Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1429 E. 2026/4052 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1429
Karar No
2026/4052
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3039 E., 2025/2739 K. DAVA TARİHİ : 11.12.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/427 E., 2025/319 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı Samsun Köy Hizmetleri Müdürlüğünde işe başladığı tarihten itibaren ... Sendikasına üye olduğunu, müvekkilinin burada işe başladığı tarihten kadrolu işçi statüsüne geçirildiği 2001 yılına kadar geçici mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 2001 yılında aynı Müdürlükte kadrolu işçi statüsüne geçildiğini, ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici mevsimlik işçilikte geçen çalışmalarının kıdem hesabında dikkate alınmadığını, yeni işe başlamış gibi işlem yapıldığını ve kadrolu işçi statüsünden önceki çalışmalarının kıdeminde dikkate alınmadığını, 2005 yılında Köy Hizmetleri Müdürlüğünün kapatılması ile tüm hak ve alacakların Samsun Büyükşehir Belediyesine devredildiğini ileri sürerek müvekkilinin daimi kadrolu işçi statüsünde tüm hak ve alacaklarıyla beraber geçirilme sırasında yapılan intibakın yanlış olduğunun tespiti ile müvekkilinin derece ve kademesi doğru şekilde tespit edilerek fark ücret, yıpranma primi, yasal ilave tediye ve akdi ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mevsimlik çalışmalarda iş sözleşmesinin 9 ay süreyle yapıldığını, bu süreden sonra iş sözleşmesinin sona erdiğini, kadroya geçtikten sonra da davacının iş makinaları şoför yardımcısı pozisyonunda çalıştığını, yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince davacının intibak işlemlerinin yapılarak 24.10.2013 tarihinde brüt 6.309,53 TL intibak ödemesi yapıldığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 2. kaldırma kararı üzerine davacının ücret farkı alacağının arabulucuya başvuru belgesinde yer aldığından arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği intibakın hatalı yapıldığı gerekçesiyle, zamanaşımı gözetilerek ve yapılan ödemenin mahsubu ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkeme kararında bir isabetsizliğin bulunmadığı, davalı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kademe ve derecesinin tespit edilerek intibak işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin yanlış yorumlandığını, davanın tümden reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının derece ve kademesinin tespiti ile buna göre fark ücret, yıpranma primi, ikramiye ve ilave tediye ücreti alacaklarının hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1429, K. 2026/4052, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1429-e-2026-4052-k-90a4fac9d86c