Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025/550 E. 2026/384 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2025/550
Karar No
2026/384
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 230-1034

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.12.2019 tarihli ve 93-443 sayılı hükme yönelik olarak katılanlar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 11.09.2020 tarih ve 305-1336 sayı ile CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına, sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-h, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir. Hükmün sanık müdafiince temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 15.12.2021 tarih ve 6306-15055 sayı ile; "…Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesi kapsamında yardım eden olarak nitelikli kasten öldürme suçuna katıldığının kabulü gerektiği anlaşıldığından, nitelikli kasten öldürmeye yardım etme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle nitelikli kasten öldürme suçundan asli fail olarak sorumlu tutularak mahkûmiyet kararı verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyesi ...; "Sanığın eyleminin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğu," düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi ise 01.04.2022 tarih ve 229-914 sayı ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın cezalandırılmasına karar vermiştir. Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine direnme gerekçesinin yerinde bulunmaması nedeniyle Yargıtay 1. Ceza Dairesince 05.12.2022 tarih ve 10214-9612 sayı ile dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiş, dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 05.04.2023 tarih ve 17-199 sayı ile; "…Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin görüşü alınmadan, hazır bulunan sanık ve müdafiine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan direnme kararına konu hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlanması nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin," bozulmasına karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 22.09.2023 tarih ve 1526-1617 sayı ile sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan TCK’nın 82/1-h, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir. Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 19.11.2024 tarih ve 1873-7535 sayı ile; "…Sanık ...'in öldürme eyleminde, temyiz dışı sanık ... ile 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında fikir ve eylem birliği içinde olduğuna ilişkin kesin kanıtların bulunmadığı, ancak olayın seyri ve gelişimi gözetildiğinde; sanığın, diğer sanık ... ile birlikte bir gün önceden keşif yapmış olması, ... ile birlikte hareket etmesi, suç yerinden elde edilen kamera kayıtlarına göre maktulün vurulma anında bulunduğu nokta ve maktule göre konumu, maktulün vurulmasından sonra ise diğer sanık ile birlikte iş yerini terk etmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, suça 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi kapsamında yardım eden olarak katıldığının kabulü gerektiği anlaşıldığından, nitelikli kasten öldürmeye yardım etme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde iştirak derecesinin tespitinde yanılgı değerlendirme sonucu asli fail olarak kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiş; Daire Üyesi ...; "…Ölüm neticesinin sanık ... yönünden beklenmedik bir sonuç olduğu ancak öngörülebilir bir sonuç olan yaralama sonucunda kişinin ölebileceğinin de ihtimal dahilinde olduğu, bunu kabul ederek suça katıldığı nazara alındığında sanık ...’in kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu olan TCK'nın 87/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği," düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi ise 02.05.2025 tarih ve 230-1034 sayı ile; "…Borçlu olup sıkıntı içerisinde olan sanık ... ile ...'in olaydan bir kaç gün önce yağma yapmak için anlaştıkları, olaya konu kuyumcu dükkanını yağmalamak için karar aldıkları ve bir gün öncesinde gidip olay mahallinde keşif yapıp kapanma saati gibi hususları da gözetleyerek öğrendikleri, yine tüfek temin edip hazırlık yaptıkları, yağma suçunu gerçekleştirebilmek için oluşacak direnci kırma hususunda da anlaştıkları açıktır. Dolayısıyla bu direncin niteliğine göre öldürme fiili de dahil olmak üzere direnci kırıp yağma eylemini gerçekleştirme hususunda anlaşarak olay yerine gittikleri, elinde pompalı tüfek olduğu halde bekleyen ...'in sanık ... ile maktul kuyumcu arasında altınların konulduğu kasaya ulaşabilmek açısından itişme yaşandığı sırada ...'in bir el ateş ederek maktulü öldürdüğü, gerçekleşen bu eyleme göre de her ikisinin fikir ve eylem birliği içerisinde eylem üzerinde hakimiyet kurmak suretiyle öldürme olayını gerçekleştirdikleri anlaşıldığından sanık ...'in TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle TCK'nın 82/1-h maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek sanığın önceki hüküm gibi nitelikli kasten öldürme suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir. Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.08.2025 tarihli ve 85047 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 21.10.2025 tarih ve 5616-7243 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU İnceleme dışı sanık ... ...hakkında maktul ...’e yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan; sanık ... ve inceleme dışı sanık ... ...hakkında teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri, Özel Dairece temyiz taleplerinin esastan reddiyle onanmak suretiyle kesinleşmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık ...’in inceleme dışı sanık ... ...’in maktul ...’e yönelik nitelikli kasten öldürme suçuna TCK’nın 37. maddesi kapsamında müşterek fail olarak mı yoksa aynı Kanun’un 39. maddesi uyarınca yardım eden olarak mı iştirak ettiğinin belirlenmesine ilişkin ise de; müzakere sırasında Ceza Genel Kurulu Başkanınca, sanığa isnat edilen nitelikli kasten öldürme suçuna iştirakin sabit olup olmadığının öncelikle değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine ayrıca bu husus da ele alınmıştır. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Olay yeri inceleme raporundan; 15.01.2019 tarihinde saat 19.50 sıralarında Ankara ili, Mamak ilçesi, Tıp Fakültesi Caddesi üzerinde bulunan bir kuyumcu dükkânında ateşli silahla kasten öldürme suçunun işlendiğinin bildirilmesi üzerine olay yerine gidildiği, 3,5x3 metre ebadındaki küçük iş yerinde, girişte bir adet boş av tüfeği kartuşu tespit edildiği, maktulün tezgâhın arkasında yerde yatar hâlde olduğu ve yoğun kanamasını durdurmak maksadıyla boynuna pembe renkli bir kumaşın bastırılmış bulunduğu, olay yerinde başka bir suç unsuruna rastlanmadığı, Olay yeri kamera izleme tutanağından; kamera kaydındaki saatin, güncel saatten dokuz dakika geri olduğu, kamera saatine göre saat 19.18’de maktul ile çalışanı inceleme dışı katılan ...’ın kuyumcu vitrininde bulunan altınları topladıkları, bir dakika sonra, saat 19.19.19’da beyaz atkılı bir şahıs ile siyah bereli bir başka şahsın kuyumcuya girdikleri, beyaz atkılı şahsın içeri girer girmez maktule pompalı tüfeğini doğrulttuğu, siyah bereli şahsın ise çalışan ...’i itekleyerek maktul ile altınların bulunduğu tezgâh arkasına geçtiği, burada maktul ile itiştiği, maktulün direnmesi üzerine elinde tüfek bulunan şahsın maktulün boynuna bir el ateş ettiği, boynundan etrafa kan fışkırmaya başlayan maktulün bulunduğu yere yığıldığı, elinde tüfek bulunan şahsın tüfeği bu kez çalışan ...’e doğrulttuğu, kimlikleri tespit edilemeyen bu iki şahsın saat 19.19.40’ta kuyumcuyu terk ettikleri, Otopsi raporundan; 183 cm boyunda, 90 kg ağırlığındaki maktulün boyun sağda 10,5x6,5 cm2’lik alanda, av tüfeği saçma taneleri toplu giriş yarası bulunduğu, kişinin av tüfeği saçma yaralanmasına bağlı kemik kırıklarıyla karakterli büyük damar ve iç organ harabiyetinde gelişen iç ve dış kanama sonucu öldüğünün bildirildiği, Kimlikleri belirlenemeyen iki sanığın tespit edilmesi maksadıyla kolluk görevlilerince çalışmalara başlandığı, 24.01.2019 tarihli tutanak ve eklerinden; bu maksatla 8.372 araç plakasının sorgulandığı, 391 iş yeri, okul, bina ve resmi kurum ile Mobese kamera görüntülerinin incelendiği, temin edilen 430 saatlik görüntülerin izlendiği, 800 kişi ile yüz yüze görüşüldüğü, bu çalışmalar sonucu sanık ... ile inceleme dışı sanık ... ...’in olayın şüphelileri olarak tespit edildikleri, ... ...’in Ağrı ili, Patnos ilçesinde bir müstakil evde saklandığının belirlendiği, 23.01.2019 tarihinde saat 00.30’da gerçekleştirilen operasyon sırasında kaçmaya çalışması üzerine ayağından vurularak yakalandığı, sanık ...’in ise kaçak yollardan Suriye'ye geçmeye çalışırken takibe alındığı ve Mardin ili, Midyat ilçesinde kardeşinin kimliğiyle yakalandığı, Anlaşılmaktadır. Katılan ... aşamalarda benzer şekilde; maktul ile on sekiz yıldır evli olduklarını, üç kızlarının bulunduğunu, maktulün ... Kuyumculuk isimli iş yerini yaklaşık yirmi yıldır işlettiğini, olayı görmediğini, sanıklardan şikâyetçi olduğunu, Tanık ... aşamalarda benzer şekilde; maktulün işlettiği kuyumcuda tezgâhtar olarak çalıştığını, olay akşamı saat 19.00 sıralarında dükkânı kapatmak için vitrini toplamaya başladıklarını, vitrindeki altınları alıp maktule verdiğini, maktulün de altınları tezgâhın arkasındaki çelik kasaya koymaya başladığını, bu esnada iş yerinin kapısının açıldığını ve içeri yüzleri kapalı iki kişinin girdiğini, içlerinden birinin elinde pompalı tüfek olduğunu, silahlı olan bu şahsın maktule yönelerek “Bu bir şaka değil, ne olduğunu biliyorsun, sakın bir şeye dokunma, hareket etme!” dediğini, diğer şahsın ise tezgâhın arkasına geçerek maktulü ittiğini, maktulün de bu şahsı itmesi üzerine tüfekli şahsın hiçbir şey söylemeden maktule bir el ateş ettiğini, boynundan isabet alan maktulün yere düştüğünü, elinde tüfek olan şahsın tüfeği bu kez kendisine doğrulttuğunu ve doldur boşalt yaptığını ancak ateş etmeden diğer sanıkla birlikte iş yerinden kaçtıklarını, sanıklardan birinin düşürdüğü bez parçasını yerden alarak maktulün yarasına tampon yaptığını, Tanık ... ... kollukta; inceleme dışı sanık ... ...ile aynı köyden olduklarını, kendisini uzun yıllardır tanıdığını, borçlu olan ...’in aldığı aracı bu ilişkilerine binaen güvenerek kendi adına tescil ettirdiğini, sanık ...’i ise memleketlisi olması nedeniyle yaklaşık beş yıldır tanıdığını, Ocak ayının başında ...’in kendisinden ödünç para istediğini, ...’in bu parayı geri ödemeyeceğini düşünerek parasının olmadığını söylediğini, bunun üzerine ...’in kendisinden bir tabanca istediğini, ekonomik durumunun kötü olduğunu, bir kuyumcu soyacağını söylediğini, bu buluşmadan iki gün sonra ... ve sanık ...'le bir araya geldiklerini, ...’in kendisinden tekrar para istediğini, Hakkında nitelikli kasten öldürme ve teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri kesinleşen inceleme dışı sanık ... ...aşamalarda benzer şekilde; evli ve beş çocuklu olduğunu, kredi ile ev satın aldığını, yaz mevsiminin sona erip inşaatların bitmesi ile işsiz kaldığını, bu nedenle banka kredisini ödemekte güçlük çektiğini, sanık ... ile köylü olduklarını, anlattığı şekilde her ikisini de ekonomik sorunlarının bulunduğunu, olay tarihinden bir gün önce bu sorunlarını çözmek için kuyumcu soymaya karar verdiklerini, ...’le birlikte kendi evine giderek evden pompalı tüfek aldığını ve tüfeği arabaya koyduğunu, ...’le birlikte araçla dolaştıklarını, aracı park edip ara sokaklardan olayın meydana geldiği kuyumcu dükkânına gittiklerini, kuyumcunun kapanış saatini tespit ettiklerini ve ayrılıp evlerine gidip yattıklarını, olay günü önceden kararlaştırdıkları şekilde kuyumcuyu soymak için sanık ...’le buluştuklarını, tüfeğini uzun paltosunun altına gizlediğini, ...’in gerek olay günü, gerekse de bir gün önceki keşifleri esnasında üzerinde tüfek taşıdığını bildiğini, bere ve atkılarla sararak yüzlerini gizlediklerini, içeri girer girmez tüfeği paltosundan çıkararak "Bu bir soygundur, ellerinizi havaya kaldırın!" dediğini, ...’in kararlaştırdıkları şekilde bez torba ile tezgâhın arkasına geçtiğini, maktulün ...’e saldırması üzerine maktule bir el ateş ettiğini, ardından korkarak hiçbir şey almadan ...’le birlikte kuyumcudan kaçtıklarını, bir iki sokak sonra ayrılıp farklı yönlere gittiklerini, tanık ... ...’in kendisine iftira attığını, kuyumcu soymayı önceden planladığı ve bu maksatla ...’den tabanca istediği hususunun doğru olmadığını, tezgâhtara tüfeği doğrultup doldur boşalt yapma maksadının tanığı kendilerini takip etmemesi için korkutmak olduğunu, maktulü öldürmeyi değil sadece soygun yapmayı amaçladıklarını ancak olay esnasında maktul, sanık ...’e saldırınca panikleyerek ateş ettiğini, pişman olduğunu, İfade etmişlerdir. Sanık aşamalarda benzer şekilde; evli olduğunu, bir çocuğunun bulunduğunu, yazları inşaatlarda çalışarak geçimini sağladığını, yaz mevsimi bitince işsiz kalmamak için bir kahvehanede garsonluk yapmaya başladığını, bankaya ve şahıslara borçlandığını, inceleme dışı sanık ...’in de kendisi gibi Patnos ilçesinin ... köyünden olduğunu, çalıştığı kahvehaneye gelen ... ile borçları hakkında konuşup dertleştiklerini, olay akşamı kahvehaneye gelen ...’in demesi üzerine izin alarak kahveden ayrıldığını, ...’in aracına binerek dolaşmaya başladıklarını, bir yandan da bira ile bir pet şişede bulunan beyaz, alkollü bir içkiden içtiklerini, aracı park edip caddede dolaşmaya başladıklarını, bir kuyumcunun önünde durduklarını, ...’in kendisine "Bütün borçlarından ve maddi sıkıntılarından kurtulacaksın, sen sadece altınları ve paraları al, birlikte hırsızlık yapacağız." dediğini, ...’in bu şekilde kendisini ikna etmesiyle ondan aldığı beyaz eldivenleri giyerek kuyumcuya girdiklerini, bu esnada ...’in elinde tüfek gördüğünü, tezgâhın arkasına geçerek para ve altınları almak istediğini, maktulün kendisine hamle yapmasıyla ...’in ateş ettiğini, korkarak kuyumcudan kaçtığını, ...’in de arkasından geldiğini fark ettiğini, kuyumcu soymaya olay günü karar verdiklerini, maksadının altınları ve paraları çalıp kaçmak olduğunu, her ne kadar olaydan birkaç gün önce ...’in üzerinde av tüfeği fişeği görmüş ise de kuyumcuya girene kadar ...’de silah görmediğini, ateş edeceğini de bilmediğini, ... ile zaman zaman buluşup alkol aldıklarını ve birlikte yürüyerek gezdiklerini, olaydan bir gün önce ... ile birlikte yağmalamaya teşebbüs ettikleri kuyumcunun önünden geçtiklerini hatırlamadığını savunmuştur. IV. GEREKÇE Uyuşmazlık konularının birlikte ele alınmasında fayda bulunmaktadır. Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 24.12.2025 tarihli ve 156-600; 21.04.2025 tarihli ve 196-181; 16.04.2025 tarihli ve 173-166 sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir: 1- Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır. 2- Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır. Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK'nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır. TCK’nın 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme de; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır. 1- Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım; a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, Olarak sayılmıştır. 2- Manevi yardım ise; a) Suç işlemeye teşvik etmek, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek, c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vadetmek, d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek, Şeklinde belirtilmiştir. Diğer taraftan, amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, suçun işlenmesi ile bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de doktrinde ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmı gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Şu hâlde, isnat edilen fiilin sanık tarafından icra edildiğinin kabulü için, gerekçeli ve muhtemel şüphenin tamamen yenilmesi gerekir. Zira, kabili te'lif olmayan şüphe ve gerçeğin yan yana mevcudiyeti üzerinden salt bir kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kurallarına uygun olduğu söylenemeyeceği gibi maddi gerçekliğin bütünüyle ortaya çıkarıldığı da ileri sürülemeyecektir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konuları birlikte değerlendirildiğinde; Maktulün Ankara ili, Mamak ilçesinde uzun yıllardır kuyumcu dükkânı işlettiği, sanık ... ile inceleme dışı sanık ...’in ise aynı köyden olup geçim sıkıntısı çektikleri, para bulabilmek için olaydan birkaç gün önce kuyumcu yağmalamaya karar verdikleri, bu maksatla av tüfeği tedarik edip bir gün önce maktule ait kuyumcunun önüne gelerek iş yerinin kapanma saatini tespit ettikleri, olay akşamı da eldiven giyip yüzlerini gizleyecek şekilde sıkıca giyindikten sonra maktule ait kuyumcuya kapanma saati olan 19.00 sıralarında geldikleri, maktulün yanında tezgâhtar olarak çalışan tanık ...’in vitrindeki altınları toplayıp tezgâhın arkasındaki çelik kasaya koyulmak üzere maktule vermeye başladığı, bu esnada yüzlerini gizlemiş şekilde sanık ... ile inceleme dışı sanık ...’in kuyumcu dükkânına girdikleri, ...’in içeri girer girmez paltosundan çıkardığı tüfeği maktule doğrultarak yağma için geldiklerini söylediği, sanık ...’in ise önceden kararlaştırdıkları şekilde altın ve paraları koyacağı kumaş torbayı çıkardığı, tezgâhtar ...’i itip tezgâhın arkasına geçtiği, burada altınları almak için hamle yaptığı sırada maktul ile itiştiği, bu esnada ...’in yakın mesafeden maktulün boyun bölgesine tüfekle bir el ateş ettiği, maktulün boynundan şiddetle fışkıran kanın tezgâha ve etrafa dağılmasıyla sanık ...’in elindeki torbayı atıp dükkândan kaçtığı, ...’in ise tüfeğini bu kez tezgâhtara doğrultarak tüfeğin namlusuna yeni bir fişek sürdüğü, bu sırada tüfekteki boş kartuşun dükkânın içerisine fırladığı, ...’in de kuyumcu tezgâhtarına ateş etmeden ...’in peşi sıra dükkândan kaçarak uzaklaştığı, maktulün olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşılan dosyada; Sanık ...; olaydan birkaç gün önce yağma suçunu işlemek için inceleme dışı sanık ... ile anlaşmıştır. Maktule ait kuyumcu dükkânını yağmalamak için birlikte karar alıp olaydan bir gün önce olay yerinde ... ile birlikte keşif yapmıştır. Yağma suçunu gerçekleştirebilmek için oluşacak muhtemel bir mukavemeti kırma hususunda öldürme fiili de dâhil olmak üzere direnci kırmaya matuf öldürücü nitelikteki tüfeği temin ederek olay yerine ... ile beraber gitmiştir. Savunmasının aksine, inceleme dışı sanık ...'in ifadesinde belirttiği gibi ...’de av tüfeği olduğunu başından beri bilmektedir. Yağma suçunun, tüfeğin korkutucu ve öldürücü etkisinin sağladığı kolaylıkla işleyeceklerinin bilincindedir. Nitekim karşılaştıkları ilk direnç üzerine de ...'in ateş ederek maktulü öldürmüştür. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak ve yakalanmamak amacıyla maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçuna iştirakinin sabit olduğu ve hakkında nitelikli kasten öldürme ve teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri kesinleşen inceleme dışı sanık ... ...ile fikir ve eylem birliği içerisinde, eylem üzerinde ortak hâkimiyet kurmak suretiyle nitelikli kasten öldürme suçunu TCK’nın 37. maddesi kapsamında müşterek fail olarak işlediği kabul edilmelidir. Bu itibarla Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince verilen 02.04.2022 tarihli ve 229-914 sayılı usul ve yasaya uygun hükme yönelik temyiz taleplerinin esastan reddiyle hükmün onanmasına karar verilmelidir. İştirakin varlığına ilişkin uyuşmazlık bakımından çoğunluk görüşüne katılmayan dört Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanığın nitelikli kasten öldürme suçuna iştirakinin sabit olmadığı, Sanığın nitelikli kasten öldürme suçuna TCK’nın 37. maddesi kapsamında müşterek fail olarak mı yoksa aynı Kanun’un 39. maddesi uyarınca yardım eden olarak mı iştirak ettiğine ilişkin uyuşmazlık bakımından çoğunluk görüşüne katılmayan dokuz Ceza Genel Kurulu Üyesi ise; sanığın nitelikli kasten öldürme suçuna TCK’nın 39. maddesi uyarınca yardım eden olarak iştirak ettiği, Düşünceleriyle, karşı oy kullanmışlardır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.05.2025 tarihli ve 230-1034 sayılı direnme kararının gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA, 2- Usul ve kanuna uygun bulunan direnme kararına konu hükme yönelik temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 3- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde yapılan birinci müzakerede, iştirakin varlığına ilişkin uyuşmazlık bakımından oy çokluğuyla; iştirakin türüne ilişkin uyuşmazlık yönünden ise 03.06.2026 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığından 17.06.2026 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/550, K. 2026/384, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2025-550-e-2026-384-k-253ca5ebce2e