Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14951 E. 2026/1011 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14951
- Karar No
- 2026/1011
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2983 Esas, 2024/1376 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/14 Esas, 2022/110 Karar
Taraflar arasında görülüp kesinleşen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, Yargıtayca onanarak kesinleşen iş bu karara karşı davacılar tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan ... numaralı bireysel başvurusunun kabulü ile ihlalin sonuçları ortadan kaldırılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ...... ili, ... ... Mahallesinde kain 45 20... parsel sayılı taşınmazın 11/288 payının müvekkillerinin murisi olan ............adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın 33718 m²sinin davalı kurum tarafından kamulaştırma işlemi olmaksızın yol olarak kullanıldığını, başka hissedarlar adına aynı taşınmaz ile ilgili Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/12 Esas sayılı dosyası ile görülen ve karara bağlanan davada 89034 m²'nin ........... Bulvarı olarak kullanıldığı ve davalı ... Müdürlüğünün sorumluluk alanında kaldığının tespit edildiğini, bu nedenle kamulaştırmasız el atmadan dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 10.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 45 20... parselin geldisi olan 5 73... parselin 24.12.1964 tarihli ve 1964/277 sayılı umumi menfaat kararı gereğince 47459 m²lik kısmının 47.459,00 TL bedelle, yine 21.04.1969 tarihli ve 1969/61 sayılı kamu yararı kararı gereği 39771 m²lik kısmının 79.542,00 TL bedelle kamulaştırıldığını ve hak sahiplerine noter vasıtası ile tebliğ edildiğini, noter tebligatları ile birlikte 1964 tarihinde gazetede ilanen tebliğe çıkarıldığını, taşınmazda 1970 yılında fiilen el konularak yol halinde kullanıldığını, bir kısım hak sahiplerinin Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/611 Esas, 82/415 Karar sayılı dosyası ile ve yine bir kısım hak sahipleri tarafından aynı mahkemede 1965/466 Esas ve 1965/476 Esas sayılı dosyalardan tezyidi bedel davaları açıldığını, usulüne uygun kamulaştırma işlemleri nedeni ile kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazda el atılan bölümde bulunan davacılar payının iptali ile tapudan yol olarak terkinine, tespit edilen bedelin davalı taraftan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu yol ağının kurumlarınca Antalya Büyükşehir Belediyesine devredildiğinden, kurumları yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın usulünce kamulaştırıldığını, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmaz mukayesesinin doğru yapılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükmedilen tazminatın fahiş olarak belirlendiğini, taşınmazın değerinin tespit edilirken 1965 yılının esas alınması gerektiğini, taşınmazın tarım arazisi vasfında kabul edilmesi gerekirken arsa olarak kabulünün hatalı olduğunu, düzenleme ortaklık payı kesintisine ilişkin uygulamanın hatalı yapıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu ............. Karayolları Genel Müdürlüğünün 28.09.2015 tarihli ve 105.02/31312 sayılı yazısına istinaden 08.10.2015 tarihli ve 31385 sayılı Bakanlık Oluru ile yol ağından çıkarılarak Antalya Büyükşehir Belediyesine devredildiğinden kurumları yönünden husumetten ret kararı verilmesini talep etmiş ise de 25.01.2012 dava tarihi itibarı ile sorumluluk davalı ... Müdürlüğünde olduğundan bu savunmaya itibar edilmediği belirtilerek Anayasa Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2016/1107 sayılı kararı ile davacıların Anayasa'nın 35 inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinden, hükme esas, rapor ve ek raporda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas rapor ve ek raporda, taşınmazın metrekare değerinin (dava tarihi olan 25.01.2012 itibarıyla ) 2.317,46 TL/m² bulunarak, davacıların hisseleri nispetinde kamulaştırmasız el atma tazminatlarının hesaplandığı, hükme esas teşkil eden bilirkişi rapor ve ek raporunun denetime açık ve hüküm kurmak için yeterli olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2 Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.