Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/698 E. 2026/2075 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/698
Karar No
2026/2075
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2005 E., 2026/11 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/296 E., 2025/505 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ....... ili ........... ilçesi ............ Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı olan eski 1 73... parsel sayılı 88,00 m² yüzölçümlü kerpiç ev ve avlusu vasfındaki taşınmaz, yeni 3 20... parsel numarasıyla 96,64 m² yüzölçümlü arsa vasıflı olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 1 73... parsel sayılı konut vasıflı taşınmazın maliki olduğunu, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi çalışması sonucunda taşınmazın 3 20... parsel sayılı ve vasfının arsa olarak güncellendiğini, 22/2-a çalışması sonucu taşınmazının vasfının değişmesinin Kanun'un amacına aykırı olduğunu belirterek, güncelleme çalışması sonucu arsa olarak niteliği değişen taşınmazın Belediye imar servisine kayıtlı olduğu şekli ile yığma kargir bina ev olarak adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet, görevsizlik, derdestlik, kesin hüküm, yargı yolu hak düşürücü süre nedenleriyle reddi gerektiğini, görevli mahkemenin Gaziantep Kadastro Mahkemesi olduğunu, yapılan kadastro çalışmasının usul ve kanunlara uygun olduğunu ve davalının kanuni hasım olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın niteliği gereği "tapuda cins (vasıf) değişikliği" işleminin Tapu İdaresine verilmiş idari bir görev olduğu gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1 ve 115. maddelerine ilişkin dava şartları değerlendiriliğinde Mahkememizin yargılama yetkisi bulunmadığı, söz konusu dava konusunun yapılan işlemin Tapu İdaresine verilmiş idari bir görev olduğu gözetilerek yargı yoluna ilişkin davanın reddi gerekmektedir. Diğer bir deyişle davanın şartlarının dava açmak için kamu düzenine ilişkin olduğu, öncelikli olarak dava şartının araştırması gereği olarak ilk itirazlar aynı zamanda mahkemeninde resen incelemesi gereken şartlarda gözetilerek söz konusu eksikliğin sonradan giderilebilecek veya tarafların itirazına yönelik olmayıp Mahkemece de resen değerlendirilmesi gerektiğinden söz konusu yargılamanın idari yargının görevli olduğu" gerekçesiyle davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, Tapu Sicili Tüzüğü'nün 72... . maddelerine göre tapu kütüğündeki kaydın değiştirilmesi ve kütük üzerindeki düzeltmelerin, bir başka ifade ile tapuda cins ve vasıf düzeltilmesi işlemlerinin Tapu İdaresince yapılacak idari bir görev olduğunun anlaşılmasına göre davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ...'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, güncelleme çalışması sonucu dava konusu taşınmazın vasfının değiştiğini, kadastro öncesi kazanılmış mülkiyet hakkının korunması gerektiğini, taşınmazı konut vasfında satın aldığını ve yıllardır konut olarak kullandığını, bilirkişi raporuyla da bu durumun tespit edildiğini, davanın idari işlemin iptali olmayıp kadastro öncesi mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescili davası olduğunu, tapu kaydının düzeltilmesinin idari işlem olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin görevsizlik kararı vermesinin hatalı olduğunu, davanın niteliğinin yanlış belirlendiğini ve adli yargının görevli olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince söz konusu yargılamanın idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolu caiz olmadığından usulden reddine karar verilmiş ise de davacının iddiası 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucu oluşan tapu kaydında taşınmazın vasfının hatalı belirlendiğine ilişkin olup Uyuşmazlık Mahkemesinin 2022/116 Esas ve 2022/167 Karar sayılı 21.03.2022 tarihli kararında da değinildiği üzere ortada idari yargı yetkisi kapsamına giren bir idari dava bulunmadığına göre davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dosyanın esası incelenerek bir hüküm kurulması yerine uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden söz edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/698, K. 2026/2075, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-698-e-2026-2075-k-8b0abf922eb4