Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15748 E. 2024/8986 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15748
Karar No
2024/8986
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/351 E, 2016/116 K SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2 maddesine göre kanun yolu aşamasında davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, şikâyetçi Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.cümle 43 ve maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109/2, 109/3-f, 109/5 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Soyut ve çelişkili iddialar dışında delil bulunmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Zincirleme suç hükümlerinin şartları oluşmadığı halde verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2 maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2 maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen sair temyiz istemleri reddedilmiştir. Ancak; Sanığın aynı gün mağdura hastanenin bahçesinde cinsel organını tutturduğu ve birlikte hastanenin tuvaletine giderek burada kalçasını ellediği ve cinsel organını tutturduğu şeklindeki eylemleri arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek kadar kesinti bulunmadığı anlaşıldığından hüküm kurulurken şartları oluşmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 43/1 maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. C. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Tüm dosya kapsamına göre, sanığın mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cebir veya tehditle işlediğine dair herhangi bir delil bulunmaması ve gerekçeli kararda tehdit unsurunun açıklanmaması karşısında , sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/1 maddesi yerine aynı Kanun'un 109/2 maddesi uyarınca yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik katılan mağdur vekili, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10. 2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15748, K. 2024/8986, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-15748-e-2024-8986-k-72e576015e6b