Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1428 E. 2026/4051 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1428
Karar No
2026/4051
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1646 E., 2025/2406 K. DAVA TARİHİ : 24.08.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/482 E., 2023/281 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafından temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kalmaktadır. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurumda operatör olarak çalıştığını, 1985 yılında işe başladığını, 26.08.2016 tarihinde iş sözleşmesinin askıya alındığını ve 22.11.2016 tarihinde Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildiğini, davacının hüküm giymemesine rağmen örgüt üyeliği şüphesiyle iş sözleşmesinin feshinin haklı fesih olmadığını, kıdem tazminatının ödenmesi gerektiğini, sözleşme feshedilirken ihbar süresine uyulmadığını, bu nedenle ihbar tazminatı alacağının bulunduğunu, davacıya 15.08.2016 tarihinden iş sözleşmesinin askıya alındığı 26.08.2016 tarihine kadarki çalışmaları karşılığında ödenmesi gereken ücretleri için herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkiline iş sözleşmesinin askıya alındığı tarihe kadar ki çalışma dönemine ait ödenmesi gereken 17 yevmiyelik ikramiyesinin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret ve prim/ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından idare aleyhine Çorum 1. İş Mahkemesinin 2016/608 Esas, 2018/212 Karar sayılı dosyası, Çorum 2. İş Mahkemesinin 2017/612 Esas, 2018/427 Karar sayılı dosyası ve Çorum 2. İş Mahkemesinin 2017/657 Esas, 2018/606 Karar sayılı dosyalarında dava açıldığını, belirtilen dosyalar kapsamında davacının tüm alacaklarının faizleri ile ödendiğini, belirtilen dosyaların işbu dava konusunda mükerrerliğe sebebiyet verecek bir talep içermesi durumunda derdestlik ve kesin hüküm itirazı haklarını saklı tuttuklarını, davacının 1985 yılında daimi işçi kadrosuna atandığını, 02.02.2001 tarihine kadar mevsimlik işçi olarak çalıştığını, davacının daimi işçi kadrosuna atandığı tarihe kadar müvekkili İdare ile arasındaki iş ilişkisinin mevsimlik iş statüsünde olduğunu, davacının 02.02.2001 tarihinden itibaren küçük iş makinesi operatörü görevinde daimi işçi olarak çalıştığını, 22.11.2016 tarihinde 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (677 sayılı KHK) ile kamu görevinden ihraç edildiğini, davacının iş sözleşmesinin 677 sayılı KHK gereğince feshedildiğini, feshin yasaya uygun şekilde yapıldığını ve ihbar süresi kullandırılmadığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin 26.08.2016 tarihinde askıya alınarak çalışmasının durdurulduğunu, 22.11.2016 tarihinde ise KHK ile görevinden ihraç edildiğini, bu süreçte fiilî çalışması olmadığından ücret ve ikramiyeye hak kazanmadığını, davacının işe iade başvurusunun Olağanüstü Hâl (OHÂL) komisyonu ve idare mahkemesince reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/907 Esas, 2018/142 Karar sayılı kararı incelendiğinde; yapılan yargılama sonunda davacının terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün 08.10.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının iş sözleşmesinin ... silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı sebebiyle askıya alındığı, akabinde 22.11.2016 tarihli ve 677 sayılı KHK ile ihraç olduğu, davacının KHK ile meslekten çıkartılması işleminin iptali başvurusunun OHÂL İşlemleri İnceleme Komisyonunca reddedildiği, feshin haklı nedene dayandığı, davacının 15.08.2016 tarihinden sözleşmesinin askıya alındığı tarihe kadar geçen 11 günlük ücretinin ödendiğine dair dosya kapsamında bir belgeye rastlanılmadığından ücretin ödenmediği, eksik ödenen bakiye ikramiye alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının istinaf başvurusunun miktar bakımından kesinlik nedeniyle reddine, davacının iş sözleşmesinin doğrudan kanun hükmünde kararname ile gerçekleştiği, 677 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personeline İlişkin Tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde; ekli listede yer alan kişilerin başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı ve bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılamayacağının belirtildiği, davacının isminin de ilgili KHK'ya ekli listede olduğu, dolayısıyla davacının görevinin kanun niteliği taşıyan hukuki bir düzenleme ile sona erdiği; İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iş sözleşmesi ... üyeliği nedeniyle sona erdirilmişse de davacının üyelik nedeniyle hüküm giymediği, örgüt üyeliği şüphesi nedeniyle feshin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatının kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalının temyiz başvurusu kesinlikten reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesi 677 sayılı KHK gereğince feshedilen ve ... örgütüne bilerek isteyerek yardım ettiği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilen işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1428, K. 2026/4051, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1428-e-2026-4051-k-6235287cf554