Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/706 E. 2026/3477 K. – Uygulama Kadastro
Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/706
- Karar No
- 2026/3477
- Karar Tarihi
- Konu
- Uygulama Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2025/65 E., 2025/116 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 04.11.2021 tarihli ve 2021/4756 Esas, 2021/10894 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, kararının davalılar Hazine vekili, ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.06.2025 tarihli ve 2025/600 Esas, 2025/4655 Karar sayılı kararıyla bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalılar Hazine vekili, ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 2832 parsel sayılı 1.748,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 8 32... parsel numarasıyla ve 1.566,62 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait 8 32... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin taşınmaza bitişik tescil harici alanlar içerinde bırakıldığını ileri sürerek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesi istemiyle Hazine'ye karşı dava açmış; bilahare, Dairemizin ilk bozma ilamından sonra ... ile ... Belediye Başkanlığının davalı olarak davaya katılımı sağlanmıştır. II. CEVAP Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2016 tarihli ve 2015/75 Esas, 2016/186 Karar sayılı kararıyla "taşınmazın sınırlarının uzun yıllardır aynı şekilde kullanıldığı gibi sınırlarının duvarlar ile çevrildiği olduğu ve yüzölçüm farklılığının taşınmazın kuzey kısmında bulunan kırık noktalarında ölçü hatası yapılmasından kaynaklandığı, uygulama kadastrosu ile söz konusu hatanın düzeltildiği" gerekçesiyle davanın reddine, eski 2832 parsel uygulama kadastrosu ile 8 32... parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosu tespiti gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2016 tarihli kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2017 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2017 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.11.2021 tarihli ve 2021/4756 Esas, 2021/10894 Karar sayılı ilamı ile "İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince taraf teşkili sağlanmaksızın eksik araştırma ile inceleme yapılarak karar verildiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazın tevhidine ilişkin krokisi, ölçü çizelgesi ve sair belgeler ile tesis kadastrosuna ilişkin ölçü krokisi, ayrıca tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe (1969) en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosyanın ikmal edilmesi, bundan sonra mahallinde, tespit tarihinden evvelini bilebilecek yaşta yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişilerin de dahil olduğu üç kişilik uzman bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşif sırasında mahalli bilirkişiler ve tanıklardan, taşınmazın evveliyatında hangi sınırlar dahilinde kullanıldığı, üzerinde ya da sınırlarında tesis kadastrosundan evvel yapılmış ve halen mevcut olan bina ya da başkaca sabit nitelikte unsurlar bulunup bulunmadığı, taşınmaz üzerinde bulunan yapıların tespitten evvel mi yoksa daha sonraki tarihte mi yapıldığı hususlarının sorulup saptanılması; uzman bilirkişi kurulundan, yukarıda belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak denetime elverişli raporun alınması, önceki tarihli bilirkişi raporunda değinildiği gibi tersimat hatası söz konusu ise bu hususun denetime elverişli şekilde açıklanıp, kroki üzerinde de hatalı ve doğru tersimat sınırlarının çakışır şekilde gösterilmesinin istenilmesi, bilirkişi raporunda uygulama kadastrosu ile belirlenen sınırların yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde doğru olup olmadığı, hatalı olduğunun belirtilmesi halinde ise hangi nedenle hangi sınırın esas alınması gerektiğinin açıklanması, yapılacak inceleme sonucunda taşınmazdaki eksikliğin sınırında bulunan “yol” yerinden kaynaklandığının tespit edilmesi halinde, ... ile ...’nın da davada taraf olması gerektiği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmasından sonra, İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2024 tarihli ve 2025/600 Esas, 2025/4655 Karar sayılı kararıyla "davacının talebiyle bağlı kalınarak kanuna aykırı olarak oluşturulan sınırlar yönünden fen bilirkişisi eki raporunda (A), (A1) ve (A2) ile gösterilen kısımların davacı taşınmazına eklenmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın uygulama tespitinin iptaline, ek bilirkişi raporunda (A1) ile gösterilen 14,71 metrekare, (A) ile gösterilen 76,26 metrekare ve (A2) ile gösterilen 61,55 metrekare alanların davacı taşınmazına eklenmesi suretiyle eski 2832 parsel yeni 8 32... parsel sayılı taşınmazın tesciline karar verilmiş; kararın, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.06.2025 tarihli ve 2025/600 Esas, 2025/4655 Karar sayılı ilamıyla "bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamın gereklerinin yerine getirilmediği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, mahallinde tespit tarihinden evvelini bilebilecek yaşta yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişilerin de dahil olduğu üç kişilik uzman bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşif sırasında mahalli bilirkişiler ve tanıklardan, taşınmazın evveliyatında hangi sınırlar dahilinde kullanıldığı, taşınmazlar arasında sabit nitelikte unsurlar bulunup bulunmadığı hususlarının sorulup saptanılması; uzman bilirkişi kurulundan, yukarıda belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak denetime elverişli raporun alınması, bilirkişi raporunda da değinildiği gibi tesis kadastrosunda ölçüm hatası var ise, bu husus denetime elverişli şekilde açıklanıp, kroki üzerinde de hatalı ve doğru sınırlarının çakışır şekilde gösterilmesinin istenilmesi, bilirkişi raporunda uygulama kadastrosu ile belirlenen sınırların yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde doğru olup olmadığı, hatalı olduğunun belirtilmesi halinde ise hangi nedenle hangi sınırın esas alınması gerektiği açıklanarak sonucuna göre karar verilmesi, davalı Hazine vekili, davalı ... ve davalı ... vekilinin ise yargılama giderleri ve vekalet ücretlerine ilişkin temyiz taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki hükümde direnilmesine, davanın kabulüne, tespitin iptaline ek bilirkişi raporunda (A1) ile gösterilen 14.71 m², (A2) ile gösterilen 61,55 m² (toplam A ile gösterilen 76,26 m²) alanların davacı taşınmazına eklenmesi suretiyle eski 2832 parsel yeni 8 32... parsel sayılı taşınmazın tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar Hazine vekili, ... vekili ile ... vekili temyiz dilekçelerinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ve eksik araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili, ... vekili ile ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Davalılar ... Belediye Başkanlığının ve ... Belediye Başkanlığının yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına ayrı ayrı mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.