Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2026/1530 E. 2026/4952 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1530
Karar No
2026/4952
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1847 E., 2025/2116 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekilinin kovuşturma evresinde katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesi uyarınca Bakanlığın katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın on beş yaşından küçük katılan mağdureyi konutuna götürüp yatağa yatırarak göğüslerini elleyip öpmek şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemleri nedeniyle Yargıtay bozma kararına direnilerek atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurenin ispat edilemeyen beyanlarına göre sanığa ceza verildiğine, verilen kararın bozulmasına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden teşdit uygulanmadan cezalandırılma yapılması ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, verilen kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2024 tarihli ve 2021/14-224 Esas, 2024/362 Karar sayılı kararında da ayrıntıları açıklandığı üzere; Cumhuriyet savcısı tarafından beyan edilen "...bozma ilamına karşı direnme kararı verilmesi talep olunur" şeklindeki istemin esas hakkında mütalaa olarak geçerli ve yeterli kabul edilme olanağı bulunmadığı gibi Mahkemece Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulup, hazır bulunan sanık ve müdafiine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınması gerekirken 5271 sayılı Kanun'un 216. maddesine aykırı olacak şekilde duruşmada hazır bulunan taraflara söz hakkı verilmeyip sanığa son sözü sorulmadan yargılamaya son verilerek hüküm kurulması hukuka kesin aykırılık hali olarak saptanmıştır.

IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2026/1530, K. 2026/4952, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2026-1530-e-2026-4952-k-e54b644b3fad