Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4540 E. 2025/6373 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4540
Karar No
2025/6373
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/751 E., 2025/344 K. DAVA TARİHİ : 18.11.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/795 E., 2021/927 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı tarafça işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesine ve işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine yönelik iki ayrı dava açılmış olup alacak davası bakımından, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporundaki hesaplamalar ve davacı vekilinin itirazları dikkate alındığında, reddedilen ve temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin alacak davasına yönelik temyizinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Tespit davasına ilişkin olarak ise gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.09.2008-12.09.2019 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, buna rağmen davalı işverence işten çıkış kodunun gerçeğe aykırı şekilde bildirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline ve işten çıkış kodunun değiştirilerek gerçeğe uygun şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 26.09.2008-12.09.2019 tarihleri arasında çalıştığı, davacının ödenmeyen ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının bulunduğu, dinlenen tanık beyanlarınca da davacının işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal ve genel tatillerin bir kısmında çalıştığını ispatlamasına rağmen söz konusu çalışmaların karşılığının usulünce ödendiğinin işverence ispatlanmadığı, davacının iş sözleşmesinin feshinde haklı olduğu ancak her ne kadar davacının davalı işverence işten çıkış kodu olarak bildirilen Kod 03 (İstifa) kodunun değiştirilmesi talebinde bulunulmuş ise de davacının böyle bir talepte bulunmasının haklı bir gerekçesinin olmadığı; zira davacının işinden haklı ve geçerli sebeplere dayanmak suretiyle istifa ederek ayrıldığının kabulü gerektiği, bu hâliyle de Kod 03 (İstifa) olarak bildirilen işten çıkış kodunda herhangi bir değişiklik yapılmasına yer olmadığı gerekçesiyle davacının kıdem tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne, işten çıkış kodunun değiştirilmesi yönündeki talebin reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 26.09.2008-12.09.2019 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin davacı tarafından 12.09.2019 tarihli ihtarname ile feshedildiği, söz konusu ihtarname içeriğinden ödenmeyen işçilik hakları nedeni ile fesih sebebine dayanıldığının anlaşıldığı, işverence Kod 03 (İstifa) ile işten ayrılış bildirgesinin verildiği, işçinin talebinin haklı nedenle feshe dayalı olması nedeni ile İlk Derece Mahkemesince işten çıkış kodunun değiştirilmesine ilişkin talebin reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekilinin alacak davasına ilişkin temyizi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. 2. Davacı vekili tespit davasına ilişkin temyiz dilekçesinde; taraflarınca açılan alacak davasında kıdem tazminatı dâhil işçilik alacaklarının kabulüne karar verilmesine rağmen işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle derhâl feshetmesi durumunda bildirilmesi gereken Kod 25 (İşçi tarafından işverenin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranış nedeni ile fesih) açıklamalı kodun doğru kabul edilmesi gerekirken işten çıkış kodunun değiştirilmesi talebinin reddine dair verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemine ilişkindir. Uygulamada çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak SGK'ya bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan davalar, "çıkış kodunun düzeltilmesi davası" olarak adlandırılmakta ise de davanın SGK’ya yöneltilemediği de dikkate alındığında "tespit davası" niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, iki ayrı dava olan çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin dava ile kıdem tazminatı talebini de içeren alacak davasını birlikte açmıştır. Dairemiz uygulamasına göre davacının kıdem tazminatı talebini de içeren alacak davası ile birlikte işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin davayı açmakta güncel hukuki yararının bulunduğu kabul edilmektedir (Dairemizin 06.05.2025 tarihli ve 2025/1088 Esas, 2025/4095 Karar sayılı ve 2025/1857 Esas, 2025/4094 Karar sayılı kararları). Dosya içeriğine göre davacı tarafça iş sözleşmesinin ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle haklı nedenle feshedildiği, buna rağmen davalı işverence işten çıkış kodunun gerçeğe aykırı şekilde Kod 03 (İstifa) olarak bildirildiği ileri sürülmüştür. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde işçinin iş sözleşmesi feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilmesine rağmen davacının işinden haklı ve geçerli sebeplere dayanmak suretiyle istifa ederek ayrıldığının kabulü gerektiği, bu hâliyle de Kod 03 (İstifa) olarak bildirilen işten çıkış kodunda herhangi bir değişiklik yapılmasına yer olmadığı gerekçesiyle işten çıkış kodunun değiştirilmesi yönündeki talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafı üzerine yapılan inceleme neticesinde de işçinin talebinin haklı nedenle feshe dayalı olması nedeni ile İlk Derece Mahkemesince işten çıkış kodunun değiştirilmesine ilişkin talebin reddedilmesinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki işçinin ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshine ilişkin düzenlemenin hukuki dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu'nun "İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı" başlıklı 24. maddesinin "Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâller ve benzerleri" başlıklı (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde yer alan "İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse," ibaresidir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından belirlenen güncel işten çıkış kodları incelendiğinde, iş sözleşmesinin "İşçi tarafından işverenin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih" hâlinin Kod 25 olarak düzenlendiği görülmektedir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince iş sözleşmesinin ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilmesine rağmen işverence SGK'ya Kod 03 (İstifa) olarak bildirilen çıkış kodunun yerinde olduğunun değerlendirilmesi hatalı olmuştur. Buna göre davacının işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Alacak Davası Yönünden Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Tespit Davası Yönünden 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

D E Ğ İ Ş İ K G E R E K Ç E

Davacı işçi, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği hâlde SGK'ya fesih sebebinin gerçeğe aykırı olarak bildirildiğini ileri sürerek çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesini ve kıdem tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı işverence cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacının ödenmeyen işçilik alacakları bulunduğu gerekçesiyle kıdem tazminatının kabulüne karar verilmiş; ancak davacının ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle işinden haklı ve geçerli sebeplere dayanmak suretiyle istifa ederek ayrıldığının kabulü gerektiği, bu hâliyle de Kod 03 (İstifa) olarak bildirilen işten çıkış kodunda herhangi bir değişiklik yapılmasına yer olmadığı gerekçesiyle işten çıkış kodunun düzeltilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince temyiz olunan karar Dairemizce; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince iş sözleşmesinin ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilmesine rağmen işverence SGK'ya Kod 03 (İstifa) olarak bildirilen çıkış kodunun yerinde olduğunun değerlendirilmesinin hatalı olduğu, davacının işten çıkış kodunun değiştirilmesine ilişkin talebinin kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğu gerekçesi ile oy çokluğuyla bozulmuştur. Dosya içeriğine göre davacı işçinin bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınması ve çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesi için dava açtığı, Mahkemece çıkış kodunun düzeltilmesi konusuna ilişkin davanın tefrikine karar verilerek ayrı bir esas üzerinden bu davaya bakılarak sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Uygulamada çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak Kuruma bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan bu tür davalar "çıkış kodunun düzeltilmesi davası" olarak adlandırılmakta ise de davanın, kural olarak SGK’ya yöneltilemediği de dikkate alındığında "tespit davası" niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Zira söz konusu dava ile işveren tarafından iş sözleşmesinin sona erme sebebi konusunda yapılan bildirimin gerçeğe aykırı olup olmadığı tespit edilmektedir. Bu durumda 6100 sayılı Kanun’un 106. maddesi uyarınca güncel hukuki yararın varlığı aranacaktır. 6100 sayılı Kanun’un 106/2 hükmüne göre, kanunda belirtilen durumlar dışında tespit davası açan davacı, dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunduğunu açıkça ortaya koymak zorundadır. Bu nedenle diğer davalarda aranan hukuki yarar yanında tespit davası açan davacının, kendisi için söz konusu olan tehlike veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın ancak tespit davası ile giderilebileceğini ispat etmesi gerekir. Şayet davacı, kendisini tehdit eden tehlikenin tespit davası ile giderilebileceğini ispat ederse hukuki yararının varlığından söz edilebilir. Tespit davası ile elde edilecek hukuki koruma başka bir yolla veya başka bir davayla sağlanabiliyorsa bu konuda tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmamaktadır. Bir dava içerisinde iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar da tespit davasının konusu olamaz (Hakan Pekcanıtez, Pekcanıtez Usûl Hukuku, İstanbul, On Beşinci Bası, 2017, s. 976-977). Davacı işçi tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle kıdem tazminatı dâhil diğer işçilik alacaklarının ödenmesi talepli dava ile birlikte açılan somut davada, işten çıkış kodunun düzeltilmesi de istenmiştir. İşçinin kıdem tazminatı talebinin kabul edildiğine ilişkin mahkeme ilâmı ile birlikte SGK'ya müracaat ederek çıkış kodunun düzeltilmesini sağlaması mümkündür. Belirtilen şekilde işçinin SGK’ya mahkeme kararını ibraz ederek çıkış kodunun düzeltilmesini sağlaması mümkün olduğuna göre, çıkış kodunun düzeltilmesi davasını açmasında güncel hukuki yararının varlığından söz edilemez. Nitekim SGK bu uygulamasını 11.03.2025 tarihli ve 2025/8 sayılı Genelgesi ile "Sigortalılığın; kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde işten ayrılış nedeni bildirilerek sona ermesi akabinde arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile işçiye, kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmesine yönelik karar verilmesi durumunda sigortalı işten ayrılış nedeni, sigortalı veya işverenin ilam niteliğindeki arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile Kuruma müracaatı üzerine ilgili mahkeme veya arabuluculuk kararına uygun olan işten ayrılış nedeni ile değiştirilecektir." şeklinde açıklığa kavuşturmuştur. Kesinleşmiş işe iade, kıdem ve/veya ihbar tazminatına ilişkin bir mahkeme kararına ya da arabuluculuk anlaşma tutanağı yahut anlaşma belgesine rağmen SGK'nın çıkış kodunu düzeltmemesi hâlinde, SGK'yı işlem yapmaya zorlayıcı bir karar için açılacak davanın ise SGK'ya yöneltilmesi gerekir. Zira böyle bir durumda; fesih sebebinin gerçeğe aykırı olduğunu ortaya koyan kesinleşmiş bir mahkeme kararının, anlaşma tutanağının veya anlaşma belgesinin gereğini yerine getirmemiş olan, adı geçen Kurum olacaktır. İlk Derece Mahkemesince, işten çıkış kodunun düzeltilmesi talebinin esas yönünden reddine ve Bölge Adliye Mahkemesinin de bu karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının; talebin, güncel hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği yönünden bozulması gerekirken, yukarıda belirtildiği şekilde esasa yönelik gerekçe ile bozulması gerektiğine dair Sayın Çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyoruz.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4540, K. 2025/6373, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-4540-e-2025-6373-k-c7f0e27c4766