Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4455 E. 2026/1888 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4455
- Karar No
- 2026/1888
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/14 E., 2022/6 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında ...... ili ......... ilçesi ........ köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 3.382,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1/16’şar paylarla ............. ve arkadaşları adlarına, 2/16’şar paylarla .......... ve ........ adlarına ve 4/16 payla ... adına, 1 01... parsel sayılı 5.462,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1/4’er paylarla ...... ve.......... ile ... adlarına, 1 01... parsel sayılı 3.352,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1/4'er paylarla ...... ve ... adlarına, 2/4 payla........ adına ve 1 01... parsel sayılı 8.208,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1/8’er paylarla .............ve arkadaşları adlarına ve 2/8’er paylarla ...... ve ... adlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; 18.08.1956 tarihli hibe senedine ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazlardaki ... hissesinin adlarına tespit ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli ve 2008/45 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararı ile "...Uzman bilirkişi raporu, dosyaya ibraz edilen hibe ve satış senetleri ile dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 16.10.1972 tarihli tarla satış senedinde yazılı olan sınırların dava konusu taşınmazları kapsamına almadığı, yine davacılarca dosyaya ibraz edilen 17.10.1973 tarihli Kaymakamlık Men Kararı'nın dava konusu taşınmazlarla ve davalılarla bir ilgisinin olmadığına mahkememizce kanaat getirilmiş, 23.05.2008 tarihli hibe senedi kadastro tespitinden sonra düzenlendiği için mahkememizce gözönüne alınmamıştır. Davacıların iddialarına dayanak teşkil eden 18.08.1956 tarihli hisse hibe senedindeki ...... 1 01... nolu parsele, ......... tarlanın ise 1 01... nolu parselin bulunduğu yere denildiği anlaşılmış ise de, davacıların babaannesi ...... eşinden gelen ve davacıların dedesi olan ......... kalan 1/4 hissesini iki oğluna hibe ettiğinde; pay durumları diğer tespit maliki ... ...... 3/8, davacıların babası ....... 3/8 ve davalı ...'a ise 2/8 olacağından davacıların dava ettikleri gibi pay fazlası davalı ... üzerinde değil diğer tespit malikinin hissesinde kaldığı ve diğer davalı parsellere de sunulan satış senedi uymadığından ve başkaca delil sunulmadığı" gerekçesiyle davacılar ...... ve ...'ın davalarının ayrı ayrı sübut bulmadığından reddine, ölü olan tespit maliklerinden ...'ın 1 01... ve 259 parsel numaralı taşınmazlarda 1/4 hissesi, 1 01... parsel numaralı taşınmazda 2/16 hissesi, 1 01... parsel numaralı taşınmazda 2/8 hissesinin tamamı (1080) pay olarak kabul edilmek suretiyle hüküm yerinde gösterilen paylarla mirasçıları adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.12.2017 tarihli ve 2015/18107 Esas, 2017/8462 Karar sayılı ilamı ile "...Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava açılmakla taşınmazlar itirazlı hale gelip dava konusu olmayan paylar yönünden de sicil oluşmaz. Kadastro hakimi sicil oluşturmakla görevli olduğu halde sadece davaya konu ... payı yönünden tescile karar verilip diğer tespit maliklerinin payları hakkında tescil hükmü kurulmaması isabetsiz..." olduğu belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacılar ... ve ... dava dilekçelerinde babaları adına düzenlenen hibe senedine dayandığından TMK 6 uyarınca ispat külfeti davacılara düşmektedir. İcra edilen keşif, davacıların sundukları deliller ve bilirkişi raporları doğrultusunda dava dosyası bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacılar iddialarını ispatlayamadıklarından..." gerekçesiyle davanın reddine, 1 01... , 229, 2 59... parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar temyiz dilekçesinde; tespit maliki ...'ın davacılarla herhangi bir akrabalık bağı bulunmadığını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazlarda davalı mirasçılarının herhangi bir hakları bulunmadığını ve delil olarak sunulan hibe senedinin dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 651,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.