Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/6568 E. 2026/5263 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/6568
Karar No
2026/5263
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/274 E., 2026/425 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/87 E., 2025/411 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... (Bakanlık) 22.10.2024 tarihli ve 420890 sayılı yazısı ile başvuru tarihi olan 21.10.2024 itibarıyla işyerlerinde çalışan toplam 270 işçinin 110’unun davalı ... Sendikasına (Sendika) üye olduğu ve Sendikanın işletme toplu iş sözleşmesi yapmak için aranan çoğunluğu sağladığına dair yetki tespiti yazısının 26.10.2024 tarihinde tebellüğ edildiğini, Şirketin 274 işçinin çalıştığı tek bir işyeri bulunduğunu, söz konusu işyerinin İşkolları Yönetmeliği'nin 12 sıra No.lu metal işkolunda yer aldığını, davalı Sendikanın ise İşkolları Yönetmeliği'nin 16 sıra No.lu işkolunda faaliyet gösterdiğini, Sendikanın ancak kurulu bulunduğu işkolunda toplu iş sözleşmesi yapabileceğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 22.10.2024 tarihli ve 420890 sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacı Şirkete ait ....0 33... 68.067 Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sicil No.lu işyerlerinin, müvekkili Sendika ile aynı işkolunda yer aldığını, davacı tarafından her ne kadar tek bir işyeri bulunduğu iddia edilmekteyse de SGK işyeri tescil kayıtlarından da görüleceği üzere ....033 SGK sicil No.lu işyerinin Mersin'de faaliyet gösterdiğini, davacı Şirketin ... SGK sicil No.lu işyerinin ise farklı bir adreste faaliyet gösterdiğini, davacının işkolu tespitine ilişkin itirazlarının ayrı bir yargılama konusu oduğunu, ayrıca 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 5. maddesi gereğince bekletici mesele dahi yapılamayacağını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından SGK'ya yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, dava konusu işverene ait olan ....0 33... 68.067 SGK sicil No.lu iki işyerinin yetki tespit başvurusunun yapıldığı tarih itibarıyla davalı Sendika ile aynı işkolunda yer aldığını, işverenin işkoluna dair itirazının dikkate alınamayacağını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işveren tarafından itiraz dilekçesinin görevli makama kaydettirilerek süresi içinde davanın açıldığı, davalı Bakanlıktan istenen işkolu tarihçelerine göre yetki tespitine konu işyerlerinin İşkolları Yönetmeliği'nin 16 sıra No.lu gemi yapımı ve deniz taşımacığı, ardiye ve antrepoculuk işkolunda olduğu, davacının işkolu itirazlarının eldeki davada değerlendirilme olanağı bulunmadığı, davalı Sendikanın yetki tespitine konu işyerlerinde 6356 sayılı Kanun'un 41. maddesine göre gerekli çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aynı işyerine dair davalı Bakanlığın 06.08.2018 tarihli ve 57270 sayılı olumlu yetki yazısının iptali yönündeki bozma ilâmının işbu dosya yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, ... SGK sicilli işyerinin metal işkolunda olduğunun söz konusu bozma ilâmı ile sabit olduğunu, yetki tespitine konu birimlerin tek bir işyeri oluşturduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 41. ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Objektif iyiniyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kuralını düzenleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2. maddesi, bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanmasını kanunun korumayacağını belirtmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında düzenlenen, hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralının amacı, hâkime özel ve istisnai hâllerde (adalete uygun düşecek şekilde) hüküm verme olanağını sağlamaktadır. Bir hakkın kullanılmasının açıkça adaletsizlik oluşturduğu, gerçek hakkın tanınması ve bireyin korunması için tüm hukuki yolların kapalı bulunduğu zorunluluk hâllerinde, 4721 sayılı Kanun’un 2. maddesi uygulama alanı bulur ve olağanüstü bir imkân sağlar; haksızlığı düzeltici, kanundaki kuralları tamamlayıcı fonksiyonunu yerine getirir ( İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 25.01.1984 tarihli ve 1983/3 Esas, 1984/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Diğer taraftan, kullanılan hak soyut değil somut olaylara dayanmalıdır. Eğer bir olayda, objektif iyiniyet kurallarına aykırılık varsa, burada hakkın kötüye kullanımı söz konusudur. Objektif iyiniyet kurallarını, her olayda geçerli kabul edilebilecek bir ölçü bulmak mümkün değildir. Hak sahibinin hakkını kullanmada iyi ya da kötüniyetli olduğunu saptamak kullananın iç dünyası ile ilgili olduğundan bunu belirlemek oldukça güçtür. Dolayısıyla her somut olayda, iyiniyet kurallarına aykırılığın olup olmadığının kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Kuşkusuz hakkın kötüye kullanımının söz konusu olması durumunda, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğundan, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı ve evrensel hukuk ilkeleri arasında yer alan hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ilkesi iş hukuku alanında da göz önünde bulundurularak, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Somut uyuşmazlıkta daha önce gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk işkolunda kurulu dava dışı ... Sendikası (... Sendikası) tarafından yapılan başvuru üzerine Bakanlığın 06.08.2018 tarihli ve 57270 sayılı yetki tespit kararı ile davacı işverene ait ....0 33... 68.067 sicil No.lu iki işyerinden oluşan işletmede başvuru tarihi olan 31.07.2018 itibarıyla dava dışı ... Sendikasının toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gereken çoğunluğu sağladığının tespit edildiği, söz konusu yetki tespitine davacı işverence yapılan itiraz üzerine görülen davada Dairemizce (Dairemizin 06.07.2023 tarih ve 2023/8160 Esas, 2023/11156 Karar) 06.08.2018 tarihli ve 57270 sayılı yetki tespiti kararının iptaline kesin olarak karar verildiği, anılan davada davacı işverence ... sicil No.lu işyerinin işkolu değişikliğine itiraz edildiği ve davacının söz konusu değişikten haberdar olmadığının söylenemeyeceği, buna karşın davalı Sendikanın yetkili olduğunun tespit edilmesine kadar geçen yaklaşık altı yıllık dönemde 6356 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen sürecin işletilmesine dair bir başvuruda bulunmadığı, Bakanlığın 22.10.2024 tarihli ve 420890 sayılı yazısı ile davalı Sendikanın yetkili olduğunun tespiti üzerine işyerinin farklı işkolunda faaliyet gösterdiği ve resen işkolu değişikliği yapılamayacağı ileri sürülerek bunun sonuçlarından faydalanmaya çalışılmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, bu konuda davacı işverenin kötüniyetli olarak ve davalı Sendikanın yetki almasını engellemeye yönelik hareket ettiği, dürüstlük kuralı gereği korunmayacağının anlaşılmasına göre davacının işkoluna dair itirazı yerinde görülmemiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/6568, K. 2026/5263, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-6568-e-2026-5263-k-c12d9ee2f8bd