Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5410 E. 2025/6764 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5410
- Karar No
- 2025/6764
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2460 E., 2025/1288 K. DAVA TARİHİ : 13.11.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E., 2024/347 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili Şirket bünyesinde 19.10.2017 tarihinde satış elemanı olarak çalışmaya başladığını, işverenin iş ürünlerinin dağıtım ve nakliyesinden sorumlu olduğunu, müvekkili işverence işyerinde gerçekleştirilen stok ürün sayımları sonucunda 1597 koli ...ürününün eksik olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine komşu işyerlerine ait güvenlik kameralarına ait kayıtlarının incelenmesi üzerine davalının çalışma saatlerinin dışında, işyerinin kapalı ve kilitli olduğu saatlerde işyerine gelerek kendisine zimmetlenmemiş işyeri anahtarı ile işyerine girdiğinin ve stok ürünlerini gerek kendi aracına gerekse de anahtarı işyerinde bulunan müvekkili işverene ait araca yükleyerek ayrıldığının belirlendiğini, işçinin anılan eylemi nedeni ile şikayette bulunulduğunu ve gerçekleştirilmiş olan haksız fiil neticesinde müvekkili Şirketin ağır bir zarara uğradığını ileri sürerek, 1597 koli ... III ürününün piyasa değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girmediğini, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğunu, davanın iş mahkemesinin görev alanında olduğunu, davacı Şirket tarafından arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, esas yönünden ise müvekkilinin dava dilekçesinde ileri sürülen eylemleri gerçekleştirdiği yönündeki iddianın gerçeğe uygun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki dosyanın ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/1059 Esas sayılı görevsizlik kararı sonrası 27.01.2023 tarihinde esasa kaydedildiği, 28.02.2023 tarihli celsede verilen (1) numaralı ara karar ile davanın ilk açıldığı Mahkemede arabuluculuğun dava şartı olmadığı ve görevsiz Mahkemede dava açılmış olması nedeni ile bu şartın yerine getirilmemiş olduğu, Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen kişilerine hak arama hürriyetinin aşırı derecede zorlaştıracak ve hakların elde etmesini güçleştirecek şekilde yorum yapılamayacağı dikkate alınarak esasa girilmeden önce arabuluculuk dava şartının yerine getirmesi ve arabuluculuk son tutanağının sunulması hususunda davacı vekiline kesin süre verildiği, arabulucuya 02.03.2023 tarihinde başvurulduğu, 13.03.2023 tarihinde anlaşmamaya ilişkin son tutanağın düzenlendiğinin tespit edildiği, esas bakımından da davacının maddi zararının belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davanın ilk olarak 13.11.2020 tarihinde ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, Mahkemece 19.10.2022 tarihli görevsizlik kararının verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 17.01.2023 tarihinde kesinleştiği, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın 27.01.2023 tarihinde ... 21. İş Mahkemesine tevzi edildiği, İlk Derece Mahkemesince 28.02.2023 tarihli celsede davacı vekiline esasa girilmeden önce zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirmesi için 1 hafta kesin süre verildiği, davacı tarafça sunulan arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde; davacının arabuluculuk başvuru tarihinin 02.03.2023, sürecin bitiş tarihinin ise 13.03.2023 tarihi olduğunun, sürecin sonunda anlaşma sağlanamadığının anlaşıldığı, davacı tarafça asliye hukuk mahkemesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, arabulucuya dosyanın görevli olan iş mahkemesinin esasına kaydedilmesinden sonra başvurulduğunun sabit olduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 09.01.2024 tarihli ve 2023/14948 Esas, 2024/70 Karar sayılı kararında "görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihten sonra ancak dosyanın görevli mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuğa başvurulmuş ve sonuçlanmış olması hâlinde" arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş kabul edilebileceğine işaret edildiği, eldeki davada, dosyanın görevli mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuğa başvurulmadığından arabuluculuk dava şartının somut olayda yerine getirildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Dava ilk olarak görevsiz mahkemede açıldığından ve yargılamanın esasına girilmeden görevsizlik kararı verildiğinden, arabuluculuk dava şartının, görevli Mahkemece yapılan usul işlemleri sırasında tamamlanmış olmasının yeterli olduğunu, aksi yorumun davacının hukuk yollarını kullanma hakkını sınırlayan, hakkaniyete ve hakkın özüne aykırı bir yaklaşım olacağını ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Mahkemenin görevli olup olmadığı ve görevli mahkemede dava şartı arabuluculuğun yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dairemiz uygulamasına göre görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihten sonra, ancak dosyanın görevli mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuğa başvurulmuş ve sürecin sonuçlanmış olması hâlinde, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre arabuluculuk dava şartı gerçekleşmiş kabul edilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30.10.2023 tarihli ve 2023/11279 Esas, 2023/16278 Karar sayılı; 15.01.2024 tarihli ve 2023/13461 Esas, 2024/312 Karar sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, davacının, dosyanın görevli Mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce dava şartı arabuluculuğa başvurarak süreci sonuçlandırmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken arabuluculuk dava şartının makul süre içinde tamamlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetsiz ise de kararın sonucu itibarıyla yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve yukarıdaki paragrafta yer verilen açıklamalara göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.