Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5465 E. 2025/12430 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5465
- Karar No
- 2025/12430
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2047 E., 2025/114 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/642 E., 2023/201 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı / birleşen davanın davalısı ... vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının, ...'a iş yerinde geçen 12 günlük çalışmasının 19.12.2017 tarihli denetmen raporuna istinaden geçersiz sayıldığını ve yaşlılık aylığının da iptal edilerek ödenmiş aylıkların faizi ile iadesinin istenildiğini ancak davacının çalışmasının fiili ve gerçek olduğunu, Kurum tarafından yapılan işlemlerin hatalı olduğunu belirtmek sureti ile yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işlemlerinin iptaline, davacının ödenen yaşlılık aylıklarından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve aylığından yapılan kesintilerin faizleri ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı / birleşen davanın davacısı Kurum vekili, dava dilekçesinde özetle; 19.12.2017 tarih ve 2017/MEK/166 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen raporuna istinaden ...'a ait ... sicil numaralı iş yerinden davalı adına bildirilen 12 günlük hizmetin iptal edilmesi üzerine yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli şartları sağlamadığından davalıya bağlanan yaşlılık aylığının da bağlandığı tarihten itibaren durdurulduğunu, 29.05.2018 tarihinde yaptığı askerlik borçlanması ve yeniden tahsis talebi üzerine kendisine tekrar aylık bağlandığını, davalının ilk tahsis üzerine yersiz ödenen aylıkları Kuruma iade etmesi gerektiğini, bu nedenle yersiz ödenen aylıkların iadesi için Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2019/754 sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu belirtmek sureti ile Kurum aleyhine açılan davanın reddine, Kurumca açılan davanın ise kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere Kurum lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonucunda, davacı ve davalı vekilinin beyanları, tanık beyanları, bilirkişi raporunun değerlendirilmesinde; tanık beyanları, vergi denetmen raporu ve Kurum denetmen raporu ile mevcut delil durumu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı - birleşen davanın davalısının fiilen çalışmadığı halde sigortalı gösterilmesi sonucu hak etmediği yaşlılık aylığı aldığı, Kurumun yapmış olduğu yersiz ödemeler davacı - birleşen davanın davalısının kusurlu davranışı sonucu doğduğundan davacı- birleşen davanın davalısı yersiz aldığı aylıkları 5510 sayılı Kanun'un 96/a maddesine göre Kuruma iade etmekle yükümlü olup, başlatılan takibe yaptığı itirazın haksız ve hukuka aykırı olması nedeni ile iptali gerektiği, davacı- birleşen davanın davalısı ... adına ... sicil sayılı iş yerinden 19.11.2012-30.11.2012 tarihleri arasında bildirilen çalışmaları iptal eden, iptal sonucu aylık bağlama koşullarının kaybedilmesi nedeniyle aylığını başlangıç tarihi itibarıyla durduran ve ödenen aylıklar nedeniyle davacı - birleşen davanın davalısına borç tahakkuk ettiren davalı - birleşen davanın davacısı Kurum işleminin mevzuata uygun olduğu anlaşılmakla açılan asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulü ile Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2019/754 Esas sayılı dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının kötüniyetli olarak sahte sigortalılık yaptırarak kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasını sağlaması ve kendisine yapılan bu yersiz ödemeyi bileceği ve hesap edebileceği gibi Kurumun bu alacağına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği anlaşılmakla Kurum alacağı da likit olarak kabul edilerek, yasal şartlar bulunduğundan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; dava konusu hizmet bildirimlerinin geçersiz sayılmasına dayanak teşkil eden 19.12.2017 tarih ve 2017/MEK/166 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen Raporunun içeriği ile yapılan tespitler, alınan beyanlar, tutulan tutanaklar ve yapılan yazışmalar; Vergi Müfettişinin talebine istinaden Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü yetkililerince düzenlenen 22.02.2016 tarihli ifade tutanağında ifade sahibi olarak imzası bulunan ve geçersiz sayılan hizmet bildirimlerinin yapıldığı iş yerinin sahibi olan ...'ın; 20.01.2012-01.03.2013 tarihleri arasında Bakırköy/Metris 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza Evinde kaldığını, sıhhi tesisat malzemeleri satışı yapmak için açtığı iş yerini iki süre ile işletme imkanı olduğunu, ..., ... ve ... dışında çalışanı olmadığını açıkça beyan etmesi, ... dışında davacı sigortalının çalışmasını teyit eden herhangi bir tanık bulunmadığı gibi 2012/11. ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı bu tanığın beyanlarının da Sosyal Güvenlik Denetmen Raporu aksini ispatlar nitelik ve yeterlilikte bulunmaması, Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen ve aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli sayılması gereken rapor aksinin yani geçersiz sayılan bildirimlerin fiili ve gerçek çalışmaya dayandığının sigortalı tarafından somut, yeterli ve inandırıcı deliller ile kanıtlanamaması, dava konusu bildirimlerin geçersiz sayılmasından sonra kalan prim gün sayısına nazaran sigortalının tam veya kısmi yaşlılık aylığına hak kazanmasının da mümkün bulunmaması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; asıl davanın reddine ve birleşen davanın ise kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden sigortalının yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı-birleşen davada davalı ... vekili, davacı ile ...'ın soyadı aynı olduğu için akraba oldukları düşünülerek 12 günlük çalışmasının iptal edildiğini, Kurumun yaptığı işlemin gerekçesinin ortadan kalkmış bulunduğunu, davacının herhangi bir kusuru olmadığını, iddialarını doğrulayan tanıkların ifadelerinin dikkate alınmadığını, davacının açtığı davanın kabulü, birleşen davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada davacı - birleşen davanın davalısı 19.11.2012-30.11.2012 tarihleri arasında ... unvanlı iş yerinden adına bildirilen çalışmaların fiili olduğuna, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin faizi ile birlikte ödenmesine ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davalı - birleşen davanın davacısı Kurum ise yaşlılık aylığının iptali nedeniyle yersiz ödenen ayıkların tahsili için Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2019/754 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davacı - birleşen davanın davalısının yaptığı haksız itirazın iptaline karar verilmesi tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.