Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5441 E. 2025/11900 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5441
- Karar No
- 2025/11900
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2100 Esas, 2025/1203 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/19 Esas, 2024/212 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda davanın İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldıralarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Davacı ... yönünden davalı ... aleyhine hüküm altına alınan bedelin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, işbu davacı yönünden davacılar vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar, davalı ... ve davalı ... vekilinin davacı ... dışındaki davacılar yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin Eskişehir ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 7229 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (yeni .... Mahallesi 25629 ada 1 parsel ) paydaşı olduklarını, söz konusu gayrimenkulun 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık ocağı alanı, park ve yol olarak gösterildiğini, taşınmaz üzerinde yer alan imar kısıtlılığının çok uzun zamandır mevcut olmasına rağmen dava konusu taşınmazın davalı idareler tarafından kamulaştırılmadığını ya da imar kısıtlılığının kaldırılmadığını, arsanın bir kısmından fiilen yol geçtiğini, bir kısmının ise halen üzerinde hiçbir yapı olmaksızın boş olduğunu belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacıların paylarına düşen taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsil edilerek davacılara ödenmesine, taşınmazın yol olarak el atılan bölümünün terkinine, imar planında sağlık ocağı alanı olarak ayrılan bölümün ... adına, ... alan olarak el atılan bölümünün ise ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel olarak bedelin düşük tespit edildiğini, söz konusu bölgede metrekare birim bedelinin çok daha yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar planı değişikliğinin kuruma bildirilmediğini, dava konusu taşınmaza Sağlık Bakanlığınca el atılmadığını, belirlenen bedelin çok yüksek olduğunu ve bilirkişi raporundaki emsal incelemesinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idarenin taşınmazda sorumluluğunun bulunmadığını ve belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 2004 yılından beri imar planında yol, park ve Sağlık Ocağı alanında kaldığı ve kısmen de olsa davalı ... belediyesince fiilen yol yapılarak el atıldığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi doğru görülmüş, ancak ... adına tescil edilen bölümün Hazine adına tescil edilmesi ve dava konusu taşınmaza davalı ... Belediyesince fiilen el atıldığı ve el atma tarihi itibari ile bu idare yönünden nispi harca hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak belirtilen yönler düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazın Sağlık Bakanlığının sorumlu olduğu bölümüne fiilen el atılmamış olduğu gözetildiğinde, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR A. Davacılar Vekili ile Davalı ... Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davacılar vekili ile ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davacılar, Davalı ... ve Davalı ... Vekilinin Davacılar ... ve ...'a İlişkin Temyizleri Yönünden; 1.Davacılar, davalı ... ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (7-a) fıkrasında yer alan ''366.683,20 TL'' ibaresinin hükümden çıkartması yerine ''30.000 TL'' ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.