Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/409 E. 2026/2525 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/409
Karar No
2026/2525
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/358 E., 2017/49 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asli müdahil ... vekili, davacı Hazine vekili, davalılar ... vekili, ... ve asli müdahale talebi reddedilen ... ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul ve eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, ...'in temyiz talebi harç ve masraf yatırılmadığından ek kararla reddedilmiş ancak ek karara karşı temyiz yoluna başvurulmamış olup, ... ...'nin de temyiz dilekçesinin süresinde olmadığından reddine, diğer temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi uyarınca 06.02.1990 tarihinde yapılan kadastro sonucunda, 1451 parsel sayılı 5.452,63 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "..." şerhi yazılarak ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Yörede 1967 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidi, 1989 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca yapılan uygulama çalışmaları vardır. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1451 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucunda beyanlar hanesinde kullanıcı şerhiyle, ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmaz üzerinde haksız olarak davalılardan ...tarafından 2 katlı bina inşaatı, diğer davalı ... tarafından ise aynı parsel içerisinde bir başka bina yapıldığını ileri sürerek, devam eden inşaatın durdurulmasını ve davalı gerçek kişilerin elatmasının önlenmesini ve taşınmaz üzerinde bulunan binaların kal’ine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; taşınmazın orman sayılan yer olduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Datça Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.05.2010 tarihli ve 2007/132 Esas, 2010/141 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili, ... vekili ve davalılar ... vekili ile ... tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2014 tarihli ve 2014/5580 Esas, 2014/8505 Karar sayılı ilamıyla; "...... vekilinin asli davacı sıfatıyla davaya harçlı bir katılımı olmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, davalı ..., davalı ... vekili ile davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden; bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının kanun yollarına başvurulmasını engellemeyeceğinden davalı ...'in temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, davacı Hazine 1451 sayılı parsele yapılan müdahalenin men’i ve üzerindeki yapıların kaldırılması istemiyle dava açtığı halde, İlk Derece Mahkemesince talep dışına çıkılarak 1451 sayılı parselin çap sınırları dışında yer alan ve bilirkişi krokisinde (A-2 ve B-2) ile gösterilen yerler hakkında da hüküm tesisinin isabetsiz olduğu,1451 parsel sayılı taşınmaz tapuda ham toprak niteliğiyle Hazine adına kayıtlı olup, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde şerhi ile dava dışı... lehine kullanım şerhi bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davalı gerçek kişilerin lehlerine kullanım şerhi bulunan bu kişiler ile ilişkisi (akdî veya sıhri halef olup olmadıklarının) araştırılmadığı, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) gözönünde bulundurulmadığı, İlk Derece Mahkemesince yeniden keşif yapılıp, davalı gerçek kişilerin, 1451 sayılı parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde lehine kullanım şerhi bulunan kişiler ile hukuki ilişkileri bulunup bulunmadığı (akdi veya sıhri halef olup olmadıkları) araştırılarak, hukuki ilişki bulunduğu takdirde 6292 sayılı Kanun'un davaya etkisi hususunda değerlendirme yapılması ve davalı gerçek kişilere bu Kanun'dan doğan hakları var ise bu haklarını kullanma imkanı tanınması ve sonrasında dava konusu 1451 sayılı parselle sınırlı hüküm kurulması..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...6292 sayılı Kanun uyarınca anılan parsele davalı ...‘in ...’in kızı olduğu, halef olarak idareye 2/B arazilerde doğrudan satış istemi ile 17.05.2011 tarihinde başvurduğu, ...(11.05.2012), ... ...(26.09.2012 tarihinde) başvurduğu ancak söz konusu parselin 1. derece doğal sit alanın olması sebebi ile satışının yapılamayacağının bildirildiği, bu aşamadan sonra kişilerin haklı şagil olarak kabulü mümkün olmayıp söz konusu taşınmazın 2/B kaydının idarece terkini gerektiği, taşınmaz üzerindeki 2 katlı binayı ...’in keşif tarihinden 2-3 ay önce yaptığını, babasının bu binayı kullanmadığını belirttikleri, krokide ...’in kullandığı alanların (A1) ve (A2) olarak gösterildiği, (A2) ile gösterilen alan orman olup üzerinde 2 katlı bina mevcut olduğu, diğer davalı ...‘nün lehine kullanım şerhi olanlar ile akdi yada sıhri halefiyetinin bulunmadığı, yıllar önce söz konusu taşınmaza ilk kendisinin geldiği, babası ya da dedesinin buraları kullanmadığı, burada eski tek katlı bir evi olduğu, bu evi 1985-1986 yıllarında yaptığı, krokide ...'nün kullandığı alanların (B1) ve (B2) olarak gösterildiği, asli müdahil ... vekilinin orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesini istediği taleple bağlılık ilkesi gereği (A2) ve (B2) ile gösterilen alanın orman niteliğiyle tapuya tesciline, asli müdahil vekili (A2) üzerinde bulunan bina hakkında Datça Asliye Ceza Mahkemesince 2 katlı bina hakkında müsadere kararı verildiği, bu sebeple yıkım istemediklerini bildirdikleri, idarenin kal talebi bulunmadığından Hazinenin yıkım talebinin reddi gerektiği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 08.04.2008 havale tarihli ek raporda; (B-1) olarak gösterilen 778,63 m²lik taşınmazda ve (B-2) olarak gösterilen 266,21 m²lik taşınmazda davalı ... mirasçılarının müdahalelerinin men'ine, (B-1) olarak gösterilen taşınmazda kalan davalı ... tarafından yapılan tek katlı binanın yıkılmasına, (A-1) olarak gösterilen 457,89 m²lik taşınmazda ve (A-2) olarak gösterilen 1.259,23 m²lik taşınmazda davalı ...'in müdahelesinin men'ine, (A-2) olarak gösterilen alan üzerinde bulunan 2 katlı binanın asli müdahil ... tarafından yıkım talebinde bulunulmadığından davacı Hazinenin yıkım talebinin reddine, (A-2) ile gösterilen 1.259,23 m²lik ve (B-2) ile gösterilen 266,21 m²lik taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini ve dava konusu taşınmazların orman olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde kısmen kabul kararı verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin murisi ...'nün taşınmazda 30 yılı aşkın zilyet olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlara yapılan müdahalenin hukuki bir sebebe dayanıp dayanmadığı, buna göre taşınmazlar üzerindeki yapıların kal'ine karar verilip verilmeyeceğine ilişkindir. 1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesi kararında belirtildiği üzere ... murisi ...'nün dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan şagiller... ile akdi yada sıhri halefiyetinin bulunmadığı gözetildiğinde temyiz itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 2. Davacı Hazine ve asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava devam ederken dava konusu 1451 parsel sayılı taşınmazla ilgili 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca uygulama kadastrosu yapılarak 1 26... parsel numarasıyla tutanak düzenlendiği, bu çalışma neticesinde taşınmazın çap ve sınırlarının değiştiği, bu durumda işbu dava nedeniyle uygulama kadastrosunun itirazlı hale dönüştüğü, dosya içerisine tutanak aslı eklenerek 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilerek gönderilmesi, bu dosyanın sonucu beklenerek oluşacak duruma göre hüküm kurulması gerektiğinden eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmektedir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden Orman İdaresine iadesine, 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile artan 1.338,52 TL'nin temyiz eden ...'ya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/409, K. 2026/2525, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-409-e-2026-2525-k-46666f881ae4