Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/492 E. 2026/2462 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/492
- Karar No
- 2026/2462
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/889 E., 2025/2174 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/285 E., 2024/49 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren bünyesinde faaliyet gösteren .. isimli işyerinde alüminyum doğrama panjur ustası olarak 1993 yılının Eylül ayında çalışmaya başladığını, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi gereğince işten ayrılmak için gerekli belge ile davalı işverene başvuru yaptığını, ancak davalı işverenin müvekkilinin iş sözleşmesini raporlu iken 29.12.2017 tarihinde feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, fazla çalışma, ücret, yıllık ücretli izin, ulusal ... ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, husumet itirazında bulunduklarını, davacının uzun süreden beri İdarenin haberi olmaksızın malzeme satışı yaparak ödemeyi kendi üzerine aldığının tespit edildiği, bunun ortaya çıkması üzerine hakkında araştırma yapıldığını ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının fazla çalışma yapmadığını, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi ortadan kaldırma kararı doğrultusunda, davalı işveren tarafından feshin hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığı, davacının hizmet süresinin tanık beyanları ve sosyal güvenlik kayıtlarına göre belirlendiği, fazla çalışma yaptığı, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığı, ücretin somutlaştırılmadığı, davacının kullanmadığı yıllık izinleri olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahkemece hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, b. Müvekkilinin fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ücret alacaklarının eksik tespit edildiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının iş sözleşmesinin hak düşürücü süre içerisinde feshedildiğini, öncelikle araştırma yapıldığını, ardından iş yeri sahibine bilgi verildiğini, b. Davacının çalıştığı tüm dönemde yıllık izin kullanmadığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, c. Davacının fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini, d. Mahkemece itirazların değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, hizmet süresi, fazla çalışma, ücret ulusal ... ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ile hesaplanması noktalarında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.