İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/419 E. 2022/733 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/419
Karar No
2022/733
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/419 Esas - 2022/733 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/419 Esas KARAR NO : 2022/733 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 06/06/2022 KARAR TARİHİ : 13/09/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... hakkında tanzim edilen 18.04.2019 tarihli Kaçak Elektrik Kullanma Tespit Tutanağına istinaden hesaplanan Kaçak Elektrik Tüketim Tahakkuk Bedellleri alacağı icra takibine konu edilerek Davalı aleyhine yasal takip başlatıldığını, ancak ne var ki Davalı/Borçlu; ‘borcun asıl alacağına, faizine, masraflarına ve tüm ferilerine, borcun tamamına itiraz ediyorum" dediğini, bu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiş olup yasal süresi içerisinde işbu davayı ikame etiğini, tüm bunların yanı sıra; takibe dayanak belgelerden de görüleceği üzere, borçlunun itirazının geçerli sebeplere dayanmadığını, zira ek olarak da sunulan 18.04.2019 tarihli Kaçak Elektrik Kullanma Tespit Tutanağında davalının ... nolu tesisattan müvekkili kurum tarafından kesilen elektriği yükümlülüklerine aykırı şekilde açarak diğer bir söylemle mühür fekki yaparak tüketim yapıldığının tespit edildiğini, davalının bu şekilde kaçak elektrik kullandığı tespit edildikten sonra sayacın mühürlendiğini, müvekkili şirketin kaçak elektrik kullanımını tespit etmeye yetkili ve görevli şirket olup kaçak elektrik kullanımının tespiti, hesaplanması, faturalandırılması ve ödenmeyen borçların icra takibine geçilmek suretiyle tahsilini yasadan aldığı yetkiye dayanarak gerçekleştirdiğini, dolayısı ile yönetmeliğin ilgili bendine göre dosyada adı geçen borçlu mühür fekki yaparak mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketerek kaçak elektrik enerjisi kullandığını, somut olaydan da anlaşılacağı üzere kullanıcının cezai sorumluluğu ile hukuki sorumluluğun olduğunun aşikar olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davalının yapmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, ayrıca davalının takip konusu alacak miktarının % 20’sinden aşağıda olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup davalının cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmaya da katılmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, usulsüz elektrik kullanımı iddiasıyla başlatılan Adana 2. İcra Dairesinin 2019/... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından itirazın iptali ile takibin devamı ve davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. HMK114/1-c maddesine göre görev dava şartı olup HMK 115. maddeye göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması ve bulunmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiş olup; görevin dava şartı olması sebebi ile görevli mahkeme olup olmadığımız hususunda irdeleme yapılmıştır. Davalının esnaf tacir araştırması için Seyhan Vergi Dairesi Başkanlığı, Adana Ticaret Odası, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, gelen yazı cevabına göre davalının tacir sıfatı kazanmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf davalı tarafından kullanıldığı öne sürülen usulsüz elektrik bedelinin tahsiline ilişkin davacı tarafından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK. 4.maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. 26/06/2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6335 sayılı yasanın 2.maddesinde, "6102 sayılı Kanun'un 5.maddesinin başlığı" 2. ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" şeklinde, 1. fıkrasında yer alan "davalara" ibaresi ise davalar ve ticari nitelikteki "çekişmesiz yargı işlerine" şeklinde 3.ve 4. fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır". şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nin 11. maddesinde ticari işletme, 12. maddesinde tacir ve 15. maddesinde esnaf kavramları tanımlanmıştır. Buna göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir. Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin 2. fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1463’üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10'uncu maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nin 11'inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekecektir. Buna göre; dava konusunun usulsüz elektrik kullanım iddiasından kaynaklandığı, kaçak elektirik kullanmaktan kaynaklı itirazın iptali davasının dayanağının haksız fiil olduğu, haksız fiil hükümlerinin 6098 sayılı BK'nuda düzenlenip Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hükümlerden olmadığı gibi mahkememizce ilgili kurumlarla yapılan yazışmalarda davalının Ticaret Sicil Müdürlüğünden, Ticaret Odasından, Esnaf ve Sanatkarlar Odasınadan ve Vergi Dairesinden gelen yazı cevabına göre davalının tacir sıfatının da olmadığı, bu yönü ile davacı tacir olmakla birlikte davalının tacir olmaması nedeni ile taraflar arasındaki iş bu davada Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, somut davada başkaca herhangi bir özel mahkemenin de görevinin belirlenmediği, bu sebeple uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varıldığından dava dilekçesinin görev nedeni ile reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Adana Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, 2-Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı asilin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/09/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/419, K. 2022/733, T. 13.09.2022, www.arakarar.com/karar/adana-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-419-e-2022-733-k-8e99394b088d