Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5259 E. 2024/605 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5259
- Karar No
- 2024/605
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/163 E., 2015/30 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile; a) Sanık hakkında müsnet suçtan, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fırkası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Suça sürüklenen çocuk hakkında müsnet suçtan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fırkası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fırkası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Alınan raporlarda istismara dair bulguya rastlanmadığına, intikalin geç, savunmanın istikrarlı olduğuna, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Usul ve kanuna aykırı kararı temyiz etme talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Hükümden sonra 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak, 1. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesi ve 5395 sayılı Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğ'in 20/1,7. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, Mahkeme'ce sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu halde, Mahkeme tarafından suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında bu rapor aldırılmadığı gibi bu hususta herhangi bir gerekçe de gösterilmeden hüküm kurulmuş ise de, suça sürüklenen çocuğun temyiz inceleme tarihi itibariyle 26 yaşında olduğu, belirtilen eksikliğin telafisinin suça sürüklenen çocuğun yaşı itibariyle imkansız bulunduğu ve dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı olarak, suç tarihinde on sekiz yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. C. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.05.2013 günlü iddianamede sanık hakkında olay günü yaşı küçük mağdureye karşı gerçekleştirdiği eylem nedeniyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılıp, bunun dışında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine dair usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden ayrıca bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün "2.A" maddesinin altıncı paragrafında yer alan "Sanık hakkında TCK 53/1.maddesinin a,b,c,d,e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan; aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar," ibaresinin karardan çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.