Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/6572 E. 2024/6838 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6572
- Karar No
- 2024/6838
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/200 E., 2015/112 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, hakaret, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama Sanık hakkında katılan ...'e yönelik hakaret suçundan neticeten doğrudan hükmolunan 1.500.00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY OLGULAR Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı (Katılan mağdure ...e karşı), tehdit ve hakaret (Katılan ...'e yönelik) suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-a-c-4, 43/1, 106/1-1.cümle, 43/2, 125/2, 43/2 ve 53/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2015 tarihli ve 2014/200 Esas, 2015/112 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1, 62 ve 51/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1-2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Mağdure ...in samimi ifadeleri ile ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin rapor gözetilerek sanığın çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine, sanığın katılan ...'e karşı tehdit ve hakaret ettiği kabul edilmesine rağmen cinsel istismar suçundan beraat hükmü kurulmasının hatalı olduğuna, usul ve kanuna aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Mağdurenin kolluk aşamasından itibaren aşamalarda değişmeyen tutarlı ve samimi beyanları, eylem nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna dair raporlar, sanığa iftira atmasını gerektirecek bir sebebin bulunmaması karşısında sanığın üzerine atılı suçları işlediğine, hakaret ve tehdit suçları bakımından beyanlara itibar edilip mahkumiyet kararı verilmesine karşın cinsel istismar suçundan beraat kararı verilmek suretiyle çelişkiye düşülmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyetine karar verilip, cinsel istismar suçundan beraatine karar verilmiş olmasının bozmayı gerektirdiğine, sanığın uğradığı haksızlık nedeniyle hakaret ettiğine, beraat verilen suç yönünden vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümle maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.04.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mahkemece kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaate istinaden delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasa'nın 141. ve 5271 sayılı Kanun'un 230/1. maddesine muhalefet edilmesi hukuka kesin aykırılık olarak saptanmıştır. IV. KARAR A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3000 TL'ye kadar (3.000 TL dahil) adli para cezaları kesin nitelikte olup, sanık hakkında doğrudan verilen para cezasının miktarı itibarıyla kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafii, katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteklerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Başkaca yönleri incelenmeyen Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2024 tarihinde karar verildi.