İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/528 E. 2026/359 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/528
Karar No
2026/359
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/528 Esas - 2026/359 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2025/528 Esas KARAR NO : 2026/359

.... DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2025 KARAR TARİHİ : 06/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/05/2026 DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı yükleniciyle davalı iş sahibi arasında 11.02.2013’te “...." sözleşmesinin imzalandığını, yüklenici Kemal Çağlar Yurtsever'in müvekkili şirket bünyesine katılmasıyla birlikte işe müvekkili şirket tarafından devam edildiğini, 21.07.2015 tarihi itibariyle sizleşme davalı tarafça feshedildiğini, fesih sonrası bir takım alacakların tahsili istemiyle dava açıldığını, açılan davada .... Esas ve Karar sayılı ilamıyla "...Davanın kısmen kabulüne, 4.979.292,71 TL'nin 07.05.2015 dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verildiğini, istinaf başvurusu üzerine ....Esas ve Karar sayılı ilamıyla hükmün onandığını, kesinleşmiş mahkeme kararı kararıyla müvekkili şirketin alacağı yönünde 07.05.2015 tarihi itibariyle temerrüt oluştuğunun kabul edildiğini, .... Esas sayılı icra takip dosyasında yapılan ilamlı icra takibinde asıl alacak ve ferilerine mahsuben 03.08.2023 tarihinde 11.072.130,97 TL, 05.10.2023 tarihinde 1.051.631,55 TL ödeme yapılmak suretiyle ödemelerin ikmal edildiğini, müvekkili şirket lehine temerrüt faizinin yürütülmeye başladığı tarih ile ödeme tarihi arasında kalan dönemde ülkede ciddi bir enflasyonist ortam ortaya çıktığını, yabancı paranın değer artışı, altın fiyatlarındaki yükseliş, vadeli mevduat faizine ilişkin piyasada oluşan oranlar, devlet tahviline verilen faiz oranı ve asgari ücret artışı gibi ekonomik göstergeler dikkate alındığında müvekkili şirketin mahkeme kararıyla belirlenen alacağının ödeme tarihi itibariyle oluşan değer kaybı, temerrüt faiziyle karşılanamaz hale geldiğini, Yargıtay'ın yüksek enflasyon dönemleri için soyut yöntem benimsediği belirtilerek zararın USD, Euro, altın, ÜFE, TÜFE ve asgari ücret endeksleriyle hesaplandığında faizin zararı karşılamadığının ortaya çıktığını, örnek hesaplarda Dolar'da 38.000.000,00 TL, Euro'da 44.000.000,00 TL, gram altında 70.000.000,00 TL, ÜFE'ye göre 39.000.000,00 TL, TÜFE'ye göre 17.000.000,00 TL, asgari ücret miktarı üzerinden 45.000.000,00 TL fark hesaplandığını, bankaların 3 aylık mevduat ve devlet tahvili faiz verileri temin edildiğinde, bilirkişi tarafından net zararın saptanacağını, müvekkili şirketin davalı tarafa vermiş olduğu 19.06.2025 tarih ve 377180 evrak kayıt sayılı dilekçeyle 70.000.000,00 TL zararının bulunduğunu bildirerek bu ihtarnamenin davalı kayıtlarına alındığı tarihten itibaren üç günlük süre içerisinde müvekkili şirkete ödenmesi talep edilmişse de davalı tarafça bu ihtarnameye cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile .... Esas ve Karar sayılı ilamı gereği, davalı tarafından müvekkili şirkete yapılmasına hükmedilen alacağın temerrüt oluşmasına rağmen geç ödenmesi nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1 maddesi gereğince mahkeme kararıyla hüküm altın alınan alacağın temerrüt tarihiyle müvekkil şirkete ödeme tarihi arasında temerrüt faizi ile karşılanmayana zarara esas olmak üzere fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 24.06.2025 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanununun 2/2 maddesi uyarınca belirlenecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davacı vekili 09.04.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 36.376.811,55 TL'ye yükselterek harcını ikmal etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule ilişkin olarak dava konusu taleplere ilişkin olarak hüküm tesis edilmiş bir mahkeme kararı bulunduğundan davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacakların beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu nedenle zamanaşımı nedeni ile davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak, .... Esas sayılı dosyasında 17.06.2021 tarih 2021/457 karar sayılı ilamı ile kur farkı alacağı talebinin reddine davanın kısmen kabulü ile 4.979.292,71 TL'nin 07.05.2015 dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, mahkeme kararına karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve istinaf incelemesi neticesinde... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiğini, istinaf ilamına karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulduğunu ve temyiz incelemesi neticesinde; .... Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verildiğini, mahkeme kararının kesinleşmesi ile birlikte teminat mektubunun paraya çevrildiğini ve... 29.09.2023 ve 06.10.2023 tarihli bakiye borç muhtıraları ile sırasıyla 1.051.631,55 TL ve 3.335,00 TL ödeme yapıldığını, borcun infaz edilmesi ile kapandığını, müvekkili idarenin borcun gereğini zamanında icra dosyasına ödediğini ve alacaklı mahkeme kararı gereğince hükmedilen alacağı, avans faizi ile birlikte icra kanalı ile tahsil ettiğini, bu nedenle dava konusu munzam zarar şartları oluşmadığını, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğunun aksine ülkede belirli dönemlerde mevcut olan olumsuzluklardan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı aşkın zarar talebi, zarar olgusunun delili olarak kabul edilemeyeceğini, böyle bir karine olmadığından davacının bu yönde bir ispat kolaylığı bulunmadığını, bu nedenle dava konusu zararın ispatı, davacıya ait olduğunu, mahkeme kararı gereğince alacak kalemleri, avans faizi ile birlikte icra dosyasına ödendiğinden ve böylelikle davacının iddia etmiş olduğu zararını ispatlayamadığından soyut bir iddiadan başka hiçbir gerekçesi olmayan usul ve yasaya aykırı olarak açılan iş bu davanın reddi gerektiğini belirterek usule ilişkin itirazları doğrultusunda davanın öncelikle usulden, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE :Dava, munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 18/07/2025 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. .... sayılı karar örneğinin incelenmesinde; davacı ... ile ilgili olarak yapılan ihale sonrası ihalenin .... kaldığı, yapım devam ederken .... davacı şirket bünyesine katılarak işin yapımının davacı şirket tarafından devam ettirildiği, sözleşme kapsamında yapım işinden kaynaklı alacağın tahsili ve kur farkından kaynaklı alacağın tahsili istemiyle açılan davada yapılan yargılama sonucu 17.06.2021 tarihli kararla sözleşme kapsamında yapılan işlerden kaynaklı alacak davasının 4.979.292,71 TL üzerinden kabulü ile bu miktarın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kur farkına yönelik davanın reddine karar verildiği, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu,.... Karar sayılı 01.03.2022 tarihli kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, karara karşı taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulduğu,.... karar sayılı 07.06.2023 tarihli ilamıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. ... sayılı karar örneğinin incelenmesinde; davacıların .... kapsamında taraflar arasında imzalanan 11.02.2013 tarihli sözleşmenin türünün birim fiyat sözleşme olduğunun tespiti, sözleşmenin haksız feshinin tespiti ile haksız fesih nedeni ile uğranılan zararın tespit ve tazmini davası olup, yapılan yargılama sonucu 14.01.2021 tarihli kararla davalının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, .... Karar sayılı 20.10.2022 tarihli kararıyla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekilince temyiz kanun yoluna başvurulduğu, .... kararının onanmasına karar verilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava, ... sayılı kararı kapsamında hükmedilen alacağın temerrüt oluşmasına karşın geç ödenmesi nedeni ile munzam zararın tazmini isteğine ilişkindir. Davalı taraf; .... karar sayılı kararında kur farkı alacağının talep edilip reddedildiği, iş bu nedenle daha önceden hükme bağlanmış ve kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğu iddiasıyla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuş ise de; iş bu davanın munzam zararın tazmini davası olduğu, munzam zararın dayanağının .... kararıyla hükmedilen yapım işinden kaynaklı alacağın geç ödenmesine dayandırıldığı, kur farkı talebinin reddedildiği, kur farkı talebinin munzam zarar talebi ile kesin hüküm oluşturulamayacağı anlaşılmakla davalı tarafın bu usulü itirazı yerinde görülmeyerek yargılama sürdürülmüştür. Davalı taraf zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de munzam zararın tazminine konu bu davada ... kararı kapsamında ödeme tarihi, dava tarihi gözetildiğinde zaman aşımının dolmadığı anlaşılmakla bu itiraz davanın niteliği nazara alınarak kabule şayan görülmemiştir. Deliller toplanıp dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi 21/10/2025 tarihli raporunda, yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; munzam zarara konu miktarı 37.343.871,61 TL olarak hesaplandığını bildirmiş, rapora taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi esas alınan değerlerin alış-satış değeri gibi hangi veriler esas alınarak belirlendiği hususu nazara alınarak ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup bilirkişi 17.02.2026 tarihli ek raporunda itirazları değerlendirerek ve asıl rapordaki sehven hata yapılan hususlarında düzeltildiğini belirterek dava tarihi 07.05.2015 ile ödeme tarihi 05.10.2023 tarihleri arasında dönem gözetilerek 4.979.292,71 TL olarak hükmedilen alacağın 07.05.2015 .... açılan dava tarihi ile alacağın ödendiği 05.10.2023 tarihleri arası güncellenmiş halinin işlemiş avans faizi düşümü ile 36.476.811,55 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir. TBK'nın 122/1. maddesinde aşkın zarar başlığı altında "Alacaklı temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiç bir kusurunun bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 21/12/2017 tarihli ve 2014/2267 başvuru numaralı kararında" 81. Sonuç olarak başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamındaki alacağının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşıldığından başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği kanaatine varılmıştır. Bu tespite rağmen derece mahkemelerinin başvurucunun zarara uğradığını ayrıca ispatlaması gerektiği yönündeki katı yorumu nedeniyle somut olay bakımından kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu değerlendirilmiştir.82. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlâl edildiğine karar verilmesi gerekir...” şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur. Ülkemizde yaşanan ve herkes tarafından bilinen enflasyon, artan fiyatlar, döviz artışı vs. gibi olgular nedeniyle her zaman alacaklıların zararının temerrüt faizi ile karşılanması mümkün olmayacağından, öncelikle munzam zarar talep edilen alacakla ilgili temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süredeki enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, banka vadeli mevzuat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları ile ilgili getiri bilgilerinin resmi kurumlardan sorulup tesbit edildikten sonra, munzam zarar hesabı yapılması gerekmekte olup, bu kapsamda yapılan ve usul ve yasaya uygun görülerek hükme esas alınan, bilirkişi ek raporuna göre davacının munzam zararı 36.476.811,55 TL olarak tespit edilmiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere enflasyon, artan fiyatlar, döviz artışı vs. gibi olgular nedeniyle paranın alım gücünün ve değerinin düşmesi karşısında hak sahibinin hakkının zamanında ödeme yapmayan borçluya karşı korunması gerekliliği kapsamında davacının 36.476.811,55 TL zararını davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmakla, bu miktarın davalıdan tahsiline, davacı tarafça davalıya miktarda belirtilerek ödenmesi isteğiyle gönderilen 19.06.2025 tarihli ihtarnamenin 19.06.2025 tarihinde davalı tarafa teslim edildiği, ihtarda belirtilen 3 günlük sürenin eklenmesi ve talepte gözetilerek alacağa 24.06.2025 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kabulü ile; 36.476.811,55 TL'nin 24/06/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gerekli 2.491.730,99 TL harçtan peşin alınan 1.707,75 TL ile tamamlanan 621.225,00 TL toplamı 622.932,75 TL'nin mahsubu ile kalan 1.868.798,24 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan arka sayfada dökümü yazılı 631.653,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 1.420.768,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2026 ....

DAVACI YARGILAMA GİDERLERİ: Başvurma Harcı : 615,40 TL Peşin Harç : 1.707,75 TL Islah Harcı : 621.225,00 TL Bilirkişi Ücreti : 7.000,00 TL Posta Gideri : 1.105,00 TL +---------------------- Toplam : 631.653,15 TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/528, K. 2026/359, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-528-e-2026-359-k-fa3305b767c0