Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2884 E. 2026/5119 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2884
- Karar No
- 2026/5119
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/2 E., 2026/162 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/208 E., 2025/337 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İzmir Rehberlik ve Teftiş Grup Başkanlığının 21.09.2023 tarihli ve 2082 sayılı, 08.11.2023 tarihli ve 2518 sayılı görev ve emirleri uyarınca ... bünyesinde gerçekleştirilen teftiş sonucunda "işçileri sürekli olarak fazla çalıştırarak, yönetmelik usul ve esaslara aykırı izin kullandırarak, izinleri kanun maddesine aykırı bölerek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56-60 - 63.maddelerine muhalefet" tespiti yapıldığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 56. maddesi uyarınca Şirket işçilerinin kullanımına yıllık izinlerinin bir bölümü on güne tamamlanacak şekilde ilave izin tanımlaması yapılması gerektiği tespitleri yapıldığı, işbu raporda yapılan tespit, değerlendirmeler ve en nihayetinde uygulanmak istenen "ilave izin tanımlaması" uygulaması hukuka ve usule aykırı olup raporun bütünüyle iptali gerektiğini ileri sürerek 05.01.2024 tarihli 11095/İNC/1,11126/İNC/1 sayılı ... Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından hazırlanan müfettiş raporunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen müfettiş raporunda yapılan tespitlerin yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4857 sayılı Kanun'da 10 günden az kullanılan yıllık izin süreleri için ilave izin hakkı tanımlanarak 10 günlük blok iznin kullandırılmasının sağlanması gerektiğine ilişkin hüküm bulunmadığı hâlde teftiş raporunda yasaya aykırı olarak tespitte bulunulması nedeniyle ... Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.01.2024 tarihli ve 11095/İNC/1,11126/İNC/1 sayılı teftiş raporundaki, işçilerin izin kullanım sürelerinin bir bölümünün 10 günün altında olan izinlerde işçilere izin süresinin bir bölümü 10 gün olacak şekilde ilave izin tanımlaması yapılması gerektiğine ilişkin kısmının ve buna bağlı olarak işverence yerine getirmesi gereken hususlar başlıklı tutanakta gösterilen işçiler için tanımlanacak yıllık izin sürelerine ilişkin tespitin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya idari para cezası uygulanmasının yanı sıra, aynı ... nedeniyle bir kısım işçinin kalan artık izin gününe ilave izin günü eklenerek 10 güne tamamlanması ve bunun kullandırılması gerektiğinin tespitini haklı kılacak yasal dayanak bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde savunduğu şekilde iptali istenen teftiş raporunda bir hata bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, müfettiş raporunun iptali talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.