Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2207 E. 2026/5134 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2207
- Karar No
- 2026/5134
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1844 E., 2025/1958 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/595 E., 2025/262 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 01.04.2018 tarihinde davalı ... (Banka) nezdinde İstanbul’da uzman yardımcısı ünvanıyla işe başladığını, 2021 yılı Mayıs ayında Dış İşlemler Operasyonları Daire Başkanlığı Giden Transferler biriminde görevlendirildiğini, dava tarihi itibarıyla aynı Daire Başkanlığına bağlı olan İzmir Kambiyo Operasyon Merkezinde çalışmaya devam ettiğini, davalı Banka'da 2021 yılından itibaren "Genel Müdürlük Performans Sicil Puanlama Sistemi" uygulamasına başlandığını, bu sistemde; öncelikle personelin kendisini belirlenmiş olan kriterlere göre yazılı gerekçeler belirterek puanladığını, sonrasında 1. derece sicil amiri olan bölüm müdürü tarafından aynı kriterler üzerinden yine yazılı gerekçeler belirtilerek puanlama yapıldığını, daha sonrasında 2. derece sicil amiri olan daire başkanı tarafından bölüm müdürlerinin verdiği puanlar ve gerekçeler baz alınarak 20 puan üzerinden bir puanlama daha yapıldığını, daire başkanının yapmış olduğu bu puanlamanın Banka mevzuatına göre hesaplandığını, verilen puanın gerekçelerinin yazılı olarak bulunmadığını, tüm bu puanlamaların sonucu olarak personelin nihai bireysel performans puanının oluştuğunu, söz konusu sistemin banka personelinin iş hayatlarında ünvan, terfi, yöneticilik gibi tüm süreçlerinde olumlu yönde direkt olarak etki ettiği gibi görev yeri değişikliği, işten çıkartılma gibi yaptırımlarla da olumsuz anlamda sonuçlar yarattığını, yine davalı Bankada performans sistemine bağlı olarak prim sistemi bulunduğundan banka personelini maddi açıdan da etkilediğini, davacı için 2022 yılından itibaren üç farklı bölüm müdürü tarafından yazılı gerekçelendirmelerle yüksek puanlamalar yapılmış ise de bölüm müdürlerinin puanlamaları üzerinden değerlendirme yapması gereken daire başkanı tarafından 2022 yılından itibaren gerekçe gösterilmeksizin düşük puan verildiğini, davacının 2022 yılı Aralık ayında İzmir iline tayini çıkmış olduğundan daire başkanı ile aynı şehirde çalışmadığını, davacının düşük puan verilme gerekçesini Banka içi konuşma uygulaması üzerinden bölüm müdürlerine sormasına karşın somut ve objektif bir gerekçenin sunulmadığını, bu yazışmaların Banka yazışma sisteminde kayıtlı olduğunu, davalı Bankada 2022 yılı için bir kez, 20 23... yılları için iki kez performans sicil puanlaması raporu hazırlandığını, bölüm müdürleri tarafından davacıya sırasıyla 100 puan üzerinden; 84,20, 84,20, 82,80, 82,80, 82,80 performans sicil puanı verildiği hâlde, aynı dönemler için daire başkanı tarafından sırasıyla 64,55, 09,50, 61, 43, 25... ,95 performans sicil puanlaması yapılmış olduğu, davacı tarafından mevcut durumun sebebinin Banka prosedüründe sorulmasına karşın İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı tarafından; sadece 20 23... . dönemin mevcut mevzuattan farklı puan hesaplamasıyla yapıldığının belirtildiğini, diğer tüm dönemler için yasal ve idari hiçbir yazılı gerekçe sunulmadığını, Genel Müdürlük Performans Prim Hesaplama Sistemi Yönergesi'nde daire başkanı değerlendirme puanının maksimum 20 puan olduğunun düzenlendiğini, ancak davacıya verilen cevapta 2023/1. dönem performans puanının daire başkanı değerlendirmesinin 50 puan üzerinden verildiğinin belirtildiğini, bu farklılığın neden kaynaklandığının ve aynı dönemde aynı görev grubu için aynı uygulamanın yapılıp yapılmadığının açık olmadığını, davacının işe başladığı ilk günden itibaren çalıştığı her birimde işini layıkıyla yapmış olduğunu, hakkında tebliğ edilen hiçbir şikâyet, uyarı, idari soruşturma, adli soruşturma ve disiplin soruşturması bulunmadığını, üç farklı bölüm müdürünün puanlaması ve yazılı görüşlerinin yanı sıra sicilinde tek bir sorun dahi bulunmayan davacı hakkında M.E. isimli daire başkanı tarafından yapılan ve sistematik olarak süregelen bu puan düşürme sürecinin hiçbir somut ve objektif dayanağı olmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı bulunduğunu ileri sürerek M.E. isimli daire başkanı tarafından davacı hakkında yapılan 2022, 2023/1. dönem, 2023/2. dönem, 2024/1. dönem, 2024/2. dönemlerine ait sicil puanlamalarının iptali ile sayılan dönemler bakımından daire başkanı puanlamalarının bölüm müdürü puanlamalarına yükseltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tespit davası türünde açılan bu davada davacının taleplerinin açıklanması gerektiğini, davacının puanlamanın iptali ile Mahkemenin davalı yerine geçerek puanlama yapmasını talep ettiğini, bu şekilde bir puanlamanın davalının yönetim hakkına müdahale niteliğinde olduğu ve kararın ancak bir tespit hükmü içerebileceğini, davacı tarafından her ne kadar kendisine daire başkanı tarafından verilen performans puanının 1. amirin verdiği puan seviyesine yükseltilmesi talep edilmekte ise de bu iddiasının makul bir gerekçeye dayanmadığını, davalı Bankanın yönetim hakkı çerçevesinde işyerinde gerekli düzenlemeleri yapma yetkisine sahip olduğunu, bu kapsamda verilen performans puanlarının davaya konu edilmesinin yönetim hakkına müdahale olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde, davalı işveren temsilcisi tarafından davacı hakkında düzenlenen 2022, 2023/1. dönem, 2023/2. dönem, 2024/1. dönem ve 2024/2. döneme ait sicil puanlamalarının iptalinin ve bu iptal sonucu tüm dönemler bakımından daire başkanı puanlamalarının bölüm müdürü puanlarına yükseltilmesinin talep edildiği, davalı işveren Bankada uygulanan performans puanlama sisteminin objektif esaslara göre düzenlenip düzenlenmediğinin değerlendirilmesi amacıyla davalı Bankadan 2022 yılından itibaren "Genel Müdürlük Performans Prim Sistemi" adlı genel uygulamanın esaslarına ilişkin bilgi ve belgeler ile daire başkanlıklarından iletilmiş olan performans puanlama örnekleri ve davacının 2022, 2023/1 ve 2, 2024/1 ve 2. dönemlerine ait performans sonuç raporlarının talep edilmiş olduğu; ancak davalı tarafça dosyaya herhangi bir belgenin sunulmadığı, bu yönleriyle davalı işveren Bankanın sicil notlarının düzenlenmesinde objektif esaslara uyulduğunun ispatlanamadığı, buna göre davacının isteminin yerinde olduğu kanaatine varıldığı ve davalı Bankanın Dış İşlemler Operasyonu Daire Başkanlığında kıdemli uzman olarak görev yapan davacı hakkında, 2022, 2023/1. dönem, 2023/2. dönem, 2024/1. dönem ve 2024/2. dönem bireysel performans formlarında daire başkanı olarak M.E. tarafından düzenlenen sicil puanlamalarının iptaline, tüm dönemler için daire başkanı puanlamalarının bölüm müdürü puanlarına yükseltilmesi talebinin ise söz konusu işlemlerin davalı Bankanın idari işlemi niteliğinde olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işveren temsilcisi tarafından davacı hakkında düzenlenen 2022, 2023/1.dönem, 2023/2. dönem, 2024/1. dönem ve 2024/2. döneme ait sicil puanlamalarının iptali ve bu iptal sonucu tüm dönemler için daire başkanı puanlamalarının bölüm müdürü puanlarına yükseltilmesi talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince 12.11.2024 tarihli müzekkere ile davacının şahsi sicil dosyasının gönderilmesinin davalıdan istenildiği, 2 hafta içinde cevap verilmediği takdirde dosyadaki mevcut belgelere göre karar verileceğinin ihtar edildiği, müzekkerenin 18.11.2024 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından evrak ibraz edilmediği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı tarafından ispat yükünün davacıda olduğunun iddia edildiği; ne var ki işverenin sicil notu verirken takdir hakkını keyfi kullanıp kullanmadığı hususunda somut olarak olgu ve işlemleri ortaya koyması gerektiği, verilen kesin süreye rağmen delillerin sunulmadığı, İlk Derece Mahkemesinin kararının bu yönüyle doğru olduğu, ancak iş mevzuatı kapsamında işlemin iptali yönünde karar verilmesinin usule ve kanuna uygun olmayacağı bu nedenle kararın bu yönüyle kaldırılması ve işlemin hukuka uygun olmadığının tespiti yönünde yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden kurulan hükümle; davacı hakkında 2022, 2023/1 ve 2, 2024/1 ve 2. dönem bireysel performans formlarında, yönetici sıfatıyla puanlama yapan M.E. tarafından düzenlenen sicil puanlamalarının hukuka aykırı olduğunun tespitine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar ile herhangi bir dayanak gösterilmeksizin Banka yöneticisinin verdiği sicil puanlarının hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmiş olduğunu, 2. Davacının davasını ispatlayamadığını, 3. Davacının bölüm yöneticisi tarafından yapılan değerlendirmede de; 20 23... . döneminde 84,20 puan ile 23 kişiden 16. sırada, 20 23... . dönemi, 20 24... . ve 2. dönemlerinde ise 82,80 puan ile 21 kişiden 17. sırada yer almakta olduğunu, dolayısıyla doğrudan müdürü tarafından yapılan değerlendirmelerde de sıralamasının yüksek olmadığını, 4. Davalı Banka bünyesinde davacının iddia ettiği üzere gerekçesiz bir sicil notu uygulaması bulunmadığını, yapılan tüm puanlamaların Banka yetkinlik çerçevesi dâhilinde, kurallara bağlı ve kişi ile yöneticisinin mutabakatı çerçevesinde ilerlediğini, aynı daire başkanlığına bağlı bölüm müdürlerinin birinci amir olarak personeline yaptığı değerlendirmelerin, bölümler arası doğabilecek farklılıkları gidermek amacıyla daire başkanı tarafından kalibre edildiğini, oluşan puanın bölüm ve birim içindeki sıralama ile anlam kazandığını, performans değerlendirmelerinin, "sayısal performans+yetkinlik değerlendirmeleri+yönetici değerlendirmesi" olmak üzere sistematik kurallar çerçevesinde yürütüldüğünü ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Banka çalışanı davacı işçi hakkında daire başkanı olan M.E. tarafından düzenlenen bireysel performans formlarındaki sicil puanlamalarının hukuka aykırı şekilde belirlendiğinin tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.