Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/26754 E. 2025/5995 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26754
- Karar No
- 2025/5995
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1436 E., 2018/2092 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın,katılan mağdurenin omzuna elini atarak bir süre göğsünün üst kısımlarına dokunduğu, devamında oturup bacaklarının arasına aldığı katılan mağdurenin belini kıyafetlerinin üzerinden okşadığının kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurularının aynı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan tayin edilerek şartları oluşmadığı halde takdiri indirim hükümlerinin uygulanması ile unsurları itibariyle oluşan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat hükmü kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sanığın üzerine atılı suçu işlememesi karşısında kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılan mağdurenin aşamalardaki anlatımları, görüntü kayıtları, savunma ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılan mağdurenin omzuna elini atarak göğsünün üst kısımlarına dokunması ve devamında oturarak bacaklarının arasına aldığı katılan mağdurenin kıyafetlerinin üzerinden belini okşaması şeklindeki eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık aşamasında kaldığının gözetilmesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, zamanı ve yeri, sanığın suç işleme amaç ve saikleri ile kastının yoğunluğu nazara alınarak hakkaniyet ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde alt sınırdan makul bir oranda uzaklaşılması suretiyle temel cezanın belirlenmesi ve uygulamanın devamının da buna göre yapılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sayın üyeler ... ve ...'nun karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan dava sonucunda sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1.cümlesi, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca mahkumiyetine dair hükme karşı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararın katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince temyizi üzerine Dairemizce yapılan incelemede sanık üzerine atılı eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların dosya kapsamında uygun olduğu kanaati ile hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun suç vasfında hataya düşüldüğü gerekçesiyle hükmün bozulması yönündeki görüşüne muhalifiz. Şöyle ki; Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanık savunması, kamera kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre; olay günü katılan mağdurenin öğle arası okul yakınlarında gezinirken anılan mahallinde bulunan sanığın katılan mağdureyi yanına çağırıp okulu, ikameti ve ailesi ile ilgili sorularla alıkoyarak dosya içeriğinde mevcut görüntü kayıtlarından anlaşıldığı üzere üç dakikaya varan bir süre boyunca ilk olarak elini katılan mağdurenin omzuna atıp tişörtünün açık kalan kısımları üzerinden doğrudan tenine dokunup katılan mağdurenin istikrarlı beyanları ile de bu süre içinde göğsünün üst kısımlarına temas edecek şekilde elini katılan mağdurenin omuzu üzerinde tutmaya devam ettiği, devamında katılan mağdurenin yanağından makas alıp elini yine omuz kısmına koyup sohbet havası içerisinde katılan mağdureyi bu kez aracına doğru yönlendirip kendisi bacakları dışarıda kalacak şekilde aracın ön koltuğuna yan şekilde oturduktan sonra katılan mağdureyi kendisine doğru çekip bacaklarının arasına alarak bu kez görüntü kaydındaki el hareketlerinden de anlaşıldığı üzerine katılan mağdurenin bel kısmını kıyafet üzerinden okşamaya devam ettiği ve rahatsız olan katılan mağdurenin sanığı ittirerek olay yerinden kaçması ile sanığın eyleminin son bulduğu anlaşılmakla izah olunduğu üzere sanığın eylemlerinin sürekliliği, tensel temasın gerçekleşmesi, eylemin devam ettiği süre zarfı ve katılan mağdurenin direnmesi ile son bulma şekli gözetildiğinde sanığın eylemlerinin vasfı ve kesintisiz olarak uzun sayılabilecek bir süre devam etmesi ile sarkıntılık boyutunu aşması karşısında suç vasfının olayın özelliklerine uygun olarak tayin edilmesi ile kurulan hükmün hukuka uygun olduğu kanaati ile onanması görüşünde olduğumuzdan, aksi yöndeki görüşle eylemin sarkıntılık aşamasında kaldığı düşüncesi ile hükmün bozulmasına dair çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.