Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5440 E. 2025/6724 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5440
- Karar No
- 2025/6724
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/582 E., 2025/717 K. DAVA TARİHİ : 23.10.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/553 E., 2025/28 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Belediyesi Personel AŞ bünyesinde çalışırken 06.10.2021 tarihinde iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini, işten çıkış kodunun kod 49 olarak bildirildiğini, işe iade davası açtığını, davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, süresinde başvuru yapmasına rağmen işveren tarafından işe başlatılmadığını, müvekkilinin işsizlik maaşı alması için şart koşulan son dört aya yönelik primlerinin kesinleşmiş mahkeme kararı dolayısıyla yatırılmış kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin işsizlik ödeneği bağlanması talebinin "... İlgili hüküm gereği ilgili firmadaki fesih tarihiniz olan 06.10.2021 tarihinden itibaren geriye dönük dört aylık primlerinizin işveren tarafından yatırılmadığı tespit edilmiş olup, bu durumda işsizlik ödeneği talebinizin bu primler yatırıldıktan sonra ödenebileceği" şeklindeki cevapla reddedildiğini belirterek, ... Adana Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne bağlı ... Hizmet Merkezi'nin 06.09.2023 tarihli müvekkilinin işsizlik ödeneği bağlanması talebinin reddine ilişkin idari işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 50/3, Pasif İş Gücü Hizmetleri Genelgesi'nin 3.7. maddeleri gereğince davacının çalışmış olduğu firmasındaki fesih tarihi olan 06.10.2021 tarihinden itibaren dört aylık primlerinin işveren tarafından yatırılmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle davacının talebinin reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen işe iade kararında davacının iş sözleşmesinin feshinin açıkça haklı veya geçerli bir nedene dayanmadığı tespit edildiğinden Pasif İşgücü Hizmetleri Genelgesi'nin 3. 7. c fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Geriye dönük dört aylık sigorta primleri yatırılmamış olsa da kesinleşmiş mahkeme kararından feshin 4447/51 inci madde kapsamında sona erdirildiğinin anlaşılması halinde ilgilinin hak sahipliği A.3.6 ncı maddede belirlenen esaslar çerçevesinde mahkemelik bildirge girilmek suretiyle belirlenir." hükmü uyarınca işlem tesis edilmesi için kesinleşmiş bu mahkeme kararını ...'ne (İŞKUR) sunarak işşizlik ödeneğinden yararlandırılmasını talep edebileceği, bu talebe rağmen İŞKUR tarafından talebin reddedilmesi hâlinde ise davacının doğrudan eda davası açmak yerine tespit davasını açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tespit davasının kendine özgü davalardan olduğu, dava sonucunda elde edilecek ilâmın icra ve infaz kabiliyeti bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 106/2. maddesine göre tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması gerektiği, tespit davalarının eda davalarının öncüsü olduğu, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, somut olayda davacının kesinleşen işe iade davası neticesinde verilen karar ile işveren tarafından gerçekleştirilen feshin geçersiz olduğu işbu dosyadaki kaldırma kararı ile de davacının işsizlik ödeneği talebinin kurum tarafından reddine dair gerekçenin yerinde olmadığının tespit edildiği, her iki karar ile birlikte kuruma müracaat edilip oluşacak sonuca göre hareket edilmesi ve bu talebe rağmen İŞKUR tarafından talebin reddedilmesi hâlinde ise davacının doğrudan eda davası açması gerekirken tespit davasını açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın tespit değil, kurum işleminin iptali davası olduğunu, bu davanın iptal talebi içermesinden dolayı doğası gereği sadece tespit işleminden ibaret olamayacağını, iptal davalarının muhteviyatı gereği her ne kadar açıkça düzenlenmemiş olsa da eda davası niteliği taşıdığını, 2. Davanın tespit davası olduğu yorumuyla hukuki yarar yokluğundan reddedilmesinin usul ve esasa aykırı olduğunu, 3. Taraflarınca süresi içinde başvuru yapıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı tarafından kurum işleminin iptali istemiyle açılan dava adli yargı bakımından niteliği itibarıyla tespit davası olup, tespit davası açılabilmesi için güncel hukuki yararın varlığının gerekmesine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.