Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1121 E. 2026/3101 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1121
Karar No
2026/3101
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1168 E., 2025/1407 K. DAVA TARİHİ : 10.12.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/360 E., 2025/196 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz cevap dilekçesinde temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 26.12.2013-08.02.2021 tarihleri arasında finansal kontrolör olarak çalıştığını, davalı Şirketin müvekkilini işten çıkardığını, açtıkları işe iade davasının reddine karar verildiğini ancak feshin haklı değil geçerli fesih olarak kabul edildiğini, davalı Şirket tarafından müvekkilinin işten çıkış kodunun Kod (29) olarak belirlediğini ve ... Kurumu (SGK) kayıtlarına böyle işlediğini, kodun Kod (4) olarak değiştirilmesi gerektiğini, işten çıkış kodu düzeltilmediği ve arabuluculuk süreci de olumsuz sonuçlandığı için dava açıldığını ileri sürerek işten çıkış kodunun Kod (4) olarak tespit edilmesi, düzeltilmesi ve bu şekilde SGK kayıtlarına işlenmesinin davalı Şirket tarafından yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; SGK kayıtlarından davacının iş sözleşmesinin 08.02.2021 tarihinde işveren tarafından (29) çıkış kodu ile bildirim yapılarak sona erdirildiği, davacının işe iade talepli olarak açtığı davada İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2021/56 Esas, 2022/92 Karar sayılı kararıyla iş sözleşmesinin haklı sebep ağırlığında değilse de geçerli sebeple feshedilebileceğinin karara bağlandığı, ilgili kararın istinaf yasa yolundan geçerek kesinleştiği, (29) çıkış kodunun kesinleşen fesih sebebi ile uyuşmadığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile işten çıkış kodunun Kod (4) olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşmiş mahkeme kararı ile işten ayrılış bildirgesindeki kod numarasının birbiriyle uyuşmadığı, işten çıkış kodunun Kod (4) olarak düzeltilmesi talebiyle bu davanın açıldığı, (29) Kod numarasıyla ayrılışın bildirilmesi hâlinde işsizlik ödeneğinden mahrum olunacağı, işe girişte olumsuz bir algıya sebebiyet verileceği, işe girmede sıkıntı oluşturacağı nazara alındığında davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, kesinleşmiş mahkeme kararı nazara alındığında işten ayrılış kodunun (04) olarak düzeltilmesi gerektiği yönündeki tespitin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının kesinleşmiş Mahkeme kararı ile SGK çıkış kodu değişikliği için Kuruma başvuru yapabilecekken doğrudan dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, 2. Davada husumetin müvekkili Şirkete değil, SGK'ya yöneltilmesi gerektiğini, çünkü Kurumun davacının dava açıldıktan sonra yaptığı başvuruyu kesinleşmiş Mahkeme kararına rağmen reddettiğini, 3. Müvekkili Şirket aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek davalı tarafından SGK'ya bildirilen işten çıkış kodunun gerçeğe uygun şekilde düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı tarafın istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmiştir. Davalı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizce oy çokluğuyla onanmıştır. Uygulamada çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak Kuruma bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan bu tür davalar "çıkış kodunun düzeltilmesi davası" olarak adlandırılmakta ise de davanın, kural olarak SGK’ya yöneltilemediği de dikkate alındığında "tespit davası" niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Zira söz konusu dava ile işveren tarafından iş sözleşmesinin sona erme sebebi konusunda yapılan bildirimin gerçeğe aykırı olup olmadığı tespit edilmektedir. Bu durumda 6100 sayılı Kanun’un 106. maddesi uyarınca güncel hukuki yararın varlığı aranacaktır. 6100 sayılı Kanun’un 106/2 hükmüne göre, kanunda belirtilen durumlar dışında tespit davası açan davacı, dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunduğunu açıkça ortaya koymak zorundadır. Bu nedenle diğer davalarda aranan hukuki yarar yanında tespit davası açan davacının, kendisi için söz konusu olan tehlike veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın ancak tespit davası ile giderilebileceğini ispat etmesi gerekir. Şayet davacı, kendisini tehdit eden tehlikenin tespit davası ile giderilebileceğini ispat ederse hukuki yararının varlığından söz edilebilir. Tespit davası ile elde edilecek hukuki koruma başka bir yolla veya başka bir davayla sağlanabiliyorsa bu konuda tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmamaktadır. Bir dava içerisinde iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar da tespit davasının konusu olamaz (..., Pekcanıtez Usûl Hukuku, İstanbul, On Beşinci Bası, 2017, s. 976-977). Somut olayda davacı işçi, işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin işbu davayı açmadan önce İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2021/56 Esas sayılı dosyası ile açtığı işe iade davasının Mahkemece feshin haklı neden ağırlığında olmamakla birlikte geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, kararın istinaf yolundan geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Reddedilen işe iade davası sonucunda işverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı belirlenmiş ve böylece işveren tarafından SGK’ya bildirilen fesih sebebinin gerçeği yansıtmadığı tespit edilmiştir. Davacının işe iade davası sonucunda verilen kararla SGK'ya müracaat ederek çıkış kodunun düzeltilmesini sağlaması mümkündür. Adı geçen Kurum bu yöndeki uygulamasını 11.03.2025 tarihli ve 2025/8 sayılı genelgesi ile "Sigortalılığın; kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde işten ayrılış nedeni bildirilerek sona ermesi akabinde arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile işçiye, kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmesine yönelik karar verilmesi durumunda sigortalı işten ayrılış nedeni, sigortalı veya işverenin ilam niteliğindeki arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile Kuruma müracaatı üzerine ilgili mahkeme veya arabuluculuk kararına uygun olan işten ayrılış nedeni ile değiştirilecektir." şeklinde açıklığa kavuşturmuştur. SGK fesih sebebinin gerçeğe aykırı olduğunu gösteren işe iade talebinin reddine ilişkin karar uyarınca işten çıkış kodunu düzeltmek zorundadır. Davacı işçinin kesinleşen işe iade davası sonucunda verile karar birlikte ile başvurmasına rağmen çıkış kodunun düzeltilmemesi hâlinde, işlem yapmaya zorlayıcı bir karar için adı geçen Kuruma karşı dava açılmalıdır. İşe iadeye ilişkin dava sonucuna verilen karar SGK’ya ibraz edilerek çıkış kodunun düzeltilmesi sağlanabilir. Buna göre davacı işçi işten çıkış kodunun düzeltilmesi talebiyle açtığı bu dava ile elde etmek istediği sonuca işe iade davasında verilen karar ile ulaşabilmektedir. Hâl böyle olunca, işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin inceleme konusu davanın açılmasında güncel hukuki yararın bulunmadığı açıktır. Bu nedenle davanın usulden reddi gerekir. Kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği kanaati ile Sayın Çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1121, K. 2026/3101, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1121-e-2026-3101-k-de4e588f31c8