Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2459 E. 2026/5104 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2459
- Karar No
- 2026/5104
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/25 E., 2025/2582 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/432 E., 2023/370 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.08.2013-05.05.2022 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde en son ... şube müdürü olarak aylık net 8.000,00 TL ücretle çalıştığını, fazla çalışma ücretleri ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle davacı tarafından feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı işyerinde 06.06.2016-05.12.2022 tarihleri arasında çalıştığını, öncesinde ise acentede çalıştığını, davalının bu döneme ilişkin alacaklardan sorumlu olmadığını, acente ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının bu dönemde Karlıdağ Acentesi İ.P. işyerinde çalıştığını, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılması hâlinde karşılığının bordrolarda tahakkuk ettirilerek davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Kurumu kayıtları, dosya kapsamındaki deliller ile tanık beyanlarından acentelik sözleşmesi adı altında yapılan faaliyetin esasen davalı Şirketin asıl işinin bir bölümü olduğu dikkate alındığında dava dışı İ.P. ile davalı Şirket arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, dava kısmi dava olarak ikame edildiğinden belirsiz alacak davası açılamayacağına dair davalı istinafına değer verilmediği, davacının fesih tarihi itibarıyla ödenmemiş fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğunun anlaşılması nedeniyle ilk Derece Mahkemesince kıdem tazminatına hükmedilmesinin yerinde görüldüğü, çalışma saatlerini gösteren kayıtlar sunulmadığından tanık anlatımları doğrultusunda belirlenen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasının yerinde görüldüğü; ayrıca yapılan indirimin, hesaplanan alacak tutarına, yapılan işe ve hesaplamaya esas döneme kıyasla yerinde olduğu, davalı tarafça bilirkişi raporuna karşı yazılı beyanda bulunulmadığının görüldüğü, davalı vekilinin hükme esas bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürdüğü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 357. maddesi gereğince ilk derece yargılamasında ileri sürülmeyen hususlar istinaf aşamasında dikkate alınamayacağından anılan istinafın reddi gerektiği, diğer yandan davalı tarafa ıslah dilekçesi 23.09.2023 tarihinde tebliğ olunmasına rağmen, davalı tarafça süresinden sonra 10.11.2023 tarihli beyan dilekçesi ile ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunduğu, Mahkemece süresinde ileri sürülmeyen ıslaha karşı zamanaşımı def’inin dikkate alınmamasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Zamanaşımı def’inin değerledirilmediğini, 2. Davacının davalı Şirkette sadece 06.06.2016-05.12.2022 tarihleri arasında çalıştığını, 3. Davalı Şirket ile dava dışı acente arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu kabulünün hatalı olduğunu, acentelik sözleşmesinin geçerli olduğunu, 4. Davacının istifa ettiğini, kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, ücretlerinin ödenmediği iddiasını ispatlayamadığını, 5. Davacının fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerektiğini, çalıştığı döneme ilişkin tüm fazla çalışma ücretlerinin bordrolarda gösterilerek davacıya eksiksiz olarak ödendiğini, 6. Davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığında karşılığının ödendiğini, 7. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı, dava konusu tazminat ve alacaklardan davalının sorumluluğu ve zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.