Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2543 E. 2026/2523 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2543
Karar No
2026/2523
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1682 E., 2025/1922 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/81 E., 2025/138 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... (Belediye) nezdinde diğer davalı ... Sosyal ve Kültür Hizmetleri Tic. AŞ'ye (... Şirketi) bağlı olarak çalışırken müvekkili hakkında hiçbir delil bulunmadan iş sözleşmesine 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(e) hükmü kapsamında son verilip kod (26) olarak çıkış kodunun bildirildiğini, müvekkilinin açtığı işe iade davasının kabul edildiğini ve kesinleştiğini, davalı işverence işe başlatılmadığı gibi işten çıkış kodununda düzeltilmediğini, müvekkilinin yaptığı iş başvurularında işverenler tarafından çıkış kodunun ve disiplin kararının sorgulandığını, iş başvurularından olumsuz sonuçlar aldığını ileri sürerek işten çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Belediye çalışanı olmadığını, davacının işten çıkış kodunun verilmesinde müvekkili Belediyenin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Belediye bakımından davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının yeni işe girecek işçilerden rüşvet aldığına dair iddialar nedeniyle yapılan soruşturma neticesinde iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ayrıca davacının açmış olduğu işe iade davası ve alacak davası bulunduğundan işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işbu dava tarihi itibarıyla feshin değerlendirildiği bir başka dava bulunduğu, bu durumda ayrıca tespit davası açılmasında güncel bir hukuki yararın varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uygulamada çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak ... Kurumuna (SGK) bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan davaların, çıkış kodunun düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta ise de davanın SGK’ya yöneltilemediği de dikkate alındığında tespit davası niteliğinde olduğu, somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından daha önce açılan işe iade talepli davasının kabul edildiği ve istinaf incelemesinden geçerek kararın kesinleştiği, sonrasında davalı işverene karşı işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin işbu davanın açıldığı, dosya kapsamı ve dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında, davacının işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin davayı açmakta güncel hukuki yararı bulunduğunun açık olduğu, mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle talebin usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, dosya kapsamında yer alan deliller, kesinleşen işe iade kararı gözönüne alındığında davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile davacının kod (26) olarak bildirilen işten çıkış kodunun kod (4) olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkili Belediye bakımından davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, b. Davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Belediye tarafından yapılan kapsamlı tahkikat sonucunda düzenlenen rapor ve akabinde verilen disiplin kurulu kararı doğrultusunda, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, aynı soruşturma kapsamında iş sözleşmesi feshedilen dava dışı diğer çalışan .. tarafından sunulan görüntülü ses kaydında, davacının rüşvet ve usulsüzlük iddialarının merkezinde yer aldığının anlaşıldığını, b. Davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının SGK'ya bildirilen işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Şirketi vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olup, davacı işçinin işten çıkış kodu davalı ... Şirketi tarafından SGK'ya bildirilmiştir. Bu nedenle, davalı asıl işveren Belediyenin, davacının işten çıkış kodunun düzeltilmesi hususunda yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu hâlde davalı ... bakımından davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğinin Trabzon 6. İş Mahkemesinin 28.09.2023 tarih ve 2023/20 Esas, 2023/227 Karar sayılı kararı ile belirlendiği hâlde işe başlatılmadığını, SGK’ya bildirilen çıkış kodunun düzeltilmediğini ileri sürerek işten çıkış kodunun gerçeğe uygun şekilde düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince dava tarihi itibarıyla feshin değerlendirildiği kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacının bu tespit davasını açmakta güncel hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılarca temyiz edilmiştir. Dairemizce davalı ... Şirketinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı Belediyenin temyiz talebi ise kabul edilerek, asıl işveren olan davalı Belediyeye karşı işbu davanın açılamayacağı, anılan davalıya karşı açılan davanın pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararı oy çokluğuyla bozulmuştur. Uygulamada çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak Kuruma bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan bu tür davalar "çıkış kodunun düzeltilmesi davası" olarak adlandırılmakta ise de davanın, kural olarak SGK’ya yöneltilemediği de dikkate alındığında "tespit davası" niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Zira söz konusu dava ile işveren tarafından iş sözleşmesinin sona erme sebebi konusunda yapılan bildirimin gerçeğe aykırı olup olmadığı tespit edilmektedir. Bu durumda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 106. maddesi uyarınca güncel hukuki yararın varlığı aranacaktır. 6100 sayılı Kanun’un 106/2 hükmüne göre, kanunda belirtilen durumlar dışında tespit davası açan davacı, dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunduğunu açıkça ortaya koymak zorundadır. Bu nedenle diğer davalarda aranan hukuki yarar yanında tespit davası açan davacının, kendisi için söz konusu olan tehlike veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın ancak tespit davası ile giderilebileceğini ispat etmesi gerekir. Şayet davacı, kendisini tehdit eden tehlikenin tespit davası ile giderilebileceğini ispat ederse hukuki yararının varlığından söz edilebilir. Tespit davası ile elde edilecek hukuki koruma başka bir yolla veya başka bir davayla sağlanabiliyorsa bu konuda tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmamaktadır. Bir dava içerisinde iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar da tespit davasının konusu olamaz (..., Pekcanıtez Usûl Hukuku, İstanbul, On Beşinci Bası, 2017, s. 976-977). Somut olayda davacı işçinin işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin işbu davayı açmadan önce işe iade davası açtığı ve Trabzon 6. İş Mahkemesinin 28.09.2023 tarih ve 2023/20 Esas, 2023/227 Karar sayılı kararı ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, yine işbu dava açmadan önce aynı davalılara karşı ihbar ve kıdem tazminatı istemiyle Trabzon 2. İş Mahkemesinin 2024/92 Esas sırasında kayıtlı ayrı bir dava daha açtığı bu davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Kesinleşen işe iade davası ile işverence yapılan feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı tespit edilmiş ve dolayısıyla işverence SGK’ya bildirilen fesih sebebinin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştır. Davacının işe iade davası sonucunda verilen kararı ile SGK'ya müracaat ederek çıkış kodunun düzeltilmesini sağlaması mümkündür. Adı geçen Kurum bu yöndeki uygulamasını 11.03.2025 tarihli ve 2025/8 sayılı genelgesi ile "Sigortalılığın; kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde işten ayrılış nedeni bildirilerek sona ermesi akabinde arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile işçiye, kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmesine yönelik karar verilmesi durumunda sigortalı işten ayrılış nedeni, sigortalı veya işverenin ilâm niteliğindeki arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile Kuruma müracaatı üzerine ilgili mahkeme veya arabuluculuk kararına uygun olan işten ayrılış nedeni ile değiştirilecektir." şeklinde açıklığa kavuşturmuştur. SGK fesih sebebinin gerçeğe aykırı olduğunu gösteren işe iade talebinin reddine ilişkin karar uyarınca işten çıkış kodunu düzeltmek zorundadır. Davacı işçinin kesinleşen işe iade davası sonucunda verilen karar ile birlikte başvurmasına rağmen çıkış kodunun düzeltilmemesi hâlinde, işlem yapmaya zorlayıcı bir karar için adı geçen Kurum’a karşı dava açılmalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalara göre işe iadeye ilişkin dava sonucu verilen karar adı geçen SGK'ya ibraz edilerek çıkış kodunun düzeltilmesi sağlanabilir. Buna göre davacı işçi işten çıkış kodunun düzeltilmesi talebiyle açtığı bu dava ile elde etmek istediği sonuca işe iade davasında verilen karar ile ulaşabilmektedir. Hâl böyle olunca, işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin inceleme konusu davanın açılmasında güncel hukuki yararın bulunmadığı açıktır. Bu nedenle davalı ... Şirketi hakkında açılan davanın usulden reddi gerekir. Kararın bu nedenle de bozulması gerektiği kanaati ile davalı Şirketin temyiz itirazlarının yerinde görülmediğine ilişkin Sayın Çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2543, K. 2026/2523, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2543-e-2026-2523-k-e373f6121fb3