıkarıldığını, borçlu tarafından 02.01.2025 tarihinde haksız şekilde borca itiraz edildiğini, Davalı/borçlu şirket borcun tamamına, faize, fer'ilerine ve yetkiye itiraz ettiğini, yetkiye itiraz ederken yetkili icra dairesi gösterilmediğini, davalılar tarafından yapılan bu itirazlar haksız ve mesnetsiz olduğunu, Müvekkili yapmış olduğu işin karşılığında keşide etmiş olduğu fatura bulunmakla beraber davalı borçlu tarafından hiçbir suretle iade faturası vs olmadığını, davanın kabulünü, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Dosya numaralı dosyasında başlatılan icra takibine karşılık davalı tarafından yapılan haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz itirazın iptalini, Davalı aleyhine %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Müvekkilinin alacağına icra takibinde uygulanan faiz türü olarak değişen faiz oranlarıyla avans faizinin uygulanmasına karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekilin dava cevap dilekçesinde özetle; davasının usul ve esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 07/02/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesi .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 12.752,42-TL 26/09/2024 tarihli keşide edilen ve ödenmeyen faturaya ilişkin hizmetin asıl alacağı (İstenen: Yıllık TTK.1530.madde temerrüt Faizi), 35.267,20-TL 08/10/2024 tarihli keşide edilen ve ödenmeyen faturaya ilişkin hizmetin asıl alacağı (İstenen: Yıllık TTK. 1530. Madde Temerrüt Faizi), 1.542,87-TL İşlemiş geçmiş gün faizi, 3.710,30-TL İşlemiş geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 53.272,80-TL toplam alacak yönünden takibe başlandığı, davalı tarafça 02/01/2025 tarihinde ödeme emrine, borca, takibe, yetkiye, faize, faiz oranına, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşıldı. Uyuşmazlık, davalının icra dairesine yetki itirazı bakımından takibin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığı, taraflar arasındaki icra takibine konu 2 adet fatura nedeni ile davacının teslim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, davacının bu fatura bedelleri kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıbın niteliğinin (açık-gizli) ne olduğu, TTK m. 23/c ve TBK m.223/2 uyarınca usulüne uygun ayıp ihbarı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 27/05/2025 günü mahkememiz duruşma salonunda SMMM bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılmasına karar verilmiş, inceleme gün ve saati taraf vekillerini usulüne uygun tebligat ile tebliğ edilmiş; bilirkişi ....ın hazır olduğu, davalı vekilinin müvekkiline ait defter ve kayıtların Diyarbakır adresinde olduğunu bildirir beyan dilekçesini sunduğu ancak davacı tarafın hazır olmadığı görülmekle davacı tarafın ticari defterleri yönünden incelemenin yapılamadığına ve davalının ayıp iddiası bakımından tekstil mühendisi bilirkişinin ücretinin davalı tarafça yatırılmadığından incelemenin yapılamadığına dair tutanak tutulduğu görülmüştür. 29/05/2025 tarihinde davalı tarafça tekstil mühendisi bilirkişi incelemesi yapılması yönünden ücretin yatırıldığı anlaşılmış, dosya tekstil mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş, tekstil mühendisi bilirkişi 23/06/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; yerinde inceleme tarihinden 5 gün önce avukatı cep telefonundan arayarak incelenecek ürünlerin inceleme saatinde hazır edilmesini, yerinde incelemeye kendi aracı ile geleceğini bildirdiğini, davalı vekilinin dava konusu ürünlerin bildirilen adreste inceleme saatinde hazır edileceğini beyan ettiğini, bildirilen adrese gittiğini, kapının zilini defalarca çaldığını, kapıyı açan olmadığını, bina güvenlik görevlisine davalıyı sorduğunu, bina güvenlik görevlisinin davalı firmanın adresten 1 ay önce taşındığını söylediğini, davalı vekilini yeniden arayarak davalının taşındığından yerinde incelemenin yapılamadığını bildirdiğini, davalı vekilinin o halde incelemeye herhangi bir ürün sunamayacaklarını, dosya üzerinden inceleme yapılmasını talep ettiğini, davalının adresten 1 ay önce taşınmış olması nedeniyle inceleme adresine bilirkişi olarak gitmesine rağmen yerinde inceleme yapamadığını bildirmiştir. Davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinden inceleme yapılabilmesi için Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Talimat sayılı dosyası üzerinden alınan 24/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; " Davalı tarafın 2024 yılı ticari e-defterlerin açılış onayları için hesap döneminin ilk ayının beratların Gelir İdaresi Başkanl tarafından onaylandığı, kapanış onayı için son ayının beratlarının kanuni süresinde Gelir İdaresi Başkanlığının sistemine yüklenip onaylandığı kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu görüldüğünden; söz konusu Ticari Defterlerin takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere sahibi lehine delil olduğunun anlaşıldığı, Cari Hesap Hareketleri Tablosundan da anlaşılacağı üzere davalı firma, davacı firma ile olan ticari hesap hareketlerini ... nolu alt hesapta izlediği, davaya konu olan 2 adet faturanın ticari defterlere işlendiği, ancak davalı firma 31.10.2024 tarih ve .... numaralı KDV dahil 1.244,10 TL iade faturası düzenleyip davacı firmanın borcuna kaydettiği, İade faturası düşüldükten sonra davalının ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın, davalı taraftan 48.019,63 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, takdirin mahkemeye ait olduğu," görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi , 13/02/2020 Tarih, ... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; öncelikle yetki itirazı incelendiğinde, para alacakları bakımından İİK'nın 50.maddesi yollamasıyla HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesi yetkilidir. Dosyada bulunan fatura ve kayıtlardan davacı şirketin muamele merkezinin Bağcılar/İstanbul olduğu, para alacakları yönünden alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin ve icra dairesinin yetkili olması nedeniyle takibin doğru icra dairesinde başlatıldığı, davanın da yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına, davalının ayıp iddiası bakımından da ürünler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Ayıp iddiası bakımından, davalı cevap dilekçesinde ürünlerin olduğu yere ilişkin beyanda bulunmuş olup, tekstil mühendisi bilirkişiye inceleme için yetki verilmiş ise de 23/06/2025 tarihli tekstil mühendisi raporunda yerinde inceleme için gidildiği, ancak ürünlerin hazır olmadığı, davalı vekilinin ürünleri hazır etmeyeceği yönünde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Her en kadar davacı defterlerini süresinde ibraz etmemiş ise de davalının yerinde inceleme talebi ile defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmış düzenlenen raporda davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının takibe koyduğu faturalara itiraz edilmeksizin defterlerine kaydettiği, 1.244,10-TL lik iade faturası olduğu, bu düşüldüğünde davacının 48.019,63-TL alacaklı olduğunun tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı süresinde defterlerini sunmasa da, davalının defterlerinde takibe konu 2 adet faturanın kayıtlı olduğu, rapora itiraz edilmediği, bu faturalar bakımından iade faturasının düzenlenmediği, düzenlenen ,iade fatura bedeli düştüğünde de davacının davalıdan takip miktarı kadar alacaklı olduğu, ayıplı olduğu iddia edilen faturaya konu ürünlerin incelemeye sunulmadığı bu nedenle inceleme yapılmadığından davalının ayıp iddiasını kanıtlayamadığı, davacının takibe konu 2 adet fatura nedeni ile alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının takip talebine konu ettiği takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına ilişkin talebi bakımından; TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklindedir. TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki satım sözleşmesi olmakla birlite TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki dosya içerisinde TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt da bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Davalının ticari defterleri, faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE, 1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile asıl alacak olan 48.019,63-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplan 9,603,93-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.280,22-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 643,41-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.636,81-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 643,41-TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.346,31-TLharcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 5.602,50-TL toplam yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 5.050,04-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-Davalı tarafından yapılan 7.750,00-TL toplam yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 764,92-TL'sinin davacıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davalı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.146,39-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 453,61-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 10-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre red edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 5.253,17-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, 11-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 12-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.