Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/101 E. 2026/2496 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/101
- Karar No
- 2026/2496
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1994/47 E., 2011/3 K.
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2025 tarihli ek kararı davalılar ... ve ... tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, adli yardım talebi ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında,... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı 229.400 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına komisyon kararıyla tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın komisyon kararının (J) harfi ile gösterilen bölümünün kendi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, cevap dilekçesi vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE KESİNLEŞME 1. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, keşif, bilirkişi raporları ve taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın 1 09... parsel içerisinde kaldığı, davacının ve murislerinin taşınmazı uzun yıllardır eklemeli zilyetlikle nizasız ve aralıksız kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, fen raporunda kırmızı renk ile gösterilen kısmın ifraz ile davacı adına tesciline, geriye kalan kısmın davalıların payları oranında tesciline karar verilmiş; bilahare, İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı temyiz edilmeksizin 10.04.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
IV. TAVZİH TALEBİ VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Davalı ... tavzih dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararının Tapu Müdürlüğünce infaz edilemediğini ileri sürerek, Tapu Müdürlüğünün yazısına konu hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2025 tarihli ek kararı ile tavzihe konu ilamda dava konusu taşınmazın kalan kısmı yönünden "tespit gibi tescil" yerine sehven “davalıların payları oranında” ibaresine yer verilmek suretiyle hükmün infazında tereddüt oluşturulduğu gerekçesiyle bu hususun tavzih yoluyla giderilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... temyiz dilekçesinde; taşınmazın fiili kullanımına göre yıllardır paylaşıldığını ve eski krokilerde bu durumun açıkça gösterilmesine rağmen, eksik keşif ve hatalı hesaplama ile müşterek mülkiyet şeklinde karar verilmesinin mülkiyet haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, ek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 06.05.2011 tarihli hükümde kalan kısım için sehven yazılan “davalıların payları oranında tescil” ibaresinin infazda tereddüt doğurması karşısında, bu tereddüdün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 kapsamında tavzih yoluyla giderilmesinin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, temyiz edenin sıfatı, temyiz sebepleri ve temyiz edenlerce yöntemine uygun şekilde açılmış bir davanın bulunmamasına, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesinin ek kararındaki gerekçe dikkate alındığında davalılar ... ve ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1. maddesi gereğince kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında infazı kabil sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Eldeki dava, kadastro komisyonu kararının iptaline yönelik olduğuna göre, İlk Derece Mahkemesince "komisyon kararı gibi" tavzihen karar verilmesi gerekirken "tespit gibi" tavzihen hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2025 tarihli ek kararının düzeltilerek onanması gerekir. V. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar ... ve ...'ın sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle ve kamu düzeni de gözetilerek, davalılar ... ve ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile 04.06.2025 tarihli İlk Derece Mahkemesi ek kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "TESPİT GİBİ" kelimelerinin çıkartılarak yerine "15.01.1992 tarihli komisyon kararı gibi 5/12 hissesinin ... oğlu ... 3/12 hissesinin ... oğlu ... ve 4/12 hissesinin de ... oğlu ... adlarına" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.