Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/11685 E. 2013/1709 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/11685
- Karar No
- 2013/1709
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
İftira suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 267/1 (2 kez), 269/3-a ve 269/1. maddeleri uyarınca 4 ay hapis ve 2 ay 12 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, sanığın 5237 sayılı Kanunun 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine tâbi tutulmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair Gelibolu Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2008 tarihli ve 2008/82-198 sayılı kararı ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanunun 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine tâbi tutulmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; tekerrüre esas kabul edilen Çanakkale Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/673 esas, 2007/776 karar sayılı ilâmındaki karar tarihinin 15.10.2007, sanığın üzerine atılı suç tarihlerinin ise 23.03.20 07... .06.2007 olması karşısında, şartları oluşmadığı hâlde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 03.12.2012 tarih ve 2012/17534/67808 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2012 tarih ve 2012/303846 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 22.01.2013 tarih, 2012/1431 esas ve 2013/18 sayılı kararında da belirtildiği üzere, mahkemenin hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki iradesini açıkça ortaya koymasının yeterli olduğu, tekerrüre esas alınabilecek bir hükümlülüğün bulunması halinde bu mahkumiyetin, birden fazla hükümlülüğün
bulunması halinde ise bunlardan en ağır olanın infaz aşamasında tekerrüre esas alınabileceği, somut olayımızda her ne kadar tekerrüre esas alınamayacak bir mahkumiyet tekerrüre esas alınmış ise de, kesinleşen yargılamada verilen cezaların süresi ve tekerrüre esas daha ağır mahkumiyetlerin bulunması karşısında bu durumun sonucu değiştirmeyeceği, esasen sonucu değiştirmeyecek hususların da kanun yararına bozmanın konusunu oluşturmayacağı anlaşılmakla, tekerrür konusu olamayacak hükmün tekerrüre esas alınması nedeniyle şartları oluşmadığı halde tekerrür hükümlerinin uygulanmasında isabet görülmediğine ilişkin tebliğnamedeki kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.