Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/6204 E. 2026/5313 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6204
- Karar No
- 2026/5313
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1071 E., 2025/1494 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/429 E., 2021/507 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.08.1997 - 20.09.2019 tarihleri arasında alt işveren firmaların işçisi olarak çalıştığını, en son net 3.581,76 TL aylık ücret aldığını, işyerinde haftanın 6 gününde 08. 30... .30 saatleri arasında çalıştığını, 2011 yılı öncesi dönemlerinin yıllık ücretli izin haklarının verilmediği, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili İdare ile dava dışı firmalar arasında imzalanan sözleşmelerde ve şartnamelerde personele ilişkin sorumlulukların yükleniciye ait olduğunun belirtildiğini, bu nedenle müvekkili İdareye sorumluluk atfedilemeyeceğini, davacının taleplerine karşı zamanaşımı def'i ileri sürüldüğünü, kıdem tazminatı yönünden müvekkili İdareye fesih bildirimi yapılmadığını, davacının izin ücreti alacağına ilişkin iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davacının yasal süreleri aşan çalışmalarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini, davacının kullanmadığı yıllık izinlerinin olduğu, davacının fazla çalışma yaptığını tanık beyanları ile ispat ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 2. Davacının haklı neden bildirmeden iş sözleşmesini feshettiğini, kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, 3. Davacının fazla çalışma yapmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, 4. Mahkemece faiz türü ve başlangıçlarına hata yapıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti alacağı ile faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin sona ermesi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalıya ait işyerinde 16... gün çalışması bulunan davacının 1998-2011 yılları arasındaki çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabul edilerek 100 günlük yıllık ücretli izin karşılığı alacak hesabı yapılmıştır. Davacının 1998-2011 yılları arasındaki çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına aykırı bulunduğundan, 6100 sayılı Kanun’un 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; mahkemece, davacı asılın bu çalışma süresi boyunca yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı konusunda beyanı alınmalı bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.