Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2026/1653 E. 2026/4823 K. – Çocuğun Nitelikli
Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1653
- Karar No
- 2026/4823
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1851 E., 2025/2114 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı KARAR : Direnme (Mahkumiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2017 tarihli kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükme ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulüyle sanığın teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine yönelik kararının temyiz incelemesinde bozulmasına dair Dairemizin 26.05.2025 tarihli ilamına karşı Bölge Adliye Mahkemesince direnilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, soruşturma aşamasında sanığa müdafii atanmamış olması ve kovuşturma aşamasında atanan müdafilerin etkin savunma yapmamaları nedeniyle delillerin yeterince toplanmadığına ve sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanık savunmalarının tutarlı ve istikrarlı olduğuna, sanığın mahkumiyetine yeter delil bulunmadığına, katılan mağdure beyanlarının çelişkili ve tutarsız olduğuna, olayın gerçekleştiği iddia olunan yer itibarıyla atılı suçu işlemenin mümkün olmadığına, hükme esas alınan adli tıp raporu içeriğinin katılan mağdurenin olay anlatımını doğrulamadığına ve dilekçesinde belirttiği sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmaksızın mahkumiyet kararı verilmesinin ve takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.
III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2024 gün, 2021/14-224 Esas, 2024/362 Karar sayılı kararında da ayrıntıları açıklandığı üzere; Cumhuriyet savcısı tarafından beyan edilen " Bozma kararına karşı direnme kararı verilmesi talep olunur" şeklindeki istemin esas hakkında mütalaa olarak geçerli ve yeterli kabul edilme olanağı bulunmadığı gibi Mahkemece Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulmadan, hazır bulunan sanık ... müdafiine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 216/1. maddesine aykırı olacak şekilde duruşmada hazır bulunan taraflara söz hakkı verilmeden yargılamaya son verilip hüküm kurulması hukuka kesin aykırılık hali olarak saptanmıştır.
IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemsi 20. Ceza Dairesinin kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.