Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/315 E. 2026/1887 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/315
- Karar No
- 2026/1887
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 09.10.2025
Taraflar arasında kadastro tespitine itiraz davasında verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 09.10.2025 tarihli ek kararıyla tavzih talebinin reddine karar verilmişti. İlk Derece Mahkemesinin ek kararı asıl dava dosyasının davacısı/birleşen dava dosyasının davalısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ........ ili ....... ilçesi ........ Mahallesi çalışma alanında bulunan 4 32... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... ve müşterekleri adına; 445, 4 46... parsel sayılı sırasıyla 305.250-190.5 00... .250 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... ve müşterekleri adına; 560 parsel sayılı 561.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu gerekçesiyle Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazlara revizyon gören kayıtların gayri sabit sınırlı olduğunu belirterek, miktar fazlasının Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davacılar ..., ... ve ............ dava dilekçelerinde; 560 parsel sayılı taşınmaz hakkında tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Asli müdahiller ... ve arkadaşları müdahale dilekçesinde; 440 parsel sayılı taşınmaz hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar savunmasında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Önceki tarihli bozma ilamına uyulmasından sonra İlk Derece Mahkemesinin 25.07.2018 tarihli ve 2013/22 Esas, 2018/44 karar sayılı kararıyla "...Dava konusu 432, 433, 434, 435, 436, 437, 441 no.lu parsellerin dayanağı kök geldisi Temmuz 1300 tarihli ve 3 sıra no.lu ve tedavülü Mart 1959 tarihli ve 12 sıra no.lu tapu kayıtlarında okunan serketi taşlığı, arafat sınırı, Sımsık, Kariyeyi meskur, Kela sınırları zeminde mahalli bilirkişiler tarafından yer gösterilmek suretiyle fen bilirkişisi krokisine işaretletilmiş yine dava konusu olan diğer gurup 438, 439, 440, 442, 443, 444, 445, 4 46... parsellerin dayanağı kök tapu kaydı Temmuz 1300 tarihli ve 4 sıra no.lu tapu kaydı ile gitti kaydı olan Mart 1959 tarihli ve 13 sıra no.lu tapu kayıtlarında okunan ................sınırı ve Karaveri sınırları mahalli bilirkişilerce gösterilmiş ve bu sınırlar fen bilirkişisi krokisine işaretletilmiştir. Aynı taşınmazlara ibraz edilen 1937 tarihli ve 1 tahrir vergi kaydının sınırlarında doğusu .......... yolu, batı Sımsık, kuzeyi ........., güneyi .......... sınırlarıyla çevrili yine 2 tahrir vergi kaydınında doğusu ......... yolu, batı ......... yolu, kuzeyi .........., .......... Köy sınırları mahalli bilirkişilerce gösterilen sınırlar fen bilirkişisi krokisine işaretletilmiş, tapu ve vergi kayıtlarının aynı sınırları gösterdiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmaza komşu .......... köyü 186 no.lu parsel, .......... köyü 91, 90, 1 05... no.lu parsel, ......... köyü 1 02... no.lu parseller ile komşu 4 11... parsel dayanakları tapu kayıtları mahalli bilirkişi marifetiyle uygulaması yapılmış, okunan sınırların davalı taşınmazla aralarındaki mevcut fiili sınırı ifade ettikleri görülmüş, böylece mahalli bilirkişilerin beyanları komşu parsel uygulamalarıyla denetlenmiştir. Mahalli bilirkişi olarak dinlenen ............ ayrı ayrı beyanlarında dava konusu taşınmazların evveliyatında ............ ailesinin kullanımındayken 1963 yılında soy isimleri ...........ve Duva olan davalılara satıldığını, 1963 yılından şimdiye kadarda davalılar tarafından malik sıfatıyla nizasız fasılasız kuru ziraat tarımı yapmak suretiyle ekilip biçildiğini 560 no.lu parselin ise bir bölümüne kuru arpa, buğday, mercimek, bir bölümüne de 3 ve 4 yılda bir çeltik ekiminin yapıldığını belirttikleri bu şahısların dışında nizalı yeri kullanan başka şahısları görmediklerini ifade etmişlerdir. Dava konusu 440 numaralı parsele müdahil davacı olarak katılan ... .......... ve arkadaşlarının zilyetliklerini ispatlamadıkları, bu nedenle itirazlarının haklı nedenlere dayanmadığı anlaşılmıştır..." gerekçesiyle 560 numaralı parselin tespitinin iptali ile vergi kayıt maliki davacılar adlarına, diğer 4 32... parsellerle ilgili davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. IV. ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dava dosyasının davacısı/birleşen dava dosyasının davalısı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 20.11.2023 tarihli ve 2021/13655 Esas, 2023/6036 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararı onanmasına karar verilmiş, temyiz edilen karar düzeltme isteğide Dairemizin 03.12.2024 tarihli ve 2024/7 44... /7088 Karar sayılı kararıyla reddedilmiş ve İlk Derece Mahkemesi kararı 03.12.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirilerek tapuya tescil işleminin gerçekleştirilmesi için gönderilmiştir. 2. Asıl dava dosyasının davacısı/birleşen dava dosyasının davalısı Hazine vekili tavzih talep dilekçesinde; hükümde belirtilen taşınmazlardan 435, 4 43... parsel sayılı taşınmazların yüzölçüm miktarlarının kadastro tespit tutanağındaki miktarlarla örtüşmediğini, vasıf kısımlarının belirtilmediğini ve bu nedenlerle kararın infaz edilemediğini belirterek, hatanın düzeltilmesine dair tavzih-tashih kararı verilmesini talep etmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile "...Mahkememizce kesinleşerek Tapu Müdürlüğüne gönderilen 2013/ 22... /44 Karar sayılı dosyası Çınar Tapu Müdürlüğünden celp edilmiştir. Mahkememizin 2013/ 22... /44 karar sayılı dosyasının hazinenin temyizi üzerine yargıtay tarafından 20.11.2023 tarihinde onandığı, 03.12.2024 tarihinde karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği ve 03.12.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kesinleştirme işlemi sonrası dosyanın Tapu Müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmıştır. Talepte bulunan Hazine vekilinin dava konusu taşınmazların tavzihine ilişkin talepte bulunmuş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 3 04... . 305/A maddelerinde düzenlenen " tavzih" "tashih" ve "hükmün tamamlanması" kurumları ile düzeltilebilecek bir husus olmadığı anlaşıldığından dosyanın karara çıkıp kesinleştirme işlemi yapılmış olduğu..." gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl dava dosyasının davacısı/birleşen dava dosyasının davalısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün infaz edilebilmesi, yeni hukuki ihtilafların ve sorunların yaşanmaması, kamu ve şahısların zararının doğmaması için İlk Derece Mahkemesi kararının belirtildiği şekilde tavzihine dair karar verilmesi gerekir iken usul ve yasaya aykırı şekilde verilen tavzih talebinin reddine dair ek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen 09.10.2025 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olup asıl dava dosyasının davacısı birleşen dava dosyasının davalısı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl dava dosyasının davacısı/birleşen dava dosyasının davalısı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesinin 09.10.2025 tarihli ek kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.