Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13901 E. 2026/4656 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13901
Karar No
2026/4656
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1574 E., 2022/2149 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/194 E., 2021/63 K.

Taraflar arasındaki prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması ve borcu bulunmadığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 23.05.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına Av. ... ile davalı ... Başkanlığı adına Av. ... ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin asli temizlik personelinin izinli olması sebebiyle 02.03.2017 - 09.03.2017 tarihleri arasında geçici olarak .. .. isimli personeli çalıştırdığı ve davacının bu kişi için işe giriş bildirgesini aynı gün verdiği, bu kişinin 5 işgünü çalıştığı, bu hususu ve personelin geçici olarak çalıştığını dikkate alan davacının 5 işgünü üzerinden bildirimde bulunarak işten ayrılış bildirgesinde adı geçenin 06.03.2017 tarihinde ayrıldığını beyan ettiği, bilahare davacının iç denetim sürecinde bu durumun doğru olmayabileceğini değerlendirerek 13.12.2018 tarihinde personelin 09.03.2017 tarihinde işten ayrıldığını gösteren işe giriş bildirgesinin kabulü yönünde dilekçe vererek eksik prim olan 177,75 TL’sini ödediği, bunun üzerine Kurum tarafından başlatılan tahkikat sonucu düzenlenen 31.10.2018 tarihli 2018/Yİ794 sayılı Denetmen Raporunda “...Fiilen çalıştığı tespit edilen ..’nın, yasal süresi içinde Kuruma bildirilmediği" gerekçesi ile şirketin 5510 sayılı Kanuna 6661 sayılı Kanım ile eklenen Geçici 68. maddesi kapsamındaki teşvikten yersiz yararlandığı gerekçesi ile 689.273,73 TL prim tutarının ve 276.777,93 TL’sı gecikme zammının ödenmesi yönünde davacıya 07.03.2019 tarihli yazısı ile bildirimde bulunduğu, 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesi ve diğer mevzuatta teşvik desteklerinden faydalandırmama sebeplerinin belirtildiği, davacının düzeltme yaptığı tarihte davalı Kurumun incelemesinden veya herhangi bir raporundan haberdar olmadığı iddiasıyla davacı şirketin teşvikten yararlanamayacağı ve yararlandığı döneme ilişkin prim tutarlarının ve gecikme zammının ödenmesi yönündeki Kurum işleminin iptaline, şirketin 6661 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 68. maddesi kapsamındaki teşvikten yararlanması şartlarım taşıdığının ve bu teşvikten yararlandırılması gerektiğinin tespitine, davacının davalı Kurumca 07.03.2019 tarihli .. sayılı yazı ile bildirilen 689.273,73 TL prim tutarı ve 276.777,93 TL gecikme zammı borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumda .. sicil sayılı dosyada işlem gören .. Hizmet Organizasyon ve İnsan Kaynaklan Tic. A.Ş unvanlı işyerinde Kurum müfettişleri tarafından yapılan incelemede Kurum sigortalılarından dava dışı .. .. isimli sigortalının sigorta bildirimlerinin eksik olduğunun tespit edildiği, dava dışı sigortalı ..’nın, 02.03.2017 - 09.03.2017 tarihleri arasında davacı işyerinde çalışmış olduğu hususunun gerek dava dışı sigortalının beyanları ile gerekse .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2018/Yİ/94 sayılı Denetim Raporundaki tespitler ile sabit olduğu, davacı şirketin 6 günlük prim bildiriminde bulunması gerekirken 4 günlük prim bildiriminde bulunduğu, 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi gereğince Kurum denetim raporunun aksini ispat yükünün davacı tarafta olduğu, Kurum işlemlerinin hukuka aykırı olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; dosyaya celp ve ibraz edilen belgelerin incelenmesi ve temin edilen bilirkişi raporu da dikkate alındığında; davacının 07.03.2017 - 09.03.2017 dönemine ilişkin prim borcunun ilgili Denetim Raporuna istinaden yasal süresi dışında ödendiğinin gözönüne alınmasıyla bu durumun davacı şirketin 5510 sayılı Kanun'un 81/1-ı maddesindeki düzenlemeden yararlanmasına engel teşkil ettiği gerekçesiyle davacı vekili tarafından davalı Kurum aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf dilekçelerini tekrar ederek dava konusu olayda 3 günlük 177,75 TL prim bedelinin 5435 katı - 966.051,66 TL ceza uygulandığı (teşviki iptal edilmiştir), bu işlemin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, teşvik iptali için gereken şartların bulunmadığı, davalı Kurum tarafından tüm dosyadaki sigortalılardan dolayı yararlanılan asgari ücret desteklerinin tamamının değil sadece ilgili şubede çalışanların tespit edilerek onların asgari ücret desteklerinin iptal edilmesi gerektiği, ..’nın yasal süresinde bildirilmediği belirtilse de bunun doğru olmadığı, sigortasız işçi çalıştırma kastı bulunmadığı, sehven işlem yapıldığı, Kurum işlemlerinin yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması ve borcu bulunmadığının tespitine ilişkindir. 1.Davacı işveren şirketin, ülke genelinde çok sayıda şubesi bulunan dava dışı T.C. .. Bankası Anonim Şirketinin Türkiye genelindeki temizlik ihalesini üstlendiği; Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 27. maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan "Tek ihale ile birden fazla ünitenin görev alanına giren bir işin yapılması hâlinde, istihkaklarının birlikte ödenmesi ve teminatlarının tek olması şartıyla, işe ilk başlanılan yeri çevresine alan ünitece tek işyeri sicil numarası verilebilir..." hükmü uyarınca, ülke genelindeki tüm işyerlerini .. Sosyal Güvenlik Merkezi bünyesinde açılan tek bir işyeri sicil numarası üzerinden tescil ettirdiği anlaşılmaktadır. 2.Davacı işveren tarafından, T.C. .. Bankası .. Merkez .. Şubesinde görevli temizlik çalışanının izinli olması sebebiyle, dava dışı sigortalı ..’nın geçici olarak görevlendirildiği ve 02.03.2017 tarihinde işe başlayacağına ilişkin işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde davalı Kuruma verildiği; anılan sigortalının 06.03.2017 tarihinde işten ayrılış bildirgesi düzenlenerek 4 günlük sigortalı hizmetinin süresinde verilen dönem bordrolarıyla Kuruma bildirildiği görülmüştür. Ne var ki; adı geçen sigortalının şikayeti üzerine banka şubesi kayıtları ve personel beyanları esas alınarak .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen 31.10.2018 tarihli ve 2018/Yİ/94 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmenliği Raporu ile sigortalının fiilen 09.03.2017 tarihine kadar kesintisiz olarak 7 gün çalıştığı, böylece 07.03.2017 – 09.03.2017 tarihleri arasındaki 3 günlük çalışma süresinin Kuruma eksik bildirildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. 3. .. Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından, anılan denetim raporundaki tespitler doğrultusunda, yasal süresi içinde bildirilmeyen sigortalı istihdam edildiği gerekçesiyle, davacı şirketin 5510 sayılı Kanun’un Geçici 68 ve Geçici 71. maddeleri kapsamında yararlandığı asgari ücret desteği teşviklerinin, ülke genelindeki tüm işyerlerinin tek bir sicil numarası altında tescil edilmiş olması nedeniyle tüm Türkiye genelini kapsayacak şekilde geriye dönük olarak iptal edildiği; bu kapsamda 2017 yılının ilk 5 dönemine ilişkin olarak toplam 689.273,73 TL asgari ücret desteği prim tutarı ile 276.777,93 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 966.051,66 TL borç tahakkuk ettirildiği; davacı şirketin bu tutarın bir kısmını teşvik alacaklarından mahsup ettirip kalan 437.325,89 TL’sini 03.04.2019 tarihinde ihtirazı kayıtla ödediği, kendi iç denetim süreci kapsamında hatayı fark ederek Kurum raporundan önce 13.12.2018 tarihinde düzeltme beyannamesi verdiğini ve eksik kalan 3 güne ait 177,75 TL prim tutarını ikmal ettiğini ileri sürerek Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açtığı; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür. 4.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; geçici personel olarak istihdam edilen dava dışı sigortalının işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde Kuruma intikal ettirildiği, asıl işveren konumundaki bankanın uyarısı üzerine davacının iç denetim mekanizmasını işleterek hatayı fark ettiği ve henüz davalı Kurum tarafından resmî bir iptal veya tahakkuk süreci başlatılmadan önce, iyi niyetli olarak ek bildirge ve bordrolarla eksikliği ikmal ettiği görülmektedir. Eksik bildirimin tamamen maddi hatadan kaynaklandığı ve fark edilir edilmez dürüstlük kuralına uygun olarak işverence düzeltildiği sabittir. İdari kolaylık sağlamak amacıyla, mevzuat gereği tek sicil numarası altında toplanan ve Türkiye genelindeki binlerce sigortalıyı barındıran tüm işyerlerinin asgari ücret desteği teşviklerinin bu nedenle bütünüyle iptal edilmesi hukuka aykırıdır. Dolayısıyla, davalı Kurum işleminin Mahkemece iptaline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13901, K. 2026/4656, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-13901-e-2026-4656-k-ee8c3e4075bd