Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5482 E. 2025/7102 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5482
- Karar No
- 2025/7102
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/552 E., 2025/626 K. DAVA TARİHİ : 04.11.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/1030 E., 2024/727 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.06.2021 tarihinde davalı işverene haklı sebeplerle işten ayrılma isteğini sözlü olarak bildirdiğini, davalı Şirket yetkilisinin davacıyı işten ayrılmaması için önce tehdit ettiğini, sorun çıkardığını, sonrasında davalının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çıkış kodunu Kod (46) (işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması) olarak bildirdiğini, davalı firmanın çıkış kodunu Kod (46) olarak bildirmesi nedeniyle davacının iş bulmakta zorlandığını ileri sürerek SGK çıkış kodunun düzeltilmesini ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalı Şirkete tebliğ edilmesine rağmen, davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararı ortadan kaldırması ve yeniden görülmesi için Mahkemesine göndermesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kötüniyet tazminatı talebi yönünden tefrik kararı verildiği, davalı her ne kadar davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savunmuş ise de davalının iddialarına konu eylemlere ilişkin yürütülen soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği ve davalı işverenin davacıyı Kod (46) çıkış koduyla işten çıkarmasını gerektirir bir durum olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve Kod (46) olarak bildirilen çıkış kodunun Kod (03) olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamından davacının davalı işyerinden kendisinin ayrıldığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, bildirilen çıkış kodunun somut duruma uygun olduğunu, davalı işveren beyanları değerlendirilmeden davacı hakkındaki şikâyette takipsizlik kararı verildiği gerekçesiyle davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2. Hem davalının davacı hakkında yaptığı şikâyetin sonuçsuz kalması hem de davacının davalı hakkında şikâyette bulunup bir sonuç elde edememesi karşısında karşılıklı iddiaların somut delillerden yoksun olduğunu, ancak işyerindeki güven ilişkisinin ortadan kalktığını, bu durumda Mahkemece eksik değerlendirme yapıldığını, kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, SGK işten ayrılış bildirgesinde yer alan işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Eldeki dava tespit davası olup tespit davalarının niteliği dikkate alındığında bu davalarda verilecek kararların icrai nitelikte olamayacağı muhakkaktır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda hüküm kurulurken "değiştirilmesine" yönünde bir karar verilemeyeceği, kodun "düzeltilmesi gerektiğinin tespiti" ile yetinilmesi gerektiği gözden kaçırılarak hüküm kurulması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "değiştirilmesine" ibaresi çıkartılarak yerine “düzeltilmesi gerektiğinin tespitine” ibaresi yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Davacı işçi iş sözleşmesini haklı sebeple kendisinin feshetmesine rağmen davalı işverenin SGK çıkış kodunu Kod (46) (işçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması) olarak bildirmesi nedeniyle iş bulamadığını iddia ederek (46) olan SGK çıkış kodunun (3) olarak değiştirilmesini talep etmiştir. Davalı işveren davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle SGK çıkış kodu olan (46) kodunun (3) olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir. Dairemizce "46 olan SGK çıkış kodunun 03 olarak değiştirilmesine" şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğu "değiştirilmesi" yerine "düzeltilmesi gerektiğinin tespitine" şeklinde hüküm kurulması gerektiği belirtilerek oy çokluğuyla kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 9/3 hükmü gereğince iş sözleşmesi sona eren sigortalı hakkında işten ayrılmasını takip eden on günlük süre içerisinde işveren tarafından işten ayrılış bildirgesinin düzenlenmesi gerekir. Aynı husus, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmelik'in 25. maddesinde de öngörülmüştür. İşten ayrılma bildirgesinde işaretlenmesi gereken hususlardan biri de işten çıkış kodudur. İşten ayrılma bildirgelerinde yer alan işten çıkış kodları, iş sözleşmesinin kim tarafından ve hangi sebeple sonlandırıldığını gösteren kayıtlardır. İşveren, SGK tarafından belirlenmiş olan işten çıkış kodlarından, iş sözleşmesinin sona erme sebebine uygun olanı seçerek işaretlemekle yükümlüdür. İşten çıkış kodunun gerçeğe uygun bildirimi, işçinin işsizlik ödeneğine hak kazanması ya da başka bir işe girmede olumlu referans teşkil edebilmesi bakımından önemlidir. İşveren, işten ayrılış bildirgesinde yer alan çıkış kodunu işten ayrılma tarihini takip eden on günlük sürede e-bildirge sistemi üzerinden düzeltebilir. On günlük süre geçtikten sonra düzeltme yapabilmek için işyerinin bağlı olduğu Sosyal Güvenlik Merkezine/İl Müdürlüğüne başvurulması gerekir. SGK'nın 2013/11 sayılı Genelgesi'nde, işverenlerin işten ayrılış nedenine yönelik değişiklik taleplerinin, buna ilişkin belgelerle müracaat edilmesi hâlinde kabul edileceği belirtilmiştir. İşçi, çıkış kodunun düzeltilmesi için işverenle veya işveren temsilcisiyle birlikte Kuruma başvurabilir. İşverenin birlikte başvurmayı reddetmesi durumunda işçi, lehine sonuçlanmış olan ihbar veya kıdem tazminatı talepli alacak ya da işe iade davasına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı ile başvurarak düzeltme isteğinde bulunabilir. İşçinin tek başına yaptığı bu tür başvuruların SGK tarafından kabul edildiği de bilinen bir gerçektir. Diğer taraftan işçinin, ihbar veya kıdem tazminatı talepli alacak ya da işe iade davası açmadan, işveren tarafından işten çıkış koduna yönelik yapılan bildirimin gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla dava açması da mümkündür. Ancak işveren tarafından yapılan bildirimin gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla ayrı bir dava açabilmesi için güncel hukuki yararının varlığını ortaya koymalıdır. Uygulamada çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak Kuruma bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan bu tür davalar “çıkış kodunun düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmakta ise de davanın, SGK’ya yöneltilemediği de dikkate alındığında “tespit davası” niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Zira söz konusu dava ile işveren tarafından yapılan bildirimin gerçeğe aykırı olup olmadığı tespit edilmektedir. Bu durumda 6100 sayılı Kanun’un 106. maddesi uyarınca güncel hukuki yararın varlığı aranacaktır. Hemen belirtmek gerekir ki; aynı tespit işe iade, ihbar veya kıdem tazminatı davasında da yapıldığından işe iade, ihbar veya kıdem tazminatı davası açmış olan işçinin “çıkış kodunun düzeltilmesi” davasını açmasında güncel hukuki yararının varlığından söz edilemez. Aynı husus, arabuluculukta kıdem veya ihbar tazminatı ödenmesi yönünde yapılan anlaşmalar için de geçerlidir. Somut olayda davalı işverenin davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının çıkış kodunun değiştirilmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre davacı işçi tarafından dava şartı arabuluculuğa başvurulması üzerine 06.09.2021 tarihli (son tutanak) anlaşma belgesinin düzenlendiği ve davacıya kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ücret ve hafta tatili ücreti ödenmesi konusunda tarafların anlaştıkları görülmektedir. İşten çıkış kodunun hatalı olduğu ve değiştirilmesine yönelik işbu dava ise 04.11.2021 tarihinde açılmıştır. Bu durumda davacının çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin tespit talebi yönünden güncel hukuki yararının bulunmadığı açıktır. Nitekim SGK 11.03.2025 tarihli 2025/8 sayılı Genelgesi ile "sigortalılığın; kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde işten ayrılış nedeni bildirilerek sona ermesi akabinde arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile işçiye, kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmesine yönelik karar verilmesi durumunda sigortalı işten ayrılış nedeni, sigortalı veya işverenin ilâm niteliğindeki arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile Kuruma müracaatı üzerine ilgili mahkeme veya arabuluculuk kararına uygun olan işten ayrılış nedeni ile değiştirilecektir." şeklinde açıklığa kavuşturmuştur. Hal böyle olunca işçinin arabuluculuk anlaşma belgesi ile birlikte SGK' ya müracaat ederek çıkış kodunun düzeltilmesini sağlaması mümkündür. Belirtilen şekilde işçinin SGK' ya arabuluculuk anlaşma belgesini ibraz ederek çıkış kodunun düzeltilmesini sağlaması mümkün olduğuna göre çıkış kodunun düzeltilmesi davasını açmasında güncel hukuki yararının bulunmadığı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kabul kararı ortadan kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü ile çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan gerekçelerle kararın bozulması gerektiği kanaati ile Sayın Çoğunluğun düzeltilerek onanma yönündeki görüşüne katılamıyoruz.