Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/14151 E. 2024/6246 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14151
Karar No
2024/6246
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/140 E., 2015/381 K. Şikayetçi Bakanlık vekilinin kanun yolu aşamasında davaya katılma hakkının ve dolayısıyla hükmü temyize hakkının bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 43, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı ile sanığın, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103/2, 103/6, 43, 62, 53. maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmi ret, kısmi onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın mağdureye yönelik herhangi bir cinsel eyleminin bulunmadığına, sanığın soruşturma aşamasında baskı ile ifade verdiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Mahkeme kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, Hatay Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nin 01.04.2017 tarihli rapor içeriğine göre mağdurenin sanıkla cinsel ilişkiye girip girmediklerini bilmediği yönünde beyanı, sanığın olay günü mağdureyle cinsel ilişkiye girmeyip cinsel organını sürttüğü yönündeki savunması, cinsel muayene raporu ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, istismar eyleminin organ sokmak suretiyle gerçekleştirildiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Sanığın cinsel istismarı eylemlerini mağdureye karşı aynı mekanda aynı zamanda eylem bütünlüğünün bozulmadığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında, hakkında müsnet suçtan belirlenen cezada zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile artırım yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini hukuka aykırı bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı dikkate alındığında Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/14151, K. 2024/6246, T. 25.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-14151-e-2024-6246-k-e0ddd8d7bf09