Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/34 E. 2026/447 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2024/34
Karar No
2026/447
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 293-428

I. HUKUKİ SÜREÇ Kan gütme saikiyle kasten öldürme suçundan sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-j, 62... ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.04.2019 tarihli ve 60-167 sayılı re'sen istinafa tabi hükümlerin sanıklar müdafileri ve katılan ... vekili tarafından da istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 20.01.2020 tarih ve 1448-54 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 18.11.2020 tarih ve 2828-2952 sayı ile; "1-Yargıtay denetiminin sağlanması için kan gütmeye konu Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 219-179 sayılı dosya aslının bu dosya arasına konulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre suçun hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-CMK'nın 148. maddesine göre müdafi huzurunda alınmayan ve daha sonra doğruluğu kabul edilmeyen kolluk ifadelerine itibar edilemeyeceği cihetle, inceleme dışı sanık ...’ın kollukta müdafii olmaksızın ifadesinin alındığı, hazırlık aşamasındaki beyanına ilişkin 05.11.2017 tarihli tutanağın dahi müdafii olmadan düzenlendiği, bu tutanağa göre dinlenen kolluk görevlilerinin beyanlarının da CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca delil olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, polis memuru tanıklar ..., ...’ün beyanlarına göre de sanığa baskı yapıldığı ve günlerce ifadesinin alındığının anlaşıldığı, oysa ki, CMK’nın 148/5. maddesine göre kolluk tarafından sadece bir kez ifade alınabileceği hususları nazara alınarak inceleme dışı sanık ...’ın kolluk tarafından alınan ve hükme esas kabul edilmesi mümkün olmayan ifadelerine dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması, 3-Gerçeğin somut delillere dayalı olarak şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulabilmesi için, sanıkların ve öldürülenin suç tarihindeki cep telefonu numaralarının tespiti ile, olay tarihi ve yakın saatlerde bulundukları yerleri gösterir baz istasyonu bilgilerini içerir HTS kayıtları getirtilip bu kayıtların uzman bir bilirkişiye verilerek harita üzerinde sanıkların olay öncesi ve olay sırasında birlikte olup olmadıkları, nerede oldukları, öldürülen ile aynı bölgede olup olmadıkları konusunda rapor alınması gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyan İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesince 24.12.2021 tarih ve 293-428 sayı ile önceki gibi sanıkların cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 19.10.2022 tarih ve 7510-8131 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 18.05.2023 tarih ve 18962 sayı ile; "...Dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilerek harita üzerinde sanıkların olay öncesi ve sonrasında birlikte olup olmadıkları, nerede oldukları, sanıklar ile maktulün aynı bölgede olup olmadıkları ile sanıkların kendi aralarında yaptıkları görüşme kayıtlarına dair daha anlaşılır ve ayrıntılı şekilde bilirkişi raporu alınması gerektiği hâlde, sanıkların durumunu tam olarak açıklığa kavuşturmaktan uzak, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır." düşüncesiyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 06.12.2023 tarih ve 4374-7558 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI ve KONUSU İnceleme dışı sanıklar ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'ın nitelikli kasten öldürme suçu ve bu suça yardımdan beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararları temyiz edilmeksizin; inceleme dışı sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ise Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme sanıklar hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar hakkında kan gütme saikiyle kasten öldürme suçundan eksik araştırmaya dayalı olarak mahkûmiyet hükümleri kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin olup eksik araştırma bulunmadığı sonucuna ulaşılması hâlinde suçun sabit olup olmadığı hususunun da değerlendirilmesi gerekmiştir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya içeriğinden; 22.05.2016 tarihinde saat 21.55 sıralarında... Kıraathanesi isimli iş yeri önünde bir şahsın silahla vurulduğu yönünde ihbar gelmesi üzerine soruşturmaya başlandığı, otopsi raporuna göre boyun, çene, sol kol ve sol omuz bölgelerinden yaralanan maktulün aynı gece kaldırıldığı hastanede ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği, Olay yerinde beş adet kovan ele geçirilip başkaca bir bulguya rastlanmadığının; maktulün aracının incelenmesinde sol ön cam, sol kapı kolu üstü ve kapı camında dört adet mermi çekirdeği giriş deliği bulunduğunun belirtildiği, Uzmanlık raporunda; olay yerinde ele geçirilen beş adet kovanın 9 mm çaplı Parabellum tipi fişek atar aynı (tek bir) ateşli silahtan atılmış olduklarının bildirildiği, Çevrede araştırma yapıldığı esnada görgü tanıkları ... ve ...’ın, silah sesleri gelmesinden sonra baktıklarında gri renkli Ford Focus marka bir aracın hızlıca suç mahallinden uzaklaştığı yönündeki beyanları dikkate alınarak olay yeri etrafındaki kamera kayıtlarının tetkik edildiği, buna göre 550. Sokak No: ...sayılı apartmana ait güvenlik kamerası görüntülerinden, maktule ait aracın kadraja saat 21.59.11'de girerek devamında 548. Sokak kesişiminde bulunan... Kıraathanesi istikametine yöneldiği, saat 21.59.23'de şüpheli şahıslara ait gri renkli Ford Focus marka aracın maktulün aracını takip etmekte olduğu, akabinde maktulün aracının saat 21.59.12'de aynı binanın başka bir cephesinde bulunan güvenlik kamerası görüntüsüne girdiği, olayın gerçekleştiği 550. Sokak ve 548. Sokak kesişiminde bulunan kıraathanenin önünde saat 21.59.21'de bekleme yapmaya başladığı, saat 21.59.48'de şüpheli şahısların kullandığı aracın maktulün aracının sol yanına yanaştığı, daha sonra 548. Sokak içerisine doğru ilerlediği, saat 21.59.56'da çevrede bulunan vatandaşların sağa sola kaçıştıkları, aradaki mesafe nedeniyle olayda kullanılan aracın plaka bilgilerinin okunamadığı, araç içinde kaç kişi bulunduğunun da tespit edilemediği bilgilerine yer verildiği, Şüpheli aracın kaçış güzergâhı üzerinde bulunan kamera kayıtlarının incelendiği, son olarak olay gecesi saat 22.39 sıralarında Bayrampaşa ilçesi Cevatpaşa Mahallesi ... Sokak No. ... sayılı binaya ait kapalı garaja girdiği ve ilerleyen saatlerde aracın buradan bir daha çıkmadığı, mezkûr binanın ... isimli şahsa ait olduğu, ancak kapalı garajın oğlu olan ... tarafından kullanıldığının tespit edildiği, İfadesine başvurulan ...'ın, 22.05.2016 tarihinde saat 22.00 sıralarında bacanağı olan ... ...'un arayarak aracını park edeceğini söyleyip garajın anahtarını istediğini, yaklaşık birkaç dakika sonra yalnız olarak daire kapısına gelen ...'a anahtarı verdiğini, ertesi gün saat 12.00 sıralarında garajın önünde buluştuğu ...'dan anahtarı teslim aldığını ancak içeride araç göremediğini, 28.05.2016 tarihinde bir akraba düğününe katıldığını, eşinin yakını olan ...’ın yanına gelerek "Geçen akşam garajını kullanan bizdik, sağ olasın." dediğini, "Bir daha lazım olacak mı?" diye sorduğunda "Yok, biz o arabayı hâllettik, öbür tarafa gönderdik." şeklinde cevap verdiğini, Bu beyan üzerine 02.11.2017 tarihinde yakalanan ...'ın; arkadaşları olan sanıkların gri renkli Ford Focus marka bir araçla yanına gelerek "Hasmımızı takip ediyoruz, sen de gel." dediklerini, aracın şoför koltuğuna geçtiğini, bir düğün salonu önüne giderek burada beklediklerini, düğünden ayrılan beyaz renkli bir aracı takip ettiklerini, bu aracın bir kıraathane önünde durduğunu, bu esnada aracın sağ ön koltuğunda oturan ... ve arka koltuktaki ...'ın tabancalarını çıkardıklarını, ...'in silahının tutukluk yapması üzerine ...'ın ateş etmeye başladığını, karşı taraftan da kendilerine ateş edildiğini, kullandığı aracın arka camının kırıldığını, ancak kimsenin yaralanmadığını, bu korku ile bacanağı olan ... ...'u arayarak ...'ın garajının anahtarını almasını söylediğini, ...'ın anahtarı temin ederek garajın önüne geldiğini, aracı birlikte park ettiklerini, sanıkların olay sırasında üzerlerinde bulunan montları aracın içinde bıraktıklarını, kendisinin daha sonra montları alıp çöpe attığını, ağır olmaları nedeniyle tabancaların montların içinde olabileceğini düşündüğünü fakat olayın telaşı ile açıp bakmadığını, ertesi gün aracı garajdan alarak Bayrampaşa ilçesi... Mahallesi'nde bulunan ... Otomotiv isimli tamirhaneye götürdüğünü, daha sonra aracı tekrar ağabeyine ait araç kiralama iş yerine bıraktığını, olayın birden geliştiğini, araca birini öldürmek için binmediğini şifahen ifade ettiği belirtilerek bu anlatımlarına ilişkin iki polis memuru tarafından 05.11.2017 tarihli tutanağın düzenlendiği, ancak bahse konu tutanakta ...'ın imzasının bulunmadığı, Maktulün vücudundan ele geçirilen mermi çekirdeklerinin aşamalarda yakalanan sanıklar ve inceleme dışı sanık ...'den ele geçirilen tabancalardan atılmamış olduklarının bildirildiği, Kan gütmeye konu önceki olaya ilişkin olarak yapılan araştırmada; maktulün ağabeyi ... ve akrabaları ... ..., ... ... ve ... ...'in 20.02.2009 tarihinde sanıkların ağabeyi olan ...'i kasten öldürme suçundan cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasının bir çok kanun yolu aşamasından geçtiği, neticeten Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 18.05.2022 tarih ve 106-367 sayı ile; Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2014 tarihli ve 219-179 sayılı hükümlerinden, ... hakkında TCK'nın 81/1, 29, 31/3, 62... . maddeleri uyarınca verilen 10 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının onanmasına, diğerleri yönünden ise bozulmasına karar verildiği, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesince devam olunan yargılama sonucunda 04.07.2024 tarih ve 26-422 sayı ile ... ..., ... ... ve ... ...'in TCK'nın 81/1, 29... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin de Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25.06.2025 tarihli ve 2170-5154 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, Bozma ilamı sonrası aldırılan 10.06.20 21... .10.2021 tarihli bilirkişi raporlarında; ...'a ait 533 362 ****, 534 962 ****, 537 342 ****, sanık ...'e ait 534 063 ****, 534 354 ****, 534 356 ****, 535 877 ****, sanık ...’a ait 534 726 **** GSM numaralarına ilişkin 22.05.2016 tarihli baz verilerinin incelenmesi neticesinde her üçünün telefonlarının olay günü saat 13.00-15.00 zaman aralığında Bayrampaşa bölgesinden sinyal verdikleri, maktule ait 539 670 ****, ...'e ait 535 877 **** ve ...'a ait 533 362 **** numaralarının olay günü farklı zamanlarda maktulün öldürüldüğü Gaziosmanpaşa bölgesi baz istasyonunu kullandıklarının bildirildiği, HTS kayıtlarının değerlendirilmesinde; olay tarihinde inceleme dışı sanık ...'ın 19. 44... .23; sanık ...'in 20. 27... .14 ve sanık ...'ın 21. 00... .22 saatleri arasında telefonlarından sinyal almadıkları, bu zaman diliminde telefonlarını kapalı tuttukları, Anlaşılmaktadır. Katılanlar aynı yöndeki beyanlarında; 2009 yılında akrabaları olan ... ailesi ile kavga ettiklerini, kavgada ...'ın vefat ettiğini, kendi aile üyelerinden kimilerinin de ceza aldığını, karşı taraf ile barış sağlanmadığını ancak bu aşamaya değin bir problem de yaşamadıklarını, Tanıklar ... ve ... aynı yöndeki beyanlarında; soruşturmayı yapan kolluk biriminde görev aldıklarını, maktulün yakınlarını dinledikleri sırada 2009 yılında ... ailesinden bir şahsın öldürüldüğünü ve maktulün cinayetinin bu olayın devamı niteliğinde olduğunu öğrendiklerini, olay yerini kısmen gösteren kamera kayıtlarından maktule ateş açan şahısların gri renkli Ford Focus marka bir araçla olay yerinden kaçıp ...'ın kullandığı otoparka girdiğini tespit ettiklerini, ...'dan ...'a ulaştıklarını, adı geçen şahsın gri renkli Ford Focus marka aracının olduğunu saptadıklarını, bu hâliyle ... üzerinde yoğunlaştıklarını, olayın evveliyatının da olması sebebiyle ...'a; "Senin bu şahıslarla nasıl irtibatın olabilir. Bunlar ..., sen...sın, bize yardımcı ol gerçek şüphelilere ulaşalım." dediklerini, ...'ın önce konuşmayı kabul ettiğini ve şifaen tutanakta yazıldığı şekilde parça parça bildiklerini anlattığını, daha sonra yazılı beyanda bulunmaktan vazgeçtiğini, bu durumu aktardıkları soruşturma savcısının; "Yargılama aşamasında faydası olabilir, yaptığınız görüşmeye dair tutanak tutun!" şeklinde talimat vermesi üzerine 05.11.2017 tarihli tutanağı düzenlediklerini, Tanıklar ... ve ... aynı yöndeki beyanlarında; arkadaşları olan maktulle bir düğüne gittiklerini, maktulün hasımlarını gördüğünü söyleyerek oradan ayrıldığını, daha sonra bir yerde buluşup maktule ait araçla olay yerine geçtiklerini, kendilerinin kahvehaneye girdiklerini, maktulün de araçta kaldığını, içeride oldukları sırada üç el silah sesi duyduklarını, koşup baktıklarında maktulü yerde yatarken gördüklerini, plaka bilgisini alamadıkları gri renkli Ford Focus marka bir aracın hızlıca oradan uzaklaştığını, huzurda bulunan sanıklara düğün salonunda rastlamadıklarını, Tanık ...; oto tamir iş yeri olduğunu, 34 GG **** plaka sayılı Ford Focus marka aracı tamir amacıyla ...'ın getirdiğini ve ödemesini peşin yaptığını, aracın arka camında ve arka tamponunun üzerinde kırık olduğunu, silahla ateş edildiğine dair bir şey hatırlamadığını, tamirden sonra ...'ın gelerek aracı teslim aldığını, 07.11.2017 tarihinde müdafii huzurunda emniyette susma hakkını kullanan inceleme dışı sanık ..., 08.11.2017 tarihinde savcılıkta; otopark işletmeciliği yaptığını, sanık ...'ın da ortağı olduğunu, maktulü tanımadığını, ancak oturduğu muhit itibarıyla ... ve ... aileleri arasında husumet olduğunu bildiğini, 34 GG **** plaka sayılı aracın ağabeyi ...'a ait olduğunu, bazen yeğenlerinin iş yerinde boşta duran araçları kullandıklarını, bahse konu aracı da getirerek aile apartmanının önüne park etmiş olduklarını, aracın arka camının kırık olduğunu mahalleli çocuklardan öğrendiğini, hırsızlık olabileceği düşüncesiyle akrabası olan ...'ı arayarak arabayı evinin kapalı garajına çekmek istediğini söylediğini, anahtarı alıp aracı ...'ın garajına bıraktığını, madde kullandığı için tarihi ve zaman dilimini net hatırlamadığını, birkaç gün sonra aracı Bayrampaşa ilçesinde bir yerde tamir ettirdiğini, olay akşamı diğer sanıklar ile görüşüp görüşmediğini hatırlamadığını, akrabası olan ...'ın beyanlarını kabul etmediğini, emniyette kendisine baskı yapıldığını, bu nedenle o yönde konuştuğunu, maktulün öldürülmesi olayı ile bir ilgisinin bulunmadığını, olay vaktinde evinde olduğunu, Sorguda; suça konu aracın camlarının kırık olduğunu öğrendikten sonra anahtarı bakkaldan aldığını, ancak anahtarı kimin getirdiğini sormadığını, Mahkemede; emniyette polislerin; "Ölen tarafın husumetlisi ..., biz dosyayı onların üzerinde kapatacağız, senlik bir şey yok, dosyanın kapanması için senin böyle konuşman lazım." dediklerini, kendisinin de kabul etmediği için kollukta susma hakkını kullandığını, altı gün gözaltında tutulduğunu, darp ve baskıya maruz kaldığını, 05.11.2017 tarihli iki polis memuru tarafından tutulan tutanakta yazılı olan hususların hiçbirini kabul etmediğini, böyle bir anlatımda bulunmadığını, ...'ın garajının anahtarını ...'dan istediğini çünkü ... ile arasının iyi olmadığını, İnceleme dışı sanık ... soruşturmada; olay tarihinde eşinin teyze oğlu olan ...'ın arayarak kendisini evinin önüne çağırdığını, yanına gittiğinde "...'dan garajın anahtarını alır mısın?" dediğini, ne olduğunu sorduğunda biraz ileride park hâlinde bulunan, plakasına bakmadığı, gümüş gri renkli, Ford Focus marka ve arka camı olmayan aracı göstererek "Şunu garaja alalım." şeklinde konuştuğunu, bunun üzerine ...'dan anahtarı alıp geriye döndüğünü, içerisi karanlık olduğundan telefonunun ışığıyla garaj girişini aydınlatmaya çalıştığını, ...'ın yanındaki kısa boylu, kilolu, ucu çenesine doğru sarkık bıyıkları olan şahsın aracı garaja soktuğunu, Mahkemede; beyanında bahsi geçen kısa, tombul şahsın huzurda bulunan sanıklar olmadığını, İnceleme dışı sanıklar ..., ... ve ... aynı yöndeki beyanlarında; kardeşleri ...'ın 2009 yılında maktulün ailesi tarafından öldürüldüğünü, ancak bu olay nedeniyle aralarında bir husumet meydana gelmediğini, olay tarihinde evlerinde olduklarını, İnceleme dışı sanık ...; ...'ın kardeşi olduğunu, suça karıştığı iddia edilen 34 GG ****plaka sayılı aracın işlettiği ... Araç Kiralama isimli aile şirketine ait olduğunu, ...’ın da yanında çalıştığını, ayrıca kardeşinin birkaç sokak ilerde ... ve ... ile birlikte araç yıkama işi de yaptığını, bahse konu aracı kullanması için kimseye vermediğini ancak olaydan birkaç gün önce yurt dışına gittiğini, iş yeri ile ortağı ... isimli arkadaşının ilgilendiğini, bu dönemde bilgisi dışında bir şeyler olup olmadığını bilmediğini, İfade etmişlerdir. Sanık ... tüm aşamalarda; uzaktan akraba oldukları maktulün ailesinin 2009 yılında ağabeyi ...'ı öldürdüklerini, olayı Allah'a havale edip karşı tarafa husumet beslemediklerini, hatırladığı kadarıyla olay tarihinde evinde olduğunu, Sanık ... yakalama üzerine dinlenmesinde; maktulü tanımadığını ancak babasını bildiğini, maktulün ailesi tarafından kardeşi ...'ın öldürüldüğünü, ölen kardeşinin altı çocuğunun bakımını üstlendiğini, geçim derdine düştüğü için karşı tarafa bir husumet de geliştirmediğini, suç tarihinde ... ile bir araya gelmediğini, ...'ı tanıdığını ancak beyanlarını kabul etmediğini, Savunmuşlardır. V. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuyla İlgili Mevzuat ve Açıklamalar Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli ve 540-264 sayılı kararında açıklandığı üzere; Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile, taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup, muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, s. 139) maddi sorunu çözecektir. Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir. Ceza mahkemesinin öncelikle sanığa isnat olunan fiilin sanık tarafından işlenip işlenmediğini saptaması, yani maddi sorunu çözmesi gerekir. Kural olarak bu sorun çözüldükten sonra olayın hukuk karşısındaki durumu tespit edilecektir. Hukuki sorun; sanık tarafından gerçekleştirilmiş fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, suç oluşturmakta ise hangi suçu oluşturduğu, bu suçun kamu adına takip edilebilir ve cezalandırılabilir bir suç olup olmadığı, hangi ölçüde bir cezanın belirlenmesi gerektiği gibi maddi ve yargılama hukukuna ilişkin normlar ile hukukun temel ilkeleri çerçevesinde çözülmesi gereken bir problemdir. Sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır. Maddi sorunun, delil serbestisi ilkesi doğrultusunda yargılama hâkimi tarafından, hukuka uygun yöntemle elde edilmiş ve usulünce tartışılmış her türlü delille çözülmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Maddi gerçeğin açıkça ortaya konulmaya çalışılması, olayın sübutuna, suç teşkil edip etmediğine, suç oluşturuyorsa vasfının tayinine temas eden, sonuca etkili tüm delillerin toplanması ve tartışılması ile mümkündür. Doktrin (Yener Ünver, "Ceza Muhakemesinde İspat", Ceza Hukuku Dergisi, 2006/2, s. 125, Erdal Yerdelen, Ceza Muhakemesinde Hükmün Gerekçesi, Adalet Yayınevi, Mart 2015, s. 356) ve uygulamada (YCGK'nın 01.05.2007 tarihli ve 2007/1-43 Esas - 2007/101 Karar sayılı kararı vb.) istikrarlı biçimde kabul edildiği üzere; eksik soruşturma ve araştırmanın söz konusu olduğu durumlarda mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi beraat kararı da verilemez. B. Açıklamalar Işığında Uyuşmazlık Konuları Birlikte Değerlendirildiğinde Sanıkların, aralarında önceye dayalı husumet bulunan maktulü 22.05.2016 tarihinde saat 22.00 sıralarında kan gütme saiki ile inceleme dışı sanık ... ile birlikte kasten öldürdükleri iddia ve kabul edilen olayda; Maktulün vurulmasından hemen sonra silah sesleri üzerine dışarıya koşan tanıklar ... ve ..., plaka bilgilerini alamadıkları, ancak gri renkli Ford Focus marka olduğunu belirledikleri bir aracın hızlıca olay yerinden uzaklaştığını söylemişlerdir. Yakınlarda bulunan bir apartmana ait kamera görüntüleri incelendiğinde plakası okunamayan ve içinde bulunan şahsın/şahısların belli olmadığı şüpheli aracın 548. Sokak istikametine doğru seyrettiği tespit edilmiş ve devamında takip ettiği güzergâh boyunca elde edilen kamera görüntüleri birleştirilip izlendiğinde suça karışan aracın Cevatpaşa Mahallesi ... Sokak No. ... sayılı yerde bulunan bir binaya ait kapalı garaja girdiği saptanmıştır. Garajın sahibi ..., 22.05.2016 tarihinde tahminen saat 22.00 sıralarında akrabası olan inceleme dışı sanık ...'ın kendisinden garajın anahtarını istediğini ifade etmiştir. Bunun üzerine beyanına başvurulan ... ise olay tarihinde gece saatlerinde akrabası ...'ın kendisini arayarak ...'a ait kapalı garajın anahtarını istediğini, anahtarı temin edip garaj önünde buluştuklarında plakasını hatırlamadığı ancak arka camı kırık aracın, eşkâl bilgilerini verdiği bir şahıs tarafından içeriye park edildiğini belirtmiştir. Bu yolla yakalanan inceleme dışı sanık ..., bahse konu aracın ağabeyi inceleme dışı sanık ...'ın işlettiği araç kiralama şirketine ait olduğunu, zaman zaman yeğenlerinin boşta kalan araçları kullanıp aile apartmanlarının önüne park ettiklerini, mahalledeki çocukların arka camın kırık olduğunu haber vermeleri üzerine hırsızlık yapılabileceği düşüncesiyle aracı birkaç sokak ileride bulunan ...’ın kapalı garajına park ettiğini savunmuştur. Soruşturma devam ederken, ...'ın iş ortağı olan sanık ...'ın ağabeyi ...'in, 20.02.2009 tarihinde maktulün ağabeyi ... ve diğer akrabaları tarafından öldürüldüğünün ve her iki aile arasında önceye dayalı husumet bulunduğunun öğrenilmesi üzerine soruşturma derinleştirilerek sanıklar ve haklarında beraat kararı verilen diğer aile üyeleri de tahkikata dahil edilmişlerdir. Kolluk tarafından tanzim edilen kamera görüntüleri birleştirme ve izleme tutanağı, tanık ...'ın olayın hemen akabinde dinlenmesi sırasında bir düğünde karşılaştığı ...'ın yanına gelerek kendisine teşekkür etmesi üzerine garajın bir daha lazım olup olmayacağını sorduğunda ...'ın cevaben; "Biz o arabayı hallettik, öbür tarafa gönderdik." dediği yolundaki anlatımı, aracın arka camlarının kırık olduğunu öğrenen ...'ın kapalı garaja götürmek amacıyla aracın anahtarını nasıl ve ne şekilde ele geçirdiğini izah edememesi, tanık ...'in, ...’ın kendisine arka camı ve tamponu kırık gri renkli Ford Focus marka aracı tamir amacıyla getirdiğini öne sürmesi hususları dikkate alındığında, maktule ateş edilen aracın olayın hemen akabinde ve kesintisiz olarak ... tarafından otoparka getirildiği hususu sabittir. Kollukça düzenlenen ancak içeriği ... tarafından doğrulanmayan 05.11.2017 tarihli tutanağa itibar edilmemekle birlikte sözü edilen tutanak dikkate alınmaksızın dosya kapsamı itibarıyla elde edilen deliller suçun sübutu yönünden sonuca ulaşmaya elverişli nitelikte bulunmaktadır. Bozma sonrası aldırılan bilirkişi raporlarında, sanıklar ve ...'a ait telefonların olay günü yoğun bir görüşme içinde bulunup Bayrampaşa bölgesinden sinyal verdikleri bildirilmiştir. HTS kayıtlarına göre de, olay vakti olan saat 22.00 sıralarında sanıklar ve ...'ın telefonlarından sinyal bilgisi kesilmiştir. Bu vaziyet, sanıkların eylem anında özellikle telefonlarını kapalı tuttuklarını göstermektedir. Kaldı ki, maktul ile arasında herhangi bir husumet iddiası ileri sürülüp kanıtlanamayan inceleme dışı ...'ın suça karıştığının kabul edilip onun iş yeri ortağı olan sanık ... ve ağabeyi diğer sanık ...'in bir dahlinin olmadığının ileri sürülmesi, 2009 yılında gerçekleşen önceki olayın varlığı da nazara alındığında, genel hayat tecrübeleri ile de bağdaşmamaktadır. İşbu veçhile somut uyuşmazlıkta eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmediği, elde edilen yasal deliller çerçevesinde de sanıklara isnat edilen suçun sübuta erdiğine ilişkin vicdani kanaatini doğrudan muhatap olduğu takdirî delillere ve dosya kapsamına uygun, ilgili, özgün ve yeterli gerekçelere dayandıran Derece Mahkemelerinin takdir ve değerlendirmelerinde de bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı reddine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu... ...; "Suçta kullanılan aracın izlediği güzergâha ilişkin kamera kayıtları ile tanık ... ve inceleme dışı sanık ...'ın anlatımları da nazara alındığında inceleme dışı sanık ...'ın müsnet suça karıştığı hususu sabit olmakla birlikte sanıkların olay vaktinde ...’ın yanında bulunup bulunmadıkları açıklığa kavuşmuş değildir. Bilirkişi tarafından sanıklar ve ...’a ait telefonların olay tarihinde 13. 00... .00 saatlerinde Bayrampaşa ilçesinden sinyal verdikleri bildirilmiştir. Oysa ki, eylem anı kamera görüntüleri uyarınca saat 21.55 sıralarıdır. Ayrıca sanıklar kardeş olup ... ile ... iş ortağıdır. Bu nedenle kendi aralarında yoğun bir görüşme içinde olmaları hayat deneyimlerine aykırı olmasa gerekir. Yine sanık ... ve ...’ın telefonlarının olay günü farklı zamanlarda maktulün öldürüldüğü Gaziosmanpaşa bölgesinden sinyal aldıklarının tespiti de bir delil değeri taşımamaktadır. Zira sanıklar ve ... aynı bölgede ikamet etmekte ve çalışmaktadır. Dosya içinde mevcut HTS kayıtlarının incelenmesinde de ...’in telefonunun olay günü saat 20.27 ila saat 23.14; ...’ın telefonunun ise olay günü saat 21.00 ila saat 23.22 arasında sinyal bilgilerinin bulunmadığı görülmüştür. Bu cihetle sanıkların olay vakti olan saat 22.00 sıralarında suç mahallinde olup olmadıkları şüphede kalmıştır. Bir an için eylem saatinde sanıkların bu bölgede bulunduklarının tespiti hâlinde dahi başka bir nedenle de orada olma ihtimalleri karşısında tek başına bu husus suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabul etmek için yeterli değildir. Belli edilen zaman aralığında sanıkların telefonlarından sinyal bilgilerinin kesilmiş olması, telefonların özellikle kapatıldığı şeklinde aleyhe yorumlanmamalıdır. Olayı gören görgü tanığı olmadığı gibi eylem anına ve eylemi gerçekleştiren şahısların kimliklerinin tespitine yarayan bir kamera kaydı da bulunmamaktadır. ... yargılama aşamasında suçta kullanılan aracı kapalı garaja park eden şahsın, huzurda bulunan sanıklar olmadığını beyan etmiştir. Sanıklar da tüm aşamalarda ısrarlı bir şekilde maktul ve ailesine husumet beslemediklerini, maktulü kendilerinin öldürmediğini savunmuşlardır. Mahallinde sanıklara ait bir bulgu da ele geçirilemeyen somut olayda, sanıkların ağabeylerinin 2009 tarihinde maktulün ağabeyi tarafından öldürülmüş olmasından tek başına isnat edilen eylemin sanıklar tarafından ika edildiği sonucuna ulaşmak mümkün görünmemektedir. Aksi hâlde, içeriği inceleme dışı sanık ... tarafından kabul edilmeyen, ...'ın imzasının dahi bulunmadığı CMK'nın 148. maddesine muhalefet edilerek düzenlenen 05.11.2017 tarihli tutanağa zımnen delil değeri atfedilmiş olur ki, bu husus Anayasa'nın 38/6. ve CMK'nın 217. maddelerine açıkça aykırılık teşkil eder. Bahse konu tutanak içeriği hiçbir şekilde dikkate alınmadan geriye kalan ispat araçları muvacehesinde, mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması ve tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmeyen sanıkların müsnet eylemi işledikleri yönünde vicdani kanaat oluşturması bakımından yeterli olmadığı anlaşılmakla in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince ispat edilemeyen suçtan beraat kararı verilmelidir." açıklamasıyla, Çoğunluk görüşüne katılmayana on bir Ceza Genel Kurulu Üyesi de; benzer gerekçelere dayalı olarak sanıklara isnat edilen suçun sabit olmadığı düşüncesiyle, Karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2-Dosyanın, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de bilgi amacıyla Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde yapılan birinci müzakerede oy birliği ile eksik araştırma bulunmadığı sonucuna ulaşılmakla birlikte, yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığı için suçun sabit olup olmadığına ilişkin uyuşmazlık bakımından ise 01.07.2026 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/34, K. 2026/447, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2024-34-e-2026-447-k-ba0c231ee637