Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/667 E. 2026/5114 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/667
Karar No
2026/5114
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1311 E., 2025/1797 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/665 E., 2025/82 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.04.2012-26.08.2022 tarihleri arasında davalı işyerinde garanti danışmanı olarak çalıştığını, ücretinin kuruma eksik bildirilmesi ve alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, ücretinin aylık 6.500,00 TL olduğunu, davalı işyerinde prim uygulamasının da bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ödenmeyen fazla çalışma alacağının bulunmadığını, davacının üzerine düşen görevi gerekli özen ve dikkati göstermeksizin yapmış olması ve ihmali davranışları nedeni ile 08.07.2021 tarihinde ... Şirketi tarafından müvekkil Şirkete 153.149,00 TL ceza kesildiğini, davacı taraf işten çıktıktan sonra yapılan denetimde yine davacının sebep olduğu hata ve ihmaller nedeni ile müvekkil Şirkete yeniden ceza kesildiğini bu sebeple davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan emsal ücret araştırmaları, tanık beyanları da göz önüne alınarak davacının en son iddia ettiği gibi 6.500,00 TL net / 7.647,06 TL brüt ücretle çalıştığı, davacıya ait bordroların incelenmesinde 2017/7,8,9,10,11,12, 2018 yılı, 2019 yılı, 2020/2,7,10,11,12, 2021/1,2,4,8, 10... /2,3,4,5,6,7,8. aylarına ilişkin bordroların davacının imzasını taşıdığı ve fazla çalışma ücreti tahakkukunun bulunduğu, davacının kabul edilen aylık ücret miktarı üzerinden yeniden hesaplama yapılarak ödenen miktarın mahsup edildiği, diğer dönemler yönünden tanık beyanları ile fazla çalışmanın ispatlandığı, aynı hususların ulusal bayram ve genel tatil alacağı yönünden de mevcut olduğu, davacının ücretinin kuruma eksik bildirildiği ve ödenmeyen alacaklarının bulunması sebebiyle kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece bordrolarda tahakkuk bulunan fazla çalışma saatiyle bağlı kalınarak tespit edilen gerçek ücret üzerinden fazla çalışma ücreti alacağının belirlenerek tahakkukların mahsup edilmesinin doğru olduğu, dosyaya sunulan iş sözleşmesinde fazla çalışmanın aylık ücrete dâhil olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığı, 2019/4. ayındaki resmî tatil tahakkukunun yapılan hesaplamada dikkate alındığı, tanıkların aylık ücretin bir kısmının elden bir kısmının bankadan ödendiğini doğruladıkları, yapılan emsal ücret araştırmasında gelen cevaplardan bir kısmının davacının talebini aştığı, emsal ücret araştırması sonuçları, tanıkların ücrete dair beyanları, davacının yaptığı iş (garanti uzmanı) ve 10 yıllık kıdemi dikkate alındığında davacının iddia edilen ücretle çalıştığı yönündeki Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, davalı vekili her ne kadar son ay bordrosunda görünen yıllık izin ödemesinin bankadan ödenip ödenmediği denetlenmeden hüküm kurulduğunu ileri sürmüşse de, yargılama aşamasında dosya arasına alınan Akbank ve Garanti Bankası kayıtlarında (fesihten sonraki tarihleri de gösterecek şekilde istenilmiştir) bahsi geçen ödemenin görünmemesi nedeniyle mahsup işlemi yapılmadan alacağın hüküm altına alınmasında hata bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğini, 2. Fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğunu, 3. Ücretin hatalı hesaplandığını, 4. Fazla çalışma ücretinin hatalı hesaplandığını, fark ücrete dayalı hesap yapılan dönem yönünden indirim yapılmamasının hatalı olduğunu, 5. Ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hatalı hesaplandığını, 6. 11 ay eksik ücret almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 7. Yıllık izin ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fesih, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücrete ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/667, K. 2026/5114, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-667-e-2026-5114-k-4142201a78ac