Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17119 E. 2026/4635 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17119
Karar No
2026/4635
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1079 E., 2025/1696 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/213 E., 2023/234 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından 27.04.2022 tarih ve E-.. -202.01.01-.. sayılı yazıları ile davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un Ek 14. maddesi 1. fıkra gereği 2021/11 dönem için sigorta primi teşvik ve indirimleri yasaklanarak 3.678,71 TL borç uygulandığı, davalı ... tarafından 25.04.2022 tarih ve E-..-202.01.01-.. sayılı yazısı ile davacı hakkında 2 4623 01 01 .. 037 .. sicil numaralı iş yeri ile ilgili olarak davacının yararlanmış olduğu 2021 yılına ait asgari ücret desteği tutarlarının iptalinden kaynaklı 2021 yılının her ayına ilişkin ayrı ayrı gecikme zammı ile birlikte 1.906,15 TL prim, davalı ... tarafından 27.04.2022 tarih ve E-..-202.01.01-.. sayılı yazısı ile davacı hakkında davalı Kurumun 10.03.2022 tarih ve .. sayıli yazısı ile istenilen 2021/03 dönemine ait 1 günlük muhtasar prim ve hizmet beyannamesinin bir aylık süre içerisinde verilmediği iddiası ile 56,47 TL borç uygulandığı, borç yazılarına karşı davacı tarafın .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yasal süresi İçerisinde yazılı olarak itirazda bulunulduğu, davalı Kurumun 26.05.2022 tarih ve E-..-202.01.01-.. sayılı kararı, .. Sosval Güvenlik İl Müdürlüğünün 26.05.2022 sayılı ve E-.. -202.01.01-.. sayılı kararı ve .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 26.05.2022 tarih ve E-..-202.01.01-.. sayılı kararları ile itirazlarının reddedildiği, dava dışı ..'ın davacı bünyesinde herhangi bir çalışmasının bulunmadığı, davacı ile dava dışı .. .. ..'ın arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı sadece kalacak yeri olmaması sebebiyle dava dışı ismi anılan şahsın davacının çiftliği bünyesinde kalmasına müsaade ettiği, bu şahsın iş aramak için sık sık konteynerden ayrıldığı ve devamlı olarak kalmadığı, aynı sebepten davacı hakkında prim borcu uygulanmış olmasının mükerrer ceza teşkil ettiği, 27.04.2022 tarih ve E-..- 202.01.01-.. sayılı yazı ile davacı hakkında uygulanan 3.678,71 TL borç yazısının iptaline, 25.04.2022 tarih ve E-..-202.01.01-.. sayılı yazı ile davacı hakkında uygulanan 1.906,15 TL borç yazısının iptaline ve 27.04.2022 tarih ve E-..-202.01.01-.. sayılı yazı ile davacı hakkında uygulanan 56,47 TL borç yazısının iptaline, anılan ve iptali istenilen prim borçlarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesinin 2.fıkrası “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir” hükmünü içerdiği, bu durumda Mahkemece davalı Kurumdan temin edilecek tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde görüleceği üzere davalı Kurumun davacı aleyhine uyguladığı prim tahakkuk işlemi, yapılan denetim ve incelemeler sonucunda düzenlenen müfettiş raporu gereğinin uygulandığı ve hukuka uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; .. uyruklu ..ın 05.03.2021 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sebebiyle hayatını kaybettiği, söz konusu kazanın ..'ın elindeki yaklaşık 6 metre uzunluğundaki demir ... borusunu elektrik tellerine dokundurması sonucu elektrik akımına kapılarak vefat etmesi şeklinde vuku bulduğu, kaza neticesinde davalı ... tarafından yapılan incelemede vefat eden .. uyruklu şahsın kaza tarihinde ... unvanlı işyerinde hizmet akdine tabi olarak çalışmasına rağmen 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendi uyarınca sigortalı bildirimin yapılmamış olduğu, .. uyruklu ..'ın vefatı ile sonuçlanan olayın 5510 sayılı Kanunun 13/1 fıkrasının (a) ve (b) bendi gereğince iş kazası olduğunun tespit edildiği, işbu rapora istinaden davalı Kurumca resen tahakkuk işlemi yapıldığı, huzurdaki davanın ise Kurum tarafından kesilen prim borçlarının iptali istemi ile ikame edildiği, uyuşmazlığın esasında .. isimli .. uyruklu şahsın davacının yanında sigortasız olarak çalışıp çalışmadığına ilişkin olduğu, kendisinin Türkiye'de çalışma iznini olmadığının dosya arasına celp edilen yazı cevaplarından anlaşıldığı, bu hususta davacının ve görgü tanıklarının kolluk tarafından alınan ilk beyanlarında .. isimli .. uyruklu şahsın kendisini .. olarak tanıttığı, davacıya ait iş yerinde bulunan konteynerde kaldığı, şahsın çiftlikte hayvanların bakımını ve getir götür işlerini yaptığını, kaza günü ise kaçan hayvanın peşinden gittiği ve elinde bulunan demir çubuğu elektrik tellerine dokundurması sonucu elektrik çarpması nedeniyle vefat ettiğinin beyan edildiği, aynı tanıkların Mahkeme huzurunda alınan beyanlarında ise olayın oluş şeklini farklı anlattıkları, yine Mahkeme huzurunda dinlenen bordro tanıklarının .. .. .. isimli .. uyruklu şahsı hiç görmediklerini, bahsi geçen konteynerde kalan kimseyi görmediklerini ve bu şahsı tanımadıklarını, dava konusu kazayı ise duymadıklarını beyan ettikleri, bordro tanıklarının davacının aynı zamanda kızları olduğu, ifadelerinin objektif olmadığı gibi davacının dahi kolluk tarafından alınan beyanındaki kabulüne aykırı ve çelişkili olduğu, bu kapsamda taraflı olarak beyanda bulundukları kanaatiyle beyanlarına itibar edilemeyeceği, 5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesinde kurum tarafından düzenlenen teftiş raporunun aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunun hüküm altına alındığı, bu hali ile davacı tarafça Kurum tarafından yapılan araştırmada elde edilen bilgi ve belgelerin aksini kanıtlayacak nitelikte herhangi bir delil ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya ait .. Çiftliği'nde vefat eden .. uyruklu .. ile davacı arasında herhangi bir işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, müteveffanın çalışma izni olmadığı için işe alınmadığı, sadece insani mülahazalarla konaklamasına izin verildiği, kazanın iş yerinin eklentileri dışındaki bir arazide ve işin yürütümü ile ilgisi olmayan (borunun yüksek gerilim hattına değmesi) bir şekilde meydana geldiği, tanıkların mahkeme huzurundaki net ve tutarlı beyanlarını göz ardı ederek sadece denetmen raporuna itibar etmesinin hukuka aykırı olduğu, kayıt dışı çalıştırılma iddiasının her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı, davacı hakkında aynı vakıaya dayalı olarak hem teşviklerin yasaklanması hem asgari ücret desteğinin iptali hem de ek bildirge verilmemesi nedeniyle üç ayrı prim borcu uygulanmasının "mükerrer ceza" teşkil ettiği, Kurumun hiçbir araştırma yapmaksızın salt müfettiş raporuna dayanarak tesis ettiği borç yazılarının haksız ve dayanaksız olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına dair Kurum işlemlerinin iptaline ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17119, K. 2026/4635, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-17119-e-2026-4635-k-4c20479ec5f6