Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/73 E. 2026/4107 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/73
Karar No
2026/4107
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2006 E., 2025/2733 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/6 E., 2025/9 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Edirne ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında; tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 306 parsel sayılı 1.360,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 22 09... parsel numarasıyla ve 1.380,37 m² yüzölçümlü olarak; davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan eski 307 parsel sayılı 1.730,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 22 09... parsel numarasıyla ve 1.735,16 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davacıya ait 22 09... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiği ve bu eksikliğin davalıya ait 22 09... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz sınırlarının eskiden beri aynı kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "05.02.2025 tarihinde dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalde bir fen bilirkişisi ve iki harita mühendisi bilirkişinin katılımıyla mahallinde keşif icra olunduğu, 08.05.2025 tarihli bilirkişi raporunun dosyamıza ibraz olunduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, tesis kadastrosunda tersimat, ölçü ve sınırlandırma hatası bulunmayan dava konusu taşınmazların sınırlarının eski tarihli hava fotoğrafları, güncel uydu görüntüsü (Google earth) ve keşif esnasında yapılan ölçülere göre 2015 yılından sonra değişikle uğradığının tespit edilmesi, dava konusu taşınmazlarda 22/a uygulamasının güncel zemin durumuna göre yapılması ve Kadastro Güncelleme Yönetmeliği'nde belirtilen sınır tanımlarına uygun değerlendirme yapılmaması nedeniyle 22/a uygulamasının mevzuata uygun yapılmadığı," gerekçeleriyle davanın kabulüne dava konusu Edirne ili ... ilçesi ... Mahallesi 22 09... parsel, (eski 306 parsel) ve 22 09... parsel, (eski 307 parsel) sayılı taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrosu tespitlerinin iptaline, 08.05.2025 tarihli ek bilirkişi raporunun eki 31 numaralı krokide (Ek 1) gösterildiği şekilde (A) harfi ile gösterilen 13,65 m²lik kısmın 22 09... parsel (eski 307 parsel) sayılı taşınmazdan ayrılarak, 22 09... parsel (eski 306 parsel) sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle, 22 09... parsel (eski 306 parsel) sayılı taşınmazın 1.394,02 m², 22 09... parsel (eski 307 parsel) sayılı taşınmazın ise 1.721,51 m² yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Mahkemece kaldırma kararında belirtilen eksik bilgi ve belgeler dosya arasına getirtilmiş, 1958 yılında yapılan tapulama çalışmalarına ait ölçü krokisi, takaometrik ölçü cetveli ve alan hesapları ile orjinal kadastro paftası ve hava fotoğrafları dosya arasına getirtilmiş, dava konusu taşınmaz başında Kaldırma kararı doğrultusunda yeniden keşif yapılarak bilirkişiler tarafından 08.05.2025 tarihli rapor dosyaya ibraz edilmiş olup, söz konusu bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 1958 yılında yapılan tapulama çalışmalarında kadastro paftasında tersimat hatası olmadığı, pafta ile ölçüm değerlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, iki taşınmaz arasında sabit sınır bulunmadığı, zamanla tapu malikleri tarafından sınırların kullanımında değişiklikler meydana geldiği, 1958 yılındaki takaometrik ölçü değerlerine göre oluşturulan paftanın esas alınması gerektiği, bilirkişi raporunda kroki 22'de ayrıntılı olarak 1958 yılında oluşturulan pafta ile uygulama kadastrosu sonrası oluşturulan parsel sınırlarının bir arada gösterildiği ve raporun kroki 31 kısmında (A) harfi ile belirtilen kısmın eski 458 parsel sınırlarında iken davaya konu uygulama kadastrosu çalışmalarında eski 454 parsel sınırları içerisinde ölçüldüğünün rapor edildiği, söz konusu bilirkişi raporunun hüküm kurmak için yeterli olduğu, Kaldırma kararımızdaki tüm hususları karşılar nitelikte bulunduğu, uygulama kadastrosuna itiraz davalarında davalı tarafın lehine miktar fazlalığı olan parsel maliki olması gerektiği, bu nedenle davanın (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden kabulüne ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına yönelik İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçeleriyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarına itiraz ettiğini, davacının taşınmazındaki ölçüm hatasından davalının sorumlu tutulmaması gerektiğini, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/73, K. 2026/4107, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-73-e-2026-4107-k-88137f415637