Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4734 E. 2026/1898 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4734
Karar No
2026/1898
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1957/1659 E., 1989/327 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ........ köyü çalışma alandan bulunan 196 parsel sayılı taşınmaz, tapu ve vergi kaydı nedeniyle, tarla vasfıyla, ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi, 29.11.1956 tarihli dilekçesi ile, taşınmazın orman vasfında olduğunu ileri sürerek, tespite itiraz etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya cevap dilekçesi vermişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı ve tapu kaydı kapsamında davalılara ait olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın etrafının ormanla kaplı olduğunu, davalıların mülkiyet haklarını kanıtlayamadıklarını ve taşınmazın orman vasfında olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, tosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı, tapu kaydı kapsamında davalılara ait olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın kadastro tespiti, komşu 1 60... (eski 195) parsel sayılı taşınmaz ile birlikte, Kanun-i Sani 1297 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydı ile 09.04.1938 tarihli ve 226 tahrir numaralı vergi kaydı uygulanmak suretiyle yapılmış olup, tespite esas alınan tapu kaydının hudutları "meşe" ve "dere", vergi kaydının hudutları ise "etrafı meşe" şeklindedir. Dava konusu taşınmazın tespitine esas kayıtların hudutları olarak belirtilen "meşe" ve "dere" isimsiz yerler olup bu sınırlar her yerde bulunabilecek sınırlardandır. Bu haliyle söz konusu kayıtların uygulama kabiliyeti bulunmadığından, kayıtların taşınmazı kapsadığı söylenemez. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesi tarafından doğru sonuca ulaşılabilmesi için, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda bağlayıcı ve kesinleşmiş bir orman tahdidi bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise tahdide ilişkin tüm belgeler getirtilerek değerlendirme yapılmalı, orman tahdidi yok ise yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Ayrıca, dosya arasında bulunan Mazgirt Tapulama Mahkemesi'nin 1957/1658 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, dava konusu taşınmazla aynı tapu ve vergi kaydının uygulandığı komşu 1 60... (eski 195) parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ... tarafından açılan davada Mahkemece taşınmazın orman olarak tespit dışı bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de, kararın kesinleşip kesinleşmediği denetlenmeli, her iki parsel birlikte değerlendirilmek suretiyle dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığı hususu üzerinde durularak ve tüm bu incelemeler yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, belirtilen araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerektirmiştir. V. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4734, K. 2026/1898, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4734-e-2026-1898-k-fc49766c425b