Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2149 E. 2026/5097 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2149
Karar No
2026/5097
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1350 E., 2025/2904 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/502 E., 2024/421 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.1990 tarihinde çalışmaya başladığını, 22.12.2016 tarihinde emekli olması sebebiyle ... Kurumu kayıtlarında çıkış verdiğini, ancak davacının 22.06.2021 tarihine kadar davalı Şirkette sürekli ve kesintisiz fiilen çalışmaya devam ettiğini, davalı Şirketin haklı ve geçerli sebep bildirmeden davacının iş sözleşmesini feshettiğini, davalı Şirketin son zamanlarda ödemelerini yapmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, bakiye ücret, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının emekli olduktan sonra işyerinde sigortasız çalışmaya devam ettiği görgüye dayalı bilgisi olan davacı tanık beyanları ile ispat edildiği, buna göre davacının 01.02.1990-30.05.1995, 01.09.1996-10.05.2001, 09.10.2006-04.09.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı ve davacının hizmet süresinin 23... ay 6 gün olduğunun anlaşıldığı, davacı vekili müvekkilinin iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini beyan ettiği, davalı işverence iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğine ilişin kanıt sunulmadığı, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dosya içeriğinde davacının yıllık iznini kullandığına dair yazılı belgelerin sunulmadığı, davacı isticvabında yıllık izinlerini kullanmadığını beyan ettiği, yıllık izin ücreti alacağının hesaplandığı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının, davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgileri olan dönem için kanıtlandığı, davacı vekilinin davacıya ücretinin eksik ödendiğini ve eksik ödeme yapılan ay ve miktarları belirttiğinin anlaşıldığı, davacının ilk itirazında 20 19... Mart, Haziran aylarına ilişkin ücret alacağı olduğunu beyan ettiği, ödendiği belirtilen kısımlar mahsup edilerek davacının ücret alacağının tespit edildiği, asgari geçim indirim alacağının da bulunduğu belirtilerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının kabulüne, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davacının hiç yıllık izin kullanmamasının kabulünün mümkün olmadığını, 3. Davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hakkının bulunmadığını, 4. Davalı işyerinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma olmadığını, alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına lişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2149, K. 2026/5097, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2149-e-2026-5097-k-ddfc8e6cc737