Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4278 E. 2025/12593 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4278
Karar No
2025/12593
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1963 Esas 2023/52 Karar SAYISI: 2021/464 Esas 2022/221 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.08.2021 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın ... plakalı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda ... plakalı aracın hasar gördüğünü, kazanın oluşumunda davacının % 75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazanın olduğu 4452.Caddenin ...Caddesine bağlandığı kavşakta, ...Caddesinde tali yol uyarı levhası ve orta açıklığı gösterir levha bulunmadığı gibi ...Caddesinin 4452. Caddenin sağ tarafındaki ...4452. Caddenin tam karşısında bitmesi gerekirken 4452.Caddenin neredeyse sağ şeridinin karşısına gelecek şekilde yapıldığını, 4452.Caddenin sağ şeridinden ...Caddesinin orta açıklığını kullanarak karşı yola bağlanmak isteyen araçların önünün caddenin orta refüjüyle kapalı olduğunu, bu sebeple araçların ...Caddesine bağlanırken sol tarafa doğru manevra yapmak zorunda kaldığını, sola yaklaşarak karşıya geçmeye çalışıldığında ise yolun solunda bulunan ağaç kümesinin görüşü engellediğini belirterek yol kusuru bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, idari yargının görevli olduğunu, idarenin, hizmet kusuru nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için tek başına hizmet kusurunun varlığının yeterli olmadığını, bunun yanında idari eylem veya işlemle zarar arasında bir illiyet bağının kurulması gerektiğini, zarar ile idari işlem veya eylem arasında bir bağın varlığı şart olup ancak zarar doğuran işlem veya eylemin idareyle ilişkisinin bulunmasından sonra zararın tazmini yoluna gidilmesinin mümkün olduğunu, davaya konu kazada ise idarenin herhangi bir hizmet kusuru ve ihmalinin mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen tespit davası niteliğinde olduğu, HMK'nın 106/2. maddesinde tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunması gerektiğinin belirtildiği, hukuki yararın HMK'nın 114/h maddesinde dava şartlarından olduğunun düzenlendiği, davacının tahsil talebi de bulunmadığından, HMK'nın 106/2 ve 114/h. maddesi gereğince eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamayacağı, eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılmasında hukuki yararın mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranının tespitine yönelik talepte hukuki yararın bulunduğunun kabulü ile davanın esasına girilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Gerekçe Uyuşmazlık tespit talebine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4278, K. 2025/12593, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4278-e-2025-12593-k-5d5c912bdfd9