Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/15793 E. 2013/3020 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/15793
Karar No
2013/3020
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanığın sabıkasında yer alan İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/70-169 Esas ve Karar sayılı ilamın verildiği anda kesin nitelikte olması nedeni ile TCK'nın 58. maddesindeki koşulların oluşmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:

I-Hürriyetten yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrasına göre, uzun süreli hapis cezası ertelenenler hakkında, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına ve 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca mahkum olduğu hapis cezası ertelenen sanık için kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından alınan maddenin 1.fıkrasındaki hükümlerin uygulanamayacağının” yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, "değerin azlığının" 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150/2. maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,

2-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının ve o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 20.02.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY:

Müşterek bir çocukları olan sanık ... ile mağdure ...'ün, daha önceden iki kez evlenip boşanmalarına rağmen birlikte yaşamayı sürdürdükleri; bir hafta önce trafik kazası geçiren ve sol kolu alçıya alınan sanığın, suç tarihinde düğüne gidecek olan mağdureyi önce terziye ve kuaföre götürdükten sonra fuardaki düğün mahalline bırakıp bir arkadaşının yanına gittiği ve içki aldığı; saat 23.00 sıralarında geri gelip mağdureyi aldıktan sonra beraber yürüdükleri sırada, “Sen yine içmişsin” diyen ve içki almasından rahatsız olan mağdure ile tartışmaya başladıkları, bir birahanede oturdukları, çıktıklarında 1. Kordon'a doğru yürürlerken tartışmayı devam ettirdikleri, bu sırada mağdureyi basit tıbbi müdahale ile giderilecek biçimde yaraladığı, mağdurenin yardım istemesi üzerine polislerin olaya el koydukları, yapılan aramada sanığın cebinde mağdurenin içinde 30.- TL olan cüzdanının bulunduğu; başlangıçta şikâyetçi olan mağdurenin sonradan yakınmasından vazgeçtiği, cebi olmadığından cüzdanını sanığa verdiğini ve alkol tedavisi gördüğünü söylediği sanık ile birlikte yaşamayı devam ettirdiğini ifade ettiği; olayda, kişiyi cebir ve tehditle hürriyetinden yoksun kılma ve geceleyin yağma suçunun unsurları gerçekleşmediği gibi sol kolu alçıda olan sanığın atılı suçları nasıl işlediğine ilişkin sübut delilleri de gösterilmediğinden, eylem TCK'nın 86/2. maddesine mümas yaralama niteliğinde olup, şikâyet bulunmaması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğinden; sanığın atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından mahkûmiyetine dair verilen mahallî mahkeme kararının bozulması görüşündeyim.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/15793, K. 2013/3020, T. 20.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-15793-e-2013-3020-k-673c581328cd