Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/5507 E. 2026/4799 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5507
- Karar No
- 2026/4799
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/387 E., 2026/709 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/204 E., 2025/551 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Sendika üyesi olan 5 personelin üyelikten çekilme formunun davalı ... Başkanlığının (Belediye) evrak kaydına 15.04.2025 tarihinden sonra girdiğini, bu nedenle 15 Mayıs'ta bu 5 personelin davalı ... Sendikasının (Sendika) değil, müvekkili Sendikanın üyesi olarak sayılması gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı ... tarafından yapılan kamu görevlileri sendikası üye sayılarının tespitine ilişkin istatistiklere itirazlarının kabulüne, müvekkili Sendikanın 15... tarihi itibarıyla üye sayısının tespitine ve en fazla üyeye sahip olması durumunda yetkili sendika olduğunun tespitine, toplantı tutanağı formunun bu tespite bağlı olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine, 06.07.2025 tarihli ve 32948 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2025 Temmuz İstatistikleri Hakkında Tebliğ'in bu tespite bağlı olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... (Bakanlık) vekili cevap dilekçesinde; söz konusu kanun maddeleri uyarınca, sendika üyesi kamu görevlilerinin üye ve üyelikten çekilme formları ile üye kesinti listelerine ait bilgi ve belgelerin müvekkili Kurum kayıtlarında yer almadığını, Bakanlığın kendisine gönderilen tutanaklara göre işlem yaptığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; Bakanlıkça yapılan tespit konusunda herhangi bir işlem tesis etmeyen, herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili Sendikaya açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, sendika üyesi olmanın ve ayrılmanın Devlet memurları ile kamu çalışanlarının serbest iradelerine bağlı olduğunun açık olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkili İdare tarafından 09.04.2025 tarihinde üyelikten çekilme işlemi yapılarak davacı tarafa işbu çekilme iradesini gösteren formların gönderildiğini, zira görüleceği üzere davalı İdareye bağlı üyeler tarafından çekilme iradesinin açıkça 15 Nisan tarihinden önce gönderildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlık konusu 5 kişinin sendika üyeliğinden çekilme formlarını 07.04.2025 tarihinde davalı Belediyeye verdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında sendika üye sayılarına ilişkin tespitin ve istatistiğin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlık hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken nitelikte olduğundan 6100 sayılı Kanun’un 266. maddesine aykırı olarak İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu alınması hatalı ise de bu durum sonuca etkili görülmediğinden eleştiri ile yetinilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.