Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1123 E. 2026/3102 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1123
Karar No
2026/3102
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1249 E., 2025/1736 K. DAVA TARİHİ : 12.12.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas İş Mahkemesi SAYISI : 2023/260 E., 2025/31 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesine haksız bir şekilde son verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun bir şekilde feshedildiğini, feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 27.07.2023, 29.08.2023, 29.09.2023 tarihinde mazeretsiz işe gitmediğinin davacı vekilinin dava dilekçesindeki ikrarı ile de sabit olduğu, davacının 29.09.2023 tarihinde mazeretsiz olarak amirine haber vermeden işe gitmemesi nedeniyle davalı işyerinde bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin 128. maddesi uyarınca 3. kez mükerrer aynı fiil işlendiğinden iş sözleşmesinin feshine karar verildiği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(g) hükmüne göre devamsızlık süresi, ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç iş günü olmadıkça işverenin haklı fesih imkanı olmadığı, davacının fesih bildirgesinde belirtilen devamsızlık günlerinin bir ay içerisinde üç iş gününü oluşturmadığından davalıya haklı fesih imkanı vermediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; devamsızlığa konu günler ve bu günlerdeki davacının tâbi olduğu vardiya saatleri de dikkate alındığında, dosya içerisindeki belgelerin davacının uyuşmazlık konusu günlerdeki devamsızlığının geçerli bir mazerete dayandığını ya da bu günler için işverenden izin alındığını ispatlamakta yetersiz olduğu, devamsızlık yapılan günlerin (27.07.2023, 29.08.2023, 29.09.2023) farklı aylar içerisinde bulunduğu, "bir ayda üç iş günü", "ardı ardına iki iş günü" veya "bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü" devamsızlık yapılması şartı sağlanmadığından feshin 4857 sayılı Kanun'a göre haklı bir nedene dayanmadığı, her ne kadar, toplu iş sözleşmesinin 128. maddesinde "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiilin veya halin aynı yıl içerisinde tekerrürü halinde o fiil için ceza cetvelinde ön görülen bir sonraki ceza uygulanır" denilmiş ve disiplin ceza cetvelinde eylemin 3. kez işlenmesi halinde işten çıkarma yaptırımının uygulanacağı belirtilmiş ise de, 4857 sayılı Kanun'a göre işverene iş sözleşmesini haklı nedenle fesih imkanı tanımayan işçi eyleminin, toplu iş sözleşmesi hükmüyle haklı fesih sebebi olarak kararlaştırılmasına hukuken olanak olmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, 2. Davacının tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinin Anayasa'nın tanıdığı özerklik kapsamında yapıldığını, bu kapsamda işçiler yönünden bir kısım disiplin cezalarının uygulanması amacıyla düzenlemeler içerdiğini, 3. 4857 sayılı Kanun'da haklı nedenle fesih hallerinin sınırlı sayıda öngörülmediğini, 4. Davacının ıslah dilekçesinin süresinde ibraz edilmediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile ıslahın süresinde olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1123, K. 2026/3102, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1123-e-2026-3102-k-2d2e2e2d8da7